

Eminim herkes sonsuz yaşamı bir düşünmüştür. Düşünsenize, sonsuza kadar yaşamak. Hiçbir yakınımızı kaybetmeden, kanser gibi hastalıklardan arınarak ölüm korkusundan kurtulmak… Mükemmel bir rüya gibi görünüyor öyle değil mi? Belki de gelecekte bir rüyadan fazlası olabilir bu. “Nasıl yani? İnsanlar ölmeyecek mi?” dediğinizi duyuyoruz. En azından buna yakın bir senaryoyu bize sunan bir düşünce var: Transhümanizm.
Transhümanizm Nedir?
Öncelikle gelin bu yabancı görünen kavramı yakından tanıyalım. Bu kavram, “human” yani insan ve “trans” yani “öte” kavramlarının birleşiminden gelir. Bir diğer deyişle “insan ötesi” görüş diyebiliriz. Bu görüş, insanlığın evrimsel sürecini kontrol altına alarak biyolojik, psikolojik ve entelektüel kapasiteleri artırmayı hedefler. Elbette bunu yapmanın yolu; genetik mühendislikten, yapay zekâdan, nanoteknolojiden ve biyoteknolojiden geçer.
Amaç, sonsuza kadar yaşamanın ötesinde bir de bu yaşadığımız süreci daha iyi kılmayı hedefler. Yukarıda “biyolojik, psikolojik ve entelektüel kapasiteleri artırmayı hedefler” dediğimizde, biyoloji kısmı yaşadığımız süreyi arttırmak için olsa da bu kadarla bitmez. Bir de burada psikolojik ve entelektüel gelişmeleri arttırmak da vardır. Yani ahlak da transhümanizmin bir konusudur. Şimdi, transhümanizmin hangi alanlarda iyileşmeyi hedeflediğini daha detaylı inceleyelim.
Transhümanizme göre insan evrimi devam ediyor. Kaldı ki bu Yuval Noah Harari’nin kitaplarında da görebileceğimiz bir şeydir ki, insan evrimi doğal gelişmemişti. Besin piramidinin tepesine çıkan insan, bunu fizyolojik gelişmelerle değil, kullanmayı öğrendiği aletlerle yapmıştı. Biyolojik olarak bu gelişimi henüz sağlamadığımız için henüz kırılgan yapımızı kıramadık. İşte transhümanizm bu noktada, doğal biyolojik evrimimizin yavaş işleyişine karşı, insanın kendi evrimini hızlandırmasını önerir. Bunun için de yaşlanmayı durdurmak, hastalıkları ortadan kaldırmak ve ölümsüzlüğe ulaşmak gibi hedefler ön planda olmak zorundadır.
Elbette fiziksel olarak ölümü engellemek tam olarak da mümkün olmayacağı için, özellikle transhümanizmi sonsuzluğa taşımak isteyen kişiler, insan bedeninin makinelerle birleşmesini (cyborg olma) önerir. Örneğin, protez uzuvlar, beyin-bilgisayar arayüzleri veya dijital hafıza geliştirmeleri bu birleşimin bir parçası olacaktır.
Yine transhümanistlere göre, bu gelişim sadece fiziksel olmamalıdır. Savaşların, kötülüğün veya eziyetin devam etmesi hâlinde sonsuz yaşam da önemsiz kalacaktır. Tam da bu nedenle transhümanistler insanlığın etik değerlerini teknolojik gelişmelerle uyumlu hâle getirerek, daha iyi bir topluma ulaşma hedefi taşır.
Peki bütün bunları nasıl yapacağız? Şimdilik bu sadece teorik bir rüya. Elbette bazı disiplinler bu konuda daha kritik rolleri alacak gibi görünüyor. Ana hedef; genlerin değiştirilmesi, biyolojik süreçlerimizi hızlandırma veya yavaşlatma, zihin yüklemesi, sibernetik cihazlar gibi pek çok yöntemle insan yaşamını uzun ve sağlıklı kılmak olacaktır.
Transhümanistler
Bu sistemi bize tanıtan ve günümüzde bu görüşün önemli iki figürünü de anmadan geçmeyelim: Nick Bostrom ve Ray Kurzweil.
Önce Bostrom ile başlayalım:
İsveçli bir filozof olan Bostrom, insanlığın gelecekteki varoluşuna dair derin sorular sormuş ve bu bağlamda varoluşsal riskler kavramını geliştirmiştir. Bostrom’a göre, insanlık, teknolojik ilerlemenin kontrolsüz bir şekilde ilerlemesiyle kendi varoluşunu tehlikeye atabilir. Nükleer savaş, biyoteknolojik tehditler veya yapay zekanın kontrol edilememesi gibi durumlar, türümüz için büyük bir tehdit oluşturur. Bu nedenle Bostrom, transhümanist hedeflerin etik ve toplumsal açıdan dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Aynı zamanda “Simülasyon Argümanı” adlı çalışmasıyla tanınır; bu teori, insanların bir simülasyon içinde yaşıyor olabileceği fikrini ortaya atar ve teknolojinin gelecekte bu tür bir gerçeklik yaratabileceğini gösterir. Yani kısacası, Bostrom, kontrollü bir ilerleme olması gerektiğini savunuyor.
Öte yandan Kurzweil, bunu sonuna kadar götürmeyi savunur. Ona göre, transhümanizm öyle bir noktaya gelecektir ki, insan sonsuz yaşama varacaktır. O, Bostrom gibi kontrollü gitmeyi hedeflemez. Kurzweil, teknolojik ilerlemeleri her zaman iyimser bir perspektiften ele alır ve bu gelişmelerin insan yaşamını kökten iyileştireceğini öne sürer. Gelecekte yapay zekanın insan zekasını aşarak tüm insanlık için yeni bir çağ başlatacağını iddia eder. Kurzweil’in çalışmaları, insanlığın potansiyelini teknolojinin sınırlarını zorlayarak gerçekleştirebileceği düşüncesine dayalıdır.
Peki bu iki figür dışında transhümanizm hakkında neler söyleyebiliriz?
Felsefi Açıdan Transhümanizm
Felsefi açıdan transhümanizme pek çok yaklaşım geliştirilebilir ancak özellikle ahlak bunun temelini oluşturur. Ahlak, sıklıkla dini inançlarla bağdaştırılır ve bu bakış açısına göre iyi davranışların temel motivasyonu, ahiretteki ödüllendirilme beklentisidir. Ateistler için de ahlak aslında bir empati çabasından gelir. Eğer ölümsüzlük olursa ve kimsenin ölümden yana bir korkusu olmazsa, bu durum ahlak sistemleri için temel motivasyon farkları yaratacaktır. Bu durum belki daha güzel bir ahlak sistemini doğuracak, belki de ahlakı tamamen yerle bir edecektir. Bunu öngörmek zordur.
Bir diğer sorun ise bu sistemin getireceği adalet sorunlarıdır. Günümüzde sık sık karşılaştığımız bir görüş vardır. Fakir de zengin de ölecek ve aynı duruma gelecektir öyle değil mi? Transhümanizm durumunda büyük bir olasılıkla bu ömrü uzatma süreci veya makineleşme durumu zenginlere has olacaktır. Maddi açıdan dezavantajlı grupların bu sistemden faydalanma şansı muhtemelen olmayacaktır ve bu da toplum içinde bir uçurum yaratacaktır.
Son ve bize göre en kritik sorulardan birisi de şudur: Biz şu an bile insan olmanın anlamını arıyoruz öyle değil mi? Peki bu süreç sonrasında ne olacak? İnsan kavramının sonu ne olacak?
Transhümanizmi birlikte öğrendikten sonra sizlerin görüşünü merak ediyoruz! Sizce, transhümanizmin gayeleri bir gün gerçek olacak mı? Daha da ötesi, bu gayeye ulaşmalı mı?
Kaynakça ve İleri Okuma
Bostrom, N. (t.y.). Infinite ethics. Nick Bostrom’s Home Page. https://nickbostrom.com/ethics/infinite.pdf
Britannica, The Editors of Encyclopaedia. (t.y.-a). Bioengineering. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/technology/bioengineering
Britannica, The Editors of Encyclopaedia. (t.y.-b). Nanotechnology. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/technology/nanotechnology/Overview-of-nanotechnology
Britannica, The Editors of Encyclopaedia. (t.y.-c). Raymond Kurzweil. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Raymond-Kurzweil
Britannica, The Editors of Encyclopaedia. (t.y.-d). Transhumanism. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/topic/transhumanism








