Türkiye’de ve Dünya’da Kadın Hakları Tarihi


Günümüzde kadın hakları dediğimiz anda herkes ne kadar ciddi bir konudan bahsettiğimizi bilir. Elbette bugün kadınlar, hem hukuk önünde hem de entelektüel olarak “modern” diyebileceğimiz ortamlarda erkekler ile eşit haklara sahiptir. Ne yazık ki, 21. yüzyıl dünyasında bile kadınların yaşadığı sorunlar da hala vardır. Kadın cinayetleri, iş dünyasında cam tavan (glass ceiling) ve toplumsal yargılanma açısından birçok sorun hala devam ediyor. Yine de bu konuda son 20 yılda müthiş ilerlemeler olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Peki bu ilerlemeler nasıl oldu? Herhalde bir anda bir sihirli değnek değmemiştir, öyle değil mi? Bu yolda adım atan cesur kadınlar tarafından oldu elbette! Bu yazımızda, kadının tarih boyunca olan yerinden ve ardından özellikle son 200 yılda başlayan mücadeleden bahsedeceğiz.
Antik Çağlarda Kadının Yeri
Belki size bıkkınlık verecek kadar geriden başlayacağız ama söz veriyoruz ki bu antik tarih kısmında uzun durmayacağız.
İnsanlığın başından beri elbette kadınlar da erkeklerle beraber toplumların içinde yaşamışlardır. Bunlardan bazılarında kadının hiçbir hakkı yoktur, ne tesadüftür ki en “geniş” haklara sahip oldukları toplumlar her zaman en modern toplumlar arasında olmuştur. Örneğin, döneminin en güçlü hükümdarlıklarından birisi olan Babil Hanedanında kadınların evlilik, mülkiyet ve boşanma hakları vardı. Elbette yine de erkeklerin daha geniş hakları vardı ve ön planda erkekler vardı ancak kadının da toplumda yeri vardı. Antik Yunan’a baktığımızda ise kadınların miras ve mülk üzerinde hakları vardı. Tabii burada yine de kadının vatandaş sayılmadığını da aktarmamız gerekiyor. Roma İmparatorluğu içinse kadınlar yine mülk edinebiliyor ve boşanma hakkı oluyordu ancak onların da bir siyasi hakkı yoktu. Antik dönemlerde ne yazık ki en geniş haklar bunlardı. Kalan toplumlarda ise daha bile kötüydü. Tabii zamanla bu haklar yer yer daha geniş, yer yer daha bile kötü olacak şekilde değişmişti.
Ortaçağda Kadının Yeri
Şimdi birkaç yüzyıl ileri gidelim ve bu sefer de tarihin karanlık çağları olan ortaçağ dönemine giriş yapalım. Bu dönemde Antik çağların aksine dini kurallar ve feodal sistemler etkili olmuştu. Bu süreçte kadına pek çok rol atanmıştı ancak bu roller her zaman yardımcı rollerdi. Örneğin, kiliseler için kadınlar manastırlarda eğitim alabiliyordu. Bu şekilde bir eğitimden bahsedilebilirdi. Ne yazık ki bunun dışındaki alanlarda rolleri “annelik” gibi zorunlu tutulan ve içeriği toplum tarafından belirlenmiş rollerdi. Örneğin, bir kadın toplumun istediklerini tam olarak yapmadığı anda “günahkar” ilan ediliyordu. Başka bir örnek ise kadının anneliği üzerinden oluyordu. Aynı dönemlerde İslam dünyasında kadınlara miras hakkı, evlilik sözleşmesi yapma ve genel olarak eğitim alma gibi haklar tanınmıştı.
Yine ortaçağ döneminde özellikle Rönesans’ın ardından birey hakları ve hümanizm gibi fikirler gelişmiş, dolayısıyla kadınların hakları da artmıştı. Bu dönemlerde kadınların eğitim oranı artmış, ilk feminist yazılar ortaya çıkmıştı. Christine de Pizan ve Mary Wollstonecraft gibi isimler bu konularda yazmaya ve seslerini duyurmaya başlamıştı.
19. Yüzyılda Kadının Yeri
İşte asıl kırılma noktasına yaklaşıyoruz. Zaman geçtikçe denize ilk atılan çakıl taşının etkisi artmıştı. 1800’lü yılların özellikle ortalarından itibaren kadınların yeri artmıştı çünkü fiziksel işlerin önemi özellikle Sanayi Devrimi itibariyle azalmıştı. Bu dönemde kadınlar da yavaş yavaş en azından bugünkü “mavi yaka” işleviyle çalışma ortamlarına dahil olmuştu. Yine aynı yıllarda özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde kadın hakları konusunda büyük bir mücadele vardı. Kadınlar 1848 yılında bu mücadelenin sonucunda oy hakkı konusunda ilerlemeler katetmişti. Son olarak 1882 yılında İngiltere’de evli kadınların da mülkiyet hakkı olduğu kabul edilmişti.
Ülkemizde Kadının Yeri
İşte geldik! Kırılma noktası! Kadın hakları konusunda özellikle 1900’lerin ortalarından günümüze müthiş ilerlemeler kaydedildi. Bu dönemde pek çok ülkede kadınlara oy hakkı tanınmaya başladı. Bunların da başında bizim ülkemiz vardı. Mustafa Kemal Atatürk, kadının yerini ve hakkını her durumda koruyan yasalar çıkarıyordu. Bu yasaların her biri birbirinin ardından yıldırım gibi geliyordu! Elbette ondan önce de Osmanlı İmparatorluğu döneminde de bazı ilerlemeler vardı. Örneğin, 1858 yılında kız çocukları artık ortaokul eğitimi alabiliyordu. Daha sonra, Fatma Aliye Hanım gibi kadın yazarlar yavaş yavaş hız kazanmaya başladı. Hatta onların yanında Şinasi, Ziya Gökalp ve Namık Kemal gibi büyük üstadlar da kendi eserlerine kadınların eğitimi gibi konularda destekleyen öğeler yerleştirmeye başladılar. Osmanlı’nın son dönemlerinde ise özellikle II. Meşrutiyet ile cemiyetler kuruldu, kadınların aktif olarak yazdığı dergiler kuruldu, Kadın Üniversitesi açıldı ve kadınlar geçici de olsa savaşların da etkisiyle iş hayatına dahil oldular.
İlerlemeler ne kadar güzel olsa da yeterli değildi. Mustafa Kemal Atatürk de bunun farkındaydı. O yüzden o “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarıdan fazla zayıflamış demektir.” sözüyle duruşunu göstermiştir. Elbette bu söz lafta kalmamış ve ardından bir dizi reformu da getirmiştir.
- Medeni Kanun’un Kabülü
- Karma Eğitim Sistemi
- Seçme ve Seçilme Hakkı
- Kadın İstihdamı
gibi pek çok reform yalnızca 10 yıl gibi kısa bir sürede gelmişti. Elbette bu devrimler aynı zamanda kadınların sosyal hayattaki yerine de katkıda bulunmuştu. Bu devrimler sayesinde Atatürk’ten sonra da ilerlemeler devam etmişti. Özellikle büyük şehirlerde kadınlar artık toplumun çalışan kesimine dahil olmuş ve ev içi şiddet konusu yargıya taşınmıştı. Elbette bugün de biliyoruz ki ülkemizde tüm bunlara rağmen şiddet, taciz ve toplumsal yargı gibi konularda ilerlemeler olması gerekmektedir.
Peki ya dünyada? Orada durum nasıl?
Dünyada Kadının Yeri
Özellikle 1960 yılından itibaren bugün “İkinci Dalga Feminizm” adını alan dönem başlamıştı. Bu dönemde sadece yasal haklar değil, toplumsal eşitlik istekleri hız kazanmıştı. Birçok yazar bu dönemde eserlerinde bu konulara yer vermişlerdi. Kadınların toplum dışına itilmesinin yarattığı sorunları anlatan “The Feminine Mystique” ve “Sırça Fanus” gibi kitaplar oldukça popüler olmuştu.
Yine bu dönemde kürtaj hakkı gibi konularda da mücadeleler devam etmişti. Kısacası, özellikle 2000’lerin başına kadar temel hakların yanına kültürel yaşam dengesinde de bir mücadele söz konusuydu ki aslında hala da öyle. Bugünlerde kadın hakları, artık yasal haklar üzerinden değil ancak eşit ücret hakkı, şiddete karşı duruş ve toplumun yargısı gibi konular özelinde devam ediyor. Artık kadın başkanlar ve kadın adayların sayısı artıyor, oy oranları yükseliyor ve mücadeleler hız kazanıyor. Kadın hakları davası, bugün sadece kadınların değil, erkeklerin de eşlik ettiği ve artık durdurulması mümkün olmayan bir harekettir. Doğa Filozofu ailesi olarak dileriz ki, gelecekteki 8 Mart’lar artık bir mücadelenin değil, tüm dünya olarak bir kutlamanın günü olsun. Unutmayalım ki Atatürk’ün de dediği gibi “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”
Kaynakça ve İleri Okuma
20th century women’s rights. (n.d.). Bill of Rights Institute. https://billofrightsinstitute.org/essays/womens-rights-in-the-late-20th-century
Burkett, E. (1998, July 20). Women’s rights movement | Definition, Leaders, Overview, History, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/womens-movement
Evans, E. (2024, October 12). Women in ancient Greece: what were their lives like? HistoryExtra. https://www.historyextra.com/period/ancient-greece/women-lives-work-ancient-greece/
Mark, J. J., & Stuart. (2024). Women in the middle ages. World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/article/1345/women-in-the-middle-ages/
McGee, S., & McGee, S. (2023, June 8). What role did women play in Ancient Rome? HISTORY. https://www.history.com/news/women-ancient-rome
Türkiye. (n.d.). UN Women – Europe and Central Asia. https://eca.unwomen.org/en/where-we-are/turkiye
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!









