Tarih

Hindistan’ın Bağımsızlık Mücadelesi

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Şirket Esaretinden Bağımsızlığa Hindistan ın Kurtuluşu
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Bugün sizlerle dünyanın en ilginç ve kültürel olarak zengin bölgelerini incelesek nereleri sayabiliriz? El Dorado? Amazonlar? Mezopotamya? Elbette hepsi muhteşem coğrafyalardır. İşte bu bölgelere eşlik eden bir yer vardır: Hindistan.

Yazının girişi sizi yanıltmasın. Bu yazıda Hindistan’ın tarihini uzun uzun anlatmayacağız ancak güncel halini nasıl aldığını birlikte göreceğiz. Hiçbir şeye başlamadan önce de gelin kısaca belki de az önce umutlandığınız tarihini ele alalım.

hindistan 1

Hindistan’ın Tarihi

Bugünkü Hindistan coğrafyasının tarihi çok eskiye dayanır. M.Ö. 2500 yılına ait kalıntıları bulunan Indus Vadisi Medeniyeti ile başlayan macera 4500 yıl daha sürecekti. Indus Medeniyeti ve onu takiben olan Vedik Dönemi sonrasında (M.Ö. 500 Sonrası) bugünkü klasik Hindistan şekillenmeye başladı. 

Önce Maurya İmparatorluğu, onu takiben Gupta İmparatorluğu ve sonrasında modern formunu oluşturan İslami Yönetim Dönemi gelir. Delhi Sultanlığı ile beraber Hindistan bölgesi oldukça güçlü hükümdarlara ev oldu. Delhi’yi takiben Babür İmparatorluğu geldi. Babür İmparatorluğu, bugünkü Tac Mahal’ın inşa edilmesini sağladı.

hindistan 3

Elbette şu anda bu yukarıda gördüğünüz paragraf koskoca bir coğrafyanın 4000 yılını açıklamaya yetmez ama kısaca bir fikrimiz oldu. 

Bu zengin tarih ve kültürel miras, Hindistan’ı İngilizlerin işgali öncesinde dünyanın en önemli ekonomik ve kültürel merkezlerinden biri haline getirmişti. Peki sonra ne oldu?

İngiliz İşgali

İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, Hindistan’ın bu zenginliklerinden yararlanmak ve stratejik konumunu kontrol altına almak için 18. yüzyılın ortalarında Hindistan’a nüfuz etmeye başladı ve nihayetinde Hindistan, İngiliz sömürgesi haline geldi.

Elbette bu bir günde olmadı. İngilizler bu nüfuz etme çabasındayken elbette direnişle karşılaştılar ve en nihayetinde 23 Haziran 1757’de İngiltere-Hindistan arasında bir savaş patlak verdi. Tarih bu olayı Plassey Savaşı olarak yazdı. Peki gelin bu savaşın nedenlerine daha detaylı bakalım:

Hindistan, o dönemde ticari açıdan çok önemli bir bölgeydi. İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, Hindistan’da büyük ticari çıkarlar elde etmek istiyordu. Bengal, Hindistan’ın en zengin bölgelerinden biriydi ve özellikle tekstil, baharat ve diğer hammaddeler açısından büyük bir öneme sahipti. İngilizler, Bengal’de ticari tekel kurmak ve bölgenin kaynaklarını kontrol etmek istiyordu.

Bengal, savaş öncesi siyasi olarak istikrarsız bir bölgeydi. Dönemin hükümdarı Nawab Siraj-ud-Daula, 1756’da Bengal tahtına geçti ve İngilizlerle ilişkileri gerginleşti. Nawab, İngilizlerin Bengal’deki nüfuzunu azaltmak ve ticari faaliyetlerini sınırlamak istedi. Ayrıca, İngilizlerin Bengal’deki kalelerinde askeri güçlerini artırmasına engel oluyordu.

hindistan 4

İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, Hindistan’da sadece ticaret yapmakla kalmayıp, siyasi gücünü de artırmayı hedefliyordu. Şirket, Bengal gibi stratejik bölgeleri kontrol ederek Hindistan’ın genelinde hâkimiyet kurmayı amaçlıyordu. Bu nedenle Nawab’ın İngilizlerin bölgedeki etkisini azaltma girişimleri, şirket tarafından büyük bir tehdit olarak görüldü.

Bir de aynı dönemde İngiltere’nin en büyük rakibi olan Fransa, Bengal’deki çıkarlarını korumak için Nawab ile ittifak yapmıştı. Bu durum, İngiltere’yi Bengal’deki nüfuzunu artırmak için daha agresif bir strateji izlemeye sevk etti.

En nihayetinde savaş patlak verdi ve tahmin edebileceğiniz üzere güneş batmayan ülke (İngiltere) net bir zafer kazandı. Bu zaferle Hindistan, İngiltere’nin sömürgesi haline geldi ve İngilizler bölgeyi kendi çıkarlarına uygun şekilde kullanmaya başladı.

Tabii ki bunun sonuçları olacaktı. Hindistan kolayca bunu kabullenmeyecekti.

Sepoy İsyanı ve Direniş Hareketleri

Sepoy İsyanı, Hindistan’da İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’ne karşı gerçekleşen büyük bir direnişti ve bağımsızlığa uzanan yolu başlatan bir isyandır. Bu isyan, Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Temelde Hindistan’daki yerel Hintli askerler tarafından başlatılan bu ayaklanma, hızla genişleyerek sivil halkı da içine aldı ve İngiliz sömürge yönetimine karşı büyük bir direniş haline geldi.

Bu isyanın tek sebebi bağımsızlık sevdası değildi. İngiliz ordusunun kültürü ile Hint kültürü arasında büyük farklar vardı. İngilizlerin yaşam şekilleri özellikle dini olarak Hindistan halkını rahatsız ediyordu. Bölgenin Hintli yöneticileri ile anlaşamayan İngilizler sivil halkı da rahatsız edecek bir tutum içindeydi. Bunun yanında İngilizlerin genellikle benimsediği baskıcı tavır da bu sürece neden oldu.

hindistan 6

En nihayetinde isyan, 1857’de Meerut kentinde başladı. İngiliz ordusundaki hintli yerel askerler, Enfield tüfeklerinin kullanımına karşı çıkarak İngiliz subaylarına karşı ayaklandılar. Bu isyan hızla yayıldı ve Hindistan’ın birçok bölgesinde halkın desteğini aldı. Delhi, Lucknow, Kanpur gibi büyük şehirlerde isyanlar çıktı. İsyan sırasında, İngiliz garnizonlarına saldırılar düzenlendi, isyancı güçler birçok bölgeyi ele geçirdi ve İngilizleri geri çekilmeye zorladı.

Özellikle Hindistan’ın eski başkenti olan Delhi, isyanın merkezi haline geldi. Delhi’deki Mughal imparatoru Bahadır Şah II, isyancılar tarafından sembolik bir lider olarak tanındı. Ancak Bahadır Şah’ın askeri gücü ve yetkisi sınırlıydı, bu yüzden isyanın liderliğinde asıl rolü yerel hintli askerler üstlendi.

Yaklaşık 1 yıl süren isyan en sonunda İngiliz güçleri tarafından bastırıldı ancak hem İngilizler için büyük bir korku oluştu, hem de Hindistan’da bağımsızlık isteği güç kazandı. Bir daha böyle bir durum yaşanmasın diye İngilizler, bölgeyi yöneten İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin yönetimini elinden aldı ve kraliyet yönetimi devraldı. Hindistan içerisinde yönetimi sağlayacak bir valilik kurdu ve tüm baskıcı faaliyetleri hafifletti.

Tabii ki bu isyan, tüm bu önlemlere rağmen son olmayacaktı. 1885 yılında Hindistan Ulusal Kongresi kuruldu ve bu kuruluş, bağımsızlık hareketinin en önemli siyasi organizasyonu haline geldi. Kongre, başta İngiliz yönetimine reform çağrısında bulunarak barışçıl yollarla hak talep etmeye çalıştı. 1915’te Mahatma Gandhi’nin Hindistan’a dönüşüyle bağımsızlık hareketi ivme kazandı. Gandhi’nin “Ahimsa” (şiddetsizlik) ve “Satyagraha” (gerçeğin gücü) ilkelerine dayanan pasif direniş stratejisi, Hindistan halkı arasında geniş destek buldu

Mahatma Gandhi

I.Dünya Savaşı nedeniyle gergin günler geçiren İngilizler kontrolü sağlamak ve bu pasif direnişe son vermek amacıyla 1919’da Amritsar Katliamı’nı düzenledi. İngiltere bunun halkı korkutacak bir önlem olduğunu düşünmüştü ancak sonuç öyle olmadı. Gandhi önderliğinde genel bir kitlesel protesto süreci başlamış oldu. 

Elbette yıllar arasında boşluklar var ancak pasif direnişin tüm amacı sürecin barış dahilinde ilerlemesiydi. Bu nedenle Gandhi tüm hareketi ağır bir tempoda sürdürüyordu. 1930 yılında Gandhi’nin önderliğinde başlatılan Tuz Yürüyüşü, Hindistan’daki sivil itaatsizlik hareketinin en önemli anlarından biri olarak tarihe geçti. Gandhi, İngilizlerin tuz üretimi ve satışındaki tekelini protesto etmek amacıyla 385 km yürüyerek deniz kıyısında tuz topladı. Bu eylem, milyonlarca Hintliyi İngiliz yasalarına karşı pasif direnişe teşvik etti.

hindistan 7

Bu protesto bağımsızlığa neden oldu mu peki? Tabii ki hayır. Tek başına bir işe yaramayacaktı ancak Gandhi, bu şekilde takipçilerine protestonun nasıl yapılacağını göstermiş oldu. 2. Dünya Savaşı başladığında İngiltere, Hindistan topraklarında yaşayan insanları da savaşa dahil etti. Hintli liderler, savaş sonrası bağımsızlık talep etti. Burada elbette bir söz alamadılar ve Gandhi, 1942 yılında “Quit India” (Hindistan’ı terk et) hareketi başlattı ve bu dönemde İngiliz yönetimine karşı büyük bir halk direnişi yaşandı. Savaş sonrası ekonomik zorluklar, İngiliz İmparatorluğu’nun Hindistan üzerindeki kontrolünü zayıflattı.

En nihayetinde Hindistan, 15 Ağustos 1947’de bağımsızlığını kazanmış oldu. Yine de bunun da sonuçları vardı. Mesela, yıllarca süren İngiliz baskısı boyunca dini ve etnik gerilimler nedeniyle ikiye bölündü. Müslümanlar için ayrı bir devlet talebi doğrultusunda Hindistan’dan Pakistan ayrıldı. Bu bölünme, büyük çapta göçlere ve şiddet olaylarına yol açtı; milyonlarca insan yer değiştirmek zorunda kaldı ve bu süreçte büyük acılar yaşandı.

hindistan 8

Yine de günün sonunda Hindistan ve Pakistan bağımsızlıklarına kavuşmuş oldular ve bu süreç boyunca Gandhi süreci minimum şiddet kullanarak çözmüş oldu. İşte böylece bugünkü Hindistan ve Pakistan kurulmuş oldu.

Tufan Özdemir tarafından yazılan bu yazımızın içerik doğrulamasını Melisa Şalk, yazım ve dil denetimini Sezen Çakır, tasarımını ise Öykü Elif Cığız titizlikle tamamlamış olup son kontrolleri Mete Esencan tarafından yapılmıştır.

Kaynakça ve İleri Okuma

Alam, M., Thapar, R., Spear, T. P., Allchin, F. R., Schwartzberg, J. E., Subrahmanyam, S., Wolpert, S. A., Calkins, P. B., Dikshit, K., Srivastava, A., Champakalakshmi, R., & Raikar, S. P. (2024, October 10). India | History, Map, Population, Economy, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/place/India/History

Nanda, B. (2024, October 5). Mahatma Gandhi | Biography, Education, Religion, Accomplishments, Death, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Mahatma-Gandhi

Raikar, S. P., & Bunting, T. (2024, October 10). Battle of Plassey | Background, Battle, impact, legacy, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Battle-of-Plassey

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2024, September 13). Indian Mutiny | History, Causes, Effects, Summary, & facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Indian-Mutiny

Wolpert, S. A., Spear, T. P., Thapar, R., Raikar, S. P., Schwartzberg, J. E., Champakalakshmi, R., Dikshit, K., Allchin, F. R., Srivastava, A., Alam, M., Subrahmanyam, S., & Calkins, P. B. (2024, October 10). India | History, Map, Population, Economy, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/place/India

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu