Psikoloji - Sosyoloji

Sözsüz Konuşma Sanatı: Beden Dili

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Gözlerden Bacaklara Bedenin Gizli Şifreleri
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Hiç düşündünüz mü insan beyninin nasıl çalıştığını? Biriyle iletişim kurarken dikkat edilen şeyin kelime olup olmadığını. Sizce de eğer önemli olan tek şey kelime olsaydı kinayeler, bozulmalar, tripler vb. şeyler anlaşılabilir miydi? Çok uzatmadan yanıtımızı verelim: Beden Dili.

Beden dili dediğimiz şey beynin iletişimde kalırken en çok dikkat ettiği ve en önem verdiği elementlerden biridir. Örneğin iki cümle düşünelim: “Sorma, ne sevimli çocuk.” Şimdi bu cümleyi okuduğumuzda genellikle iki anlamdan birini anlarız. Dümdüz okursak söyleyen kişinin coşkulu mu olduğunu yoksa kinayeli mi davrandığını bilemeyiz. Bu durum vurgu ve tonlamadan anlaşılabilir. Bundan da ayrı olarak birisinin bizimle konuşurken ne hissettiğini anlayabilmek için beden dilini de anlamamız gerekmektedir. Birisinin beden dilinin ne anlattığını anlamak onun neler hissettiğini daha iyi analiz etmemizi sağlar. Ayrıca, beden dilinin ne ifade ettiğini anladığımız zaman beden dilimizi nasıl kontrol edebileceğimizi de öğrenmiş olur ve kendimizi daha iyi ifade edebiliriz.

Bedenin iletişim için kullandığı üç ana bölge vardır: Baş, gövde ve bacaklar. Bu üç bölge karşıya konuşurken verdiğimiz güven veya baskının görünebileceği bölgelerdir. Yukarıdan aşağı gitmek keyifli olabilir, ne dersiniz?

Insanlar Bizi Nasil Sevebilir.Beden Dili

İfadenin Bölgesi: Baş

Baş kısmında bizim ifademizi en iyi anlatan organ gözdür. Genel olarak ifade ve iletişimi sağlayan organlar ise gözün yanında kaş ve burundur. Yani kısacası Covid-19 döneminde yanlış takılan maske neyse iletişim de odur.

Gözler: Herkes bilir ki göz teması iletişimin temel taşıdır. Bu doğru evet ama bunu nasıl yapacağımız gerçek bir ustalık gerektirir. Mesela, göz temasını birisiyle 5 saniyeden fazla tutarsınız o kişi ondan bir şey beklediğinizi düşünebilir ve aranızdaki iletişimin gücü veya seviyesine göre karşınızdaki kişiyi ürkütebilirsiniz. Böylece karşı taraf iletişimden kaçma durumunda kalır. Bunun olmaması için göz temasını ara ara kesmek iyidir ancak bu teması keserken kişinin ağzından aşağı bakılmamalıdır veya bakışlar bambaşka yere gitmemelidir. Bu nedenle bakışlarınızı gözün üstünden alnın orta kısmına kadar kalmalıdır. Bu şekilde karşı taraf tedirgin olmayacak ancak kendisiyle de sağlıklı iletişim kurmanıza izin verecektir.

Govde

Tedirginlik ve Korku Bölgesi: Gövde

Bu kısımda gövdenin en net iletişim organı elleridir. Birisinin ellerine bakarak o kişinin tedirgin olup olmadığını anlamak mümkündür. Beden dili derya deniz bir konu olduğundan bu yazıda verilecek her bilginin çok daha ötesi ve derin tarafı olacaktır. O nedenle her “neden?” sorunuza burada yanıt bulmak imkansız olacaktır.

Şimdi ellerden devam edecek olursak bilmemiz gereken en önemli şey avuç içleridir. Avuç içlerimiz mutlaka karşımızdakine dönük olmalıdır. Bu karşı taraftan kibarca bir şey istediğimizi gösterir ve bu elimizle işaret etmekten çok daha iyidir. Avuçların ara ara karşıya dönmesi de karşının ilgisini size çekecektir. Bunun dışında genel olarak ellerin biriyle iletişimde yere bakması domine etme çabası demektir. Mesela biri avucunu sizin omzunuza koyup hafifçe yere doğru ittirirse bu bir şekilde üstünlük kurma çabasıdır. Ancak eğer el yandan dokunursa bu sevgi belirtisidir. O nedenle birine dokunacak olursak bunun yandan gelmesi her zaman daha iyidir. Bu şekilde karşıya tedirgin hissettirmemiş oluruz. Bacaklara geçmeden önce madde madde birkaç şeyden daha bahsetmek isterim:

  • Tokalaşırken kol yere dik olmalı ve tokalaşılan kişinin eli abartılı olmadan sıkılmalıdır. Bunun ayarı da elin kendi kendine elden kaçmamasıdır.
  • Ellerin veya kolların birleşmesi kişinin iletişim konusunda zorlandığı ve temas kurmayı çok da istemediği anlamına gelir. Böyle durumlarda kalırsanız ve kolu bağlayan sizseniz bunu kısa süre yapmak en iyisidir. Yani süre uzamamalıdır.
  • Ellerin yumruk halinde olması muhakkak saldırı niyeti değildir. Bu daha çok rahatsızlık belirtisidir.
  • Kişilerin özel alanları vardır. Bu kısım birine elini uzattığınızda olan mesafedir. O kişiyle çok yakın değilseniz o alana girmemek en iyisidir.
  • Eğer biri sizi yukarıda anlattığımız şekilde baskılarsa bundan kurtulmanın iki yolu vardır: Ya avuç aşağı olan hareketten uzaklaşmak ya da aynı hareketi karşıya uygulamak. Tabi bu patron veya hiyerarşik anlamda üst birine uygulanmamalıdır. Bu durumda karşı sizden üstün olduğuna inandığı için istemediğiniz bir reaksiyon verebilir.
  • Ellerin devamlı dengesiz hareketler yapması iyi değildir. Bu nedenle yukarıda anlatılan hareketlerin belli aralıklarla yapılması sürekli yapılmasından daha iyidir.

Kibarlığın Elçisi: Bacaklar

Bacakların kullanımı daha çok bizim karşıya ne kadar baskıcı veya mütecaviz olduğumuzu gösterir. Mesela, ayakların otururken birinin diğerinden çok az önde olması ancak topukların birbirine yakın olması, bel ve sırt üstündeki yükü azaltır ve bu haldeyken kalkmak çok daha kolaydır. Evrim sürecimizin gereğinden hızlı gerçekleşmesi sebebiyle bu durumu yaşadığımız düşünülmektedir. İnsanın ayağa kalkma süreci bel kemiklerimizin evrimleşmesinden çok daha hızlı olmuştur. Bu nedenle belimizin hiçbir zaman yeteri kadar kuvvetli olamadığı düşünülmektedir. Bu da bazı insanların kalkarken daha zor kalkmasına veya kalkarken daha çirkin bir görüntünün olmasına neden olmaktadır. Tam da bu nedenle  bahsettiğimiz ayak pozisyonu çok daha iyi gözükebilir.

Bunun dışında bacakların en önemli kullanımı bacak bacak üstüne atmaktır. Bunu pek fazla yaparız. Bunu yaparken de dikkat edilmesi gereken şey üste atılan bacağın alttaki bacakla nereden temas ettiğidir. Örneğin ayak bileğinin alttaki bacağa üstten değmesi kötüdür. Bu bizim kaba oturduğumuzu gösterir. Üstteki bacağın diz kısmının alttakine değmesi en iyisidir. Buna ek olarak erkeklerde iki kolun omuz hizasından öne uzatıldığı durumda bacakların ellerin hizasını geçmemesi gerekir. Kadınlarda ise bacak aralığı üç parmağı geçmemelidir.

Insanlar Bizi Nasil Sevebilir

Sonuç

Tüm bu anlatılan teknikler yazının başında da belirttiğimiz gibi tamamen organik süreçler olmalıdır. Yani devamlı bunları kafada tekrar etmek iletişimin yapay kalmasını sağlar. Beden dilini öğrenmek, karşıyı daha iyi okumamızı ve karşıyla iletişimdeki hatalarımızı fark etmemizi sağlar. Sağlıklı iletişim dilerim sevgili okur.

Kaynakça ve İleri Okuma

YouTube. (n.d.). Beden Dilin App. Beden Dilin App YouTube Channel. https://www.youtube.com/@bedendilinapp

YouTube. (n.d.). The Body Language Guy. The Body Language Guy YouTube Channel. https://www.youtube.com/@thebodylanguageguy

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu