Organizmayı Yöneten Hormonlar: Melatonin

Hormonlar vücudumuzda tam olarak nasıl çalışır hiç düşündünüz mü?Belirli bir organ veya bez tarafından üretilen bu kimyasal maddeler, hedef organ ya da dokulara taşınarak buradaki reseptörlere bağlanır ve çeşitli biyolojik yanıtların oluşmasını sağlar. Hormonlar, sadece fizyolojik değil aynı zamanda psikolojik süreçleri de etkiler. Multifonksiyonel işlev yapan bu kimyasalları daha yakından tanımanızı sağlayacak ‘Organizmayı Yöneten Hormonlar’ serimize melatonin hormonu ile başlamaya ne dersiniz?

Melatonin hormonu, pineal bez tarafından sentezlenir. Salgı mekanizması triptofan adı verilen amino asitin pineal bez tarafından plazmadan çekilmesi ile başlar. Triptofan çeşitli mekanizmalar ile tepkimeye girerek önce serotonine sonra da da melatonine dönüşür. Melatonin hormonunun salınımı karanlıkta gerçekleşir, aydınlık ortama geçildiğinde ise üretimi ve salınımı durur. Karanlık ile koordineli çalışma mekanizması sebebiyle ‘karanlığın biyokimyasal tanımlayıcısı’ ve ‘Drakula hormonu’ isimlerini de almıştır.
Melatoninin Fizyolojik Etkileri
- Antioksidan Etkisi
Bu etkiden bahsetmeden önce kısaca antioksidanlardan bahsedelim. Vücudumuzda dolaşan bazı kararsız moleküller (serbest radikaller) kararlı hâle geçebilmek için çeşitli moleküllere adeta saldırır. Bu saldırıyı önleyen maddelere antioksidan denir. Antioksidanlar, serbest radikallerle tepkimeye girerler ve bu maddeleri daha kararlı (daha sakin de diyebiliriz) yapıp değişime uğramadan tepkimeden çıkarlar. Bu mekanizma, hücrelerin hasar görmesini engeller ve yaşlanmayı geciktirir. İnsan vücudunda çeşitli antioksidanlar bulunmaktadır; C vitamini ve E vitamini gibi vitaminleri bu antioksidanlara örnek olarak verebiliriz.

Melatonin de bir antioksidan olarak karşımıza çıkar. E vitamini gibi güçlü antioksidanlar kan-beyin bariyerini geçebilecek özelliklere sahip değillerdir. Melatonin ise hem lipofilik hem de hidrofilik özelliktedir; böylece lipit (yağ) ve su fazlarında kolaylıkla çözünebilir. Sahip olduğu bu özellik onu diğer antioksidanlardan daha güçlü yapar. Hücrelerde yaşlanmaya yol açan en yıkıcı madde olan hidroksil radikalini de yine melatonin temizler. Melatonin, hem suda hem lipit fazda çözünebildiği için bütün hücre içi ortamlara kolayca geçip hücreyi serbest radikallerden korumaktadır. Diğer antioksidanların aksine etkisini gösterdikten sonra vücutta oksidasyonu destekleyerek serbest radikal oluşumuna katkı sağlamaz. Bir nevi hücrelerin paslanmasını engeller diyebiliriz hatta buna sebep olan maddeleri bloke ederek zararlı yan ürünlerin oluşmasını da engeller. Antioksidan etkisi sayesinde kanser, kalp-damar hastalıklarından ve nörolojik hastalıklardan korunmada da etkili olabileceği yönünde güvenilir çalışmalar bulunmaktadır.
- Sirkadiyen Ritmi Düzenleyici Etkisi
Melatoninin uykuya dalış süresini kısalttığı ve daha kaliteli bir uyku deneyimi sağladığı bilinmektedir. Aydınlık-karanlık süresi ile bağlantılı çalışan pineal bez gün içerisinde inaktif durumdadır, akşamları ise beyinden salgılanan çeşitli enzimler sayesinde aktif hâle geçer ve melatonin salınımı gerçekleştirir. Vücutta melatonin düzeyi arttıkça kişinin uyuma isteği artar. Melatonin miktarı uyku süresini etkilememekte, uykuya dalış süresini ve uyku kalitesini etkilemektedir.

Melatonin salınımı için uykuda olmak değil karanlıkta olmak gerekmektedir. Melatonin düzeyindeki artış vücut ısısında bir miktar azalmaya sebep olarak uyku hissini arttırmaktadır. Bu durum toplumda ‘uyuyanın üstüne kar yağar’ şeklinde ifade edilmiş olsa da aslında bilimsel bir temele dayanmaktadır. Yapılan gözlemler; melatonin takviyesinin şu durumlarda etkili olduğunu göstermiştir: REM uykusu bozuklukları, huzursuz bacak sendromu, gecikmiş uyku fazı, fibromiyalji kaynaklı ağrılar ve bipolar bozukluğun bazı dönemlerindeki uyku sorunları (Özçelik v.d., 2013).
Uykuda iken salgılanan melatonin hücresel yenilenmeye yardımcı olarak yaşlanmayı geciktirir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesini ve vücudun direnç kazanmasını sağlar. Biyolojik saatin ayarlanmasında görev alan tek hormon olması da onun vücudumuz için ne kadar gerekli ve özel olduğunu kanıtlar.
Uzun uçak yolculuklarında çok fazla saat dilimi geçtiğimiz için bazen biyolojik saatimiz gittiğimiz yere hemen adapte olamayabilir, ‘jetlag’ terimi tam olarak bu durumlar için kullanılır: Uyku düzeni bozulur, grip benzeri belirtiler görülür. Seyahat sonrası jetlag görülmemesi ya da belirtilerin daha hafif seyretmesi için doktor kontrolünde melatonin kullanımı önerilir (Tortorolo v.d., 2015).
- Melatonin ve Kanser
1978 yılında meme kanserinin melatonin eksikliğinden kaynaklanabileceği ileri sürülmüş ve bu konuda çalışmalar yapılmıştır. Bazı çalışmalarda ikisi arasında bağlantı olabileceği yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Meme kanseri sebebi ile hayatı kaybeden bireylerin pineal bezinin ise diğer kanser türleri sebebiyle hayatını kaybeden bireylere oranla daha büyük olduğu gözlenmiştir (Cohen v.d., 1978). Pineal bezin büyük olması, daha fazla melatonin ürettiği anlamına gelmez. Aksine bu bir yetmezlik işaretidir. Bez, vücuda yeterli miktarda hormon sağlayamadığı için sürekli uyarılır ve bu yoğun çalışma temposu zamanla bezin büyümesine (hipertrofiye) neden olur.

Melatonin kanserli dokuların büyüyüp çoğalmasını engelleyici etki göstermektedir. Meme ve prostat kanserlerinde melatonin düzeyinin düşük olduğu gözlenmiştir. Görme engelli bireylerin beyinleri ışık uyaranına daha az maruz kaldığı için onların kanser olma ihtimalinin daha düşük olduğu düşünülmüş ve bunun üzerine Finlandiya’da bir çalışma yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre görme engelli kadınların meme kanseri olma oranının diğer kadınlara göre daha düşük olduğu gözlenmiştir. Bu durumun, görme engelli kadınlardaki melatonin miktarının daha fazla olmasından kaynaklandığı tahmin ediliyor (Pukkala v.d., 2006.).
Kanser hücreleri gelişmek için Omega-6’ya ihtiyaç duyar; melatonin ise bir kalkan görevi görerek bu yağların hücreye girmesini engeller. Böylece kanser hücreleri gelişmek için gerekli enerjiyi sağlayamaz ve giderek güç kaybeder. Bu sebeple melatoninin kanserden korunmak için önemli bir molekül olduğu düşünülmektedir.
- Melatonin ’in Psikolojik Etkileri
Melatonin düzeyi bireylerin ruh hâlini doğrudan etkilemektedir. Yeterli miktarda salınımı gerçekleştiğinde kaygı düzeyini düşürmektedir. Düzenli uykunun depresyon ile doğrudan bağlantısı olduğu bilinmektedir. Melatonin uyku sağlığına doğrudan etki ettiği için depresyon gelişme riskini de azaltmaktadır.
Mevsimsel gelişen depresyonlarda melatonin salgı mekanizmasında gecikme olduğu gözlenmiştir. Depresyonda olan bireyler ile yapılan çeşitli çalışmalarda bu bireylerin melatonin düzeylerinin düşük olduğu gözlenmiştir. Bazı çalışmalar tedavi sürecinde olan depresyon hastalarının melatonin düzeyinin yüksek olduğunu gösterse de bu durum kullanmakta oldukları ilaçlardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Depresyon hastalarında sirkadiyen ritim göz önünde bulundurularak özellikle akşam saatlerinde kullanılan takviye melatoninin uyku düzenini sağladığı ve depresyon tedavisine olumlu yönde katkı sunduğu gözlenmiştir.

Şizofreni açısından değerlendirildiğinde melatoninin doğrudan bir etkisi olduğuna dair kesin kanıtlar yoktur fakat şizofren hastalarda melatonin düzeyinin düşük olduğu gözlenmiştir. İlerleyen zamanlarda bu konuyla ilgili bilim dünyasını heyecanlandıracak çalışmalar yapılması beklenmektedir.
Obsesif-kompulsif bozukluğu olan hastalarda melatonin düzeyinin düşük olduğu gözlenmiş fakat almış aldıkları farmakolojik tedavinin melatonin düzeylerini etkilemediği gözlenmiştir. Panik bozukluğuyla ilgili yapılan bir araştırmalarda ise bu bireylerin gece melatonin düzeylerinin düşük olduğu gözlenmiştir.

Birçok antidepresanın çalışma mekanizması, pineal bezi uyararak melatonin salınımını gerçekleştirmek üzere işlemektedir. Psikolojik bozuklukların tedavisinde melatonin düzeyinin önemli rol oynadığını görülmektedir. Melatonin bireylerin fiziksel iyilik durumlarının yanı sıra psikolojik durumlarını da doğrudan etkilemektedir. Melatonin düzeyi düşük olan bireylerin ruhsal çöküntüler yaşamaya daha yatkın oldukları gözlemlenmiştir. Melatonin doktor kontrolünde takviye edici olarak kullanılabilse dâhi vücudun kendi ürettiği melatonin daha kıymetli olup salgı mekanizması düzenli uyku ile kontrol altına alına alınabilmektedir.
Yapılan çalışmalar genel olarak gösteriyor ki melatonin insan sağlığı için oldukça önemli bir hormondur. Bireylerin hem psikolojik hem de fizyolojik durumlarını doğrudan etkileyen bu hormonun yazımızda değinmediğimiz ve henüz bilinmeyen birçok etkisi bulunmaktadır. ‘Karanlıkta salınan bir hormon olan melatonin, karanlıkta kalan pek çok soruyu aydınlatacak gibi durmaktadır’ (Özçelik v.d., 2013). Günümüzde ekran süresinin giderek artmasıyla yapay ışığa maruz kalma süresi artmış ve bireylerin biyolojik ritmi ne yazık ki bozulmuştur. Bozulan bu düzen çeşitli olumsuzlukları beraberinde getirmiş olsa da hayatımızın iplerini elimize alarak söz konusu olumsuzlukların yaşanmasını engelleyebiliriz. Ekran süresini olabildiğince kısa tutarak ve biyolojik ritmimiz için en uygun olan saatleri doğru değerlendirerek önlem alabiliriz mesela.
Kaynakça ve İleri Okuma
Atasoy, N. (2019). Melatonin ve antioksidan etkileri. Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 9(3), 196–201. https://doi.org/10.33631/duzcesbed.492547
Cohen M., Lippman M., Chabner B. Pineal gland and breast cancer. Lancet. 1978; 2:1381–1382 DOI: 10.1016/S0140-6736(78)92018-4
Cruz-Sanabria, F., Bruno, S., Crippa, A., Frumento, P., Scarselli, M., Skene, D. J., & Faraguna, U. (2024). Optimizing the time and dose of melatonin as a sleep-promoting drug: A systematic review of randomized controlled trials and dose-response meta-analysis. Journal of Pineal Research. https://doi.org/10.1111/jpi.12985
Günhan, R. S. (2021). Melatonin and its importance. Biological Diversity and Conservation, 14(2), 342–350. https://doi.org/10.46309/biodicon.2021.974766
Joseph, T. T., Schuch, V., Hossack, D. J., Chakraborty, R., & Johnson, E. L. (2024). Melatonin: The placental antioxidant and anti-inflammatory. Frontiers in Immunology. https://doi.org/10.3389/fimmu.2024.1339304
Özçelik, F., Erdem, M., Bolu, A., & Gülsün, M. (2013). Melatonin: Genel özellikleri ve psikiyatrik bozukluklardaki rolü. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar / Current Approaches in Psychiatry, 5(2), 179–203. https://doi.org/10.5455/cap.20130512
Pukkala, E., Ojamo, M., Rudanko, S.-L., Stevens, R. G., & Verkasalo, P. K. (2006). Does incidence of breast cancer and prostate cancer decrease with increasing degree of visual impairment? Cancer Causes & Control, 17(4), 573–576. https://doi.org/10.1007/s10552-005-9005-6
Reiter, R. J., Mayo, J. C., Tan, D. X., Sainz, R. M., Alatorre-Jimenez, M., & Qin, L. (2016). Melatonin as an antioxidant: Under promises but over delivers. Journal of Pineal Research, 61(3), 253–278. https://doi.org/10.1111/jpi.12360
Reiter, R. J., Tan, D. X., & Galano, A. (2014). Melatonin: Exceeding expectations. Physiology, 29(5), 325–333. https://doi.org/10.1152/physiol.00011.2014
Tortorolo, F., Farren, F., & Rada, G. (2015). Is melatonin useful for jet lag? Medwave, 15(Suppl 3), e6343. https://doi.org/10.5867/medwave.2015.6343





