Bukalemunlar Kitabı: Bir Bellek Satıcısının Hikayesi


Geçmişinizden sıkıldınız ve başka bir hikayeniz olsun mu istiyorsunuz? Félix Ventura ile tanışın!
Angola’lı yazar José Eduardo Agualusa’nın romanı ‘Bukalemunlar Kitabı’, insanlara geçmiş satarak geçimini sağlayan Félix Ventura’yı merceğine alıyor. Büyülü gerçekçilik ve tarihsel travmaların harmanlanmasıyla kurgulanmış bu hikâye, bizlere Félix’in evcil hayvanı olan bir geko (bir sürüngen cinsi) gözünden aktarılıyor. 2004 yılında yayımlanmış kitabın asıl ismi O Vendedor de Passados, aslında ‘Geçmiş Satıcısı’ anlamına geliyormuş fakat yazarın kitaplarını İngilizce’ye çeviren Daniel Hahn ile ‘Bukalemunlar Kitabı’ çevirisinde karar kılmışlar. Daha sonra da roman bu isimle anılmaya devam etmiş. Kitabın 2007 yılında kazandığı ‘Bağımsız Yabancı Roman Ödülü’ tanınırlığını artmış ve otuzdan fazla dile çevrilmiş. Düşe çalan anlatımı ve eğlenceli dili sayesinde Bukalemunlar Kitabı, okuması oldukça rahat ve keyifli bir kitap.

Ziyaretçi, Geçmişler ve Küçük Bir Gece Tanrısı
Henüz bir ismi olmayan geko, Félix’in rutinlerini okuyucuya anlatırken, kapı çalınıyor ve bir müşteri geliyor. Yeni bir geçmiş edinmek için oldukça hevesli bu beyefendi, Félix’ten epey bir talepte bulunuyor. Eski bir savaş muhabiri ve fotoğrafçı olan bu karakterin ismini de hemen öğrenmiyoruz, zira kendisi de, birkaç kere sorulmasına rağmen, Félix’e söylemiyor. İlerleyen bölümlerde ise José Buchmann olarak yeniden doğuyor; Félix bütün belgeleri hazırlamış, José Buchmann’ın hayatını inşa etmiş ve fotoğraflamış. Tek bir uyarısı var: José Buchmann doğduğu yere asla gitmemeli.
Fakat yabancı, yeni bilinen adıyla José Buchmann, Félix’i dinlemiyor ve sözde doğduğu yere gidiyor. Aslında var olmaması gereken yerlere ve kişilere, tamamen Felix’in kurguladığı bir geçmişe dair kanıtlarla dönüyor ve bu kanıtları Félix’e sunuyor. Bellek satıcısı Félix için de oldukça gerçeküstü olan bu olay onu şaşırtıyor. Onu sık sık ziyarete gelen ve her ziyaretinde, hayatına dair, aslında var olmaması gereken daha fazla kanıtla dönen bu yabancının, zamanla gerçekten de José Buchmann’a dönüşmesini okuyoruz.

“Şimdi olduğum yerden değerlendirme yaparak geçmişe baktığımda, José Buchmann’ın José Buchmann değil, José Buchmann’ı taklit eden bir yabancı olduğunu görebiliyorum. Ancak geçmişe gözlerimi kapatıp onu şimdiki haliyle, sanki daha önce hiç tanışmamış gibi gördüğümde, ona inanmamak elde değil-bu adam tüm hayatı boyunca José Buchmann’dı.” (Agualusa, Bukalemunlar Kitabı, Timaş Yay. syf. 77)
Eulálio
Hikâyenin akışında, büyülü gerçekçiliği okuyucuya en çok hissettiren bölümler, gekonun rüyaları. Bu bölümler “Rüya No:1” gibi numaralandırılarak adlandırılmış. Kitap boyunca gekonun birbirinden eşsiz altı rüyasını okuyoruz ve bu rüyalar gerçekliğin sınırlarını zorlarken, kitap karakterleri ve geko hakkında da okuyucuya daha fazla bilgi sunuyor. Félix de kendi rüyasında gekoyu gördüğü zaman ona bir isim veriyor: Eulálio. Üstelik, Eulálio sık sık eskiden bir insan olduğuna dair anılar anlatıyor ve söylemlerde bulunuyor. Elbette, geçimini anılar yaratarak ve geçmişler inşa ederek kazanan bir adamın yanında yaşadığından mı yoksa gerçekten bir insan mıydı bilinmez, bu, büyülü gerçekçiliğin okuyucuya bıraktığı açık bir kapı.
“Bir isim aynı zamanda bir lanet de olabilir. Bazıları, isimleri nedeniyle yağmurların ardından çamurlu sular gibi etrafta sürüklenirler ve ne kadar direnseler de kaderlerine doğru itilirler. Diğerleriyse, tam tersine maske gibidir: Gizler, aldatırlar. Çoğunluğun hiçbir gücü yoktur. İnsan adımı zevk almadan, acı çekmeden hatırlıyorum. İsmimi özlemiyorum. O ben değildim.” (Agualusa, Bukalemunlar Kitabı, Timaş Yay. syf. 54)

Rüyalarla bölünen hikâye, başka bir ziyaretçi ile devam ediyor. Félix’e gelen müşteriler aracılığı ile okuyucu, hikayenin de geçtiği Angola’nın dönemi ve geçmişi hakkında bilgiler de ediniyor. Bu sırada José Buchmann’dan gelen ziyaretler, fotoğraflar ve mektuplar da devam ediyor; Félix’in kendi elleriyle hazırladığı bir geçmiş, gerçek dünyada yankı bulmaya başlıyor. Bu sırada, kitaba bambaşka bir etkisi olan, Félix’in âşık olduğu kadın Ángela Lucía ile tanışıyoruz. Geçmişine dair çok az bilgi sahibi olduğumuz Angela’nın kim olduğu, ilerleyen bölümlerde okuyucuya anlatılıyor.
Bukalemunlar Kitabı
Félix ve Eulálio’nun dostluğu, rüyalar ve sürekli değişen geçmişler, bizleri büyülü bir hikâyenin içinde tutuyor da olsa, aslında yazar, karakterler ve hikâye üzerinden okuyucuya ‘geçmiş’ hakkında düşünecek epey şey sunuyor. Agualusa, aynı zamanda okuyucuya ulusal bellek hakkında da pek çok noktayı sorgulatıyor. Kitabın sonlarına doğru, çözümlenen hikâye ve karakterler arasındaki bağlantılar, sömürgecilik altında bir ülkede yaşamanın bireysel kimlik ve tarih açısından ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor. “Kadın kahramanlardan Ángela Lucía, kelimenin tam anlamıyla tarihin yaralarını, iç savaşın izlerini bedeninde taşıyor – travmanın sadece etimolojik olarak değil, metaforik olarak da yarayla ne kadar güçlü bir ilişkisi olduğunu söylemeye gerek yok. Yara izleri aracılığıyla, geçmiş, ulusal tarihin trajedisi, postkolonyal öznenin kadın bedeninde var oluyor.” (Urbán, B. (2013). ) Ana karakterin geçmiş satarak yaşamını kazanması, aslında farklı anlamlarda okunmaya müsait. Özellikle de sömürgecilik ve toplumsal geçmiş açısından bakıldığında, Bukalemunlar Kitabı gerçekten çok iyi bir eser denilebilir. Kitabı bir geko anlatıyor olmasına rağmen, çeviriyle beraber isminde ‘bukalemun’un kullanılması, karakterlerin içinde bulundukları durumlara göre değişen halleriyle yorumlanabilir. Bütün bu açılardan bakıldığında roman, okuması keyifli olduğu kadar üzerine düşünülecek pek çok kavram da sunuyor. Büyülü gerçekçiliğin ustaca kullanımıyla inşa edilmiş bu dünyada, okuyucu hem keyifli bir anlatı hem de sorgulanması gereken gerçekleri buluyor.

“ “Yaptığım şeyin daha ileri bir edebiyat biçimi olduğunu düşünüyorum,” dedi bana bir sır verircesine. “Ben de olay örgüsü kuruyorum, karakterler icat ediyorum ama onları bir kitabın içine hapsetmek yerine onlara hayat veriyorum, gerçekliğin içine salıyorum.” ” (Agualusa, Bukalemunlar Kitabı, Timaş Yay. syf. 87)
Kaynakça ve İleri Okuma
Agualusa, J.E., Bukalemunlar Kitabı, Timaş Yayınları, İstanbul, 2023
Wikipedia contributors. (2024, August 26). José Eduardo Agualusa. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Jos%C3%A9_Eduardo_Agualusa
Urbán, B. (2013). “Wounds and History: Post-Colonial Trauma in José Eduardo Agualusa’s The Book of Chameleons”. In Is This a Culture of Trauma?. Leiden, The Netherlands: Brill. https://doi.org/10.1163/9781848881624_013
View of Looking for “God” in Non-Identity: Reading the Transcendental in Agualusa’s The Book of Chameleons. (n.d.). https://journals.library.brocku.ca/index.php/ijpds/article/view/3253/2506
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!





