Mount and Blade II: Bannerlord – Ortaçağ’da Krallık Kurma Oyunu


Mount and Blade II: Bannerlord, TaleWorlds Entertainment tarafından geliştirilen ve oyun dünyasının uzun bir süre boyunca beklediği bir savaş simülasyon oyunudur. Aslında Mount and Blade’i savaş simülasyonu ile sınırlamak doğru olmayacaktır çünkü bu oyun aynı zamanda yoğun rol yapma (roleplay) içeren bir oyun. Karakterimizi yaratıyoruz, ona bir arka plan hikâyesi yazıyoruz ve hikâyemize başladıktan sonra da kuracağımız iletişimden biz sorumlu oluyoruz. Yani savaş simülasyonu olmakla beraber rol yapma oyunlarının özelliklerini de taşıyor.
Mount and Blade Nedir?
Bu oyunun incelemesine geçmeden önce Mount and Blade serisini Türkler için özel yapan bir tarafı da anmak iyi olacaktır. Bu oyunun geliştiricisi TaleWorlds Entertainment aslında bir Türk firmasıdır. Oyunun büyük ölçüde yerli bir oyun olduğunu düşündüğümüzde ve Türkiye’de geliştirilen oyunların kolay kolay global etki yaratamadığını göz önüne aldığımızda Mount and Blade serisi de yerli bir oyun olarak önem kazanıyor.
Şirketin tarihini de bir parantez içinde anmak istiyoruz:
TaleWorlds Entertainment, 2005 yılında Armağan Yavuz tarafından kuruldu ve şirket ilk olarak “Mount and Blade” oyunlarıyla dikkat çekti. Şirket, bağımsız bir geliştirici olarak yola çıktı ve ilk kez Türk bir oyun firması bu kadar etkili bir şekilde dünyaya oyunlarını sunmayı başardı.
Bu şekilde de hem bizim için hem de dünyadaki oyuncu kitlesi için önem kazandı. Hadi, gelin şimdi bu oyunu beraber inceleyelim.
Bannerlord ve Warband
Mount and Blade II: Bannerlord’un, bir önceki oyun olan Mount and Blade: Warband’in genel olarak iyi taraflarını korumuş ve bir nevi Warband’in zamana yenilmemesi gerekliliğiyle yaratılan ikinci oyun olduğunu söyleyebiliriz. Oyunda Warband’e kıyasla pek fazla yenilik olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Warband’deki gibi gerçek zamanlı savaşlar, arka planda işleyebilen küçük bir hikâye, devasa online bir deneyim ve sandbox oynanabilen bir mod bulunuyor. Warband’in benzeri ve hatta tekrarı denebilecek bir oyun olsa da az önce belirttiğimiz gibi Warband’in üstünden geçen yıllar ve kendi kitlesinin ikinci oyunu görmek istemesi TaleWorlds’ü, hali hazırda bulduğu iyi formülü modernize ederek geliştirmeye itmiş diyebiliriz. Kaldı ki henüz ikinci oyun olduğundan dolayı fark yaratma zorunluluğunu hissetmeleri için de erken olacaktır.
Oynanış
Oynanışa geldiğimizde; oyunun oyunculara geniş bir özgürlük sunduğunu görüyoruz. Kendi karakterimizi oluşturup, orduları yönetiyoruz ve farklı krallıklar arasında ilişkiler kurabiliyoruz. İster bir haydut olarak krallıklara kafa tutuyoruz, ister istediğimiz krallığa katılarak zamanla kral olmaya kadar ilerliyoruz. Oynanış için kritik kısımlardan birisi kesinlikle kurduğumuz ilişkiler. Ordu kurma zamanınız geldiğinde lordların sizinle saf tutup tutmayacağı bu kurduğunuz ilişkilerle şekillenecek. Kontrol ettiğiniz şehir ve kaleleri nasıl yöneteceğiniz, birliğinize alacağınız yoldaşlar konusundaki seçimleriniz ve kısacası vereceğiniz her karar oyunun gidişatını derinden etkiliyor.
İş savaşlara geldiğinizde ise önünüzde iki seçenek oluyor. İlk yol; gerçek zamanlı savaşı seçerek kendinizin savaş alanına inmesi olacaktır ve böylece hem komutanlık yeteneklerinizi hem de savaş alanındaki bireysel başarınızı ortaya koyarak etki gösterirsiniz. İkinci yol ise hali hazırda geliştirdiğiniz ordunuzu savaşa yollayarak savaşı bir nevi simüle etmeniz olacaktır. Bu şekilde oyun size her savaşı uzun uzadıya oynamadan da sadece simülasyon yoluyla hareket etme şansı veriyor.
Hikâye
Mount and Blade serisi genel olarak hikâyeyi temele alan bir oyun değil. Asıl amacı yarattığı dünyada online oynanışı öne alarak gerçek zamanlı savaşlar sağlamak. Kendi oyuncu kitlesinin genel tercihi de bu mod olduğu için genel olarak eleştiri aldığı bir konu olmadığını söyleyebiliriz. Yine de bu oyunu oynayan ve online oyun sevmeyen bir kitlesi de var. Yalnızca hikâye modunda veya sandbox modunda kendi macerasını yaşayan oyuncular da bu eksikliğin farkında. Arka planda bir hikâye dönse de bu hikâye limitli görevler ve pek ilgi çekici olmayan bir amaç çevresinde dönüyor. Normal şartlarda bu hikâye eksikliği göze çarpardı ama bir savaş oyunu olarak öne çıkan ve savaş deneyimini sonuna kadar yaşatmak isteyen bir oyun olduğunu düşünürseniz bu eksiklik sizi de o kadar rahatsız etmeyecektir.
Ana hikâyesini de özet geçelim:
Warband’deki diğer olaylar sonucu imparatorluk dağılıyor ve ortaya Batanya, Kuzait, Vlandiya gibi alt krallıkların çıkması sonucu tüm haritayı içeren bir kargaşa çıkıyor. Peki genel anlamda övdüğümüz bu oyunun hikâye eksikliği dışında hiçbir zayıf tarafı yok mu?
Eksiklikler
Bannerlord özellikle erken erişim sürecinde bazı teknik sorunlar ve oyun dengelemesi ile ilgili sorunlar yaşadı. Zaman zaman sunucularında çökme problemi yaşanabiliyordu. Bazı oyuncular, oyunun bazı yönlerinin daha derinleştirilmesini ve belirli mekaniklerin geliştirilmesini istedi. Normal şartlarda bağımsız oyun şirketleri bu eleştirileri pek önemsemezken TaleWorlds sürekli olarak bu geri bildirimlere yanıt verdi ve oyunu geliştirmeye devam etti. Bu sayede gelinen noktada teknik açıdan çok daha temiz bir iş ortaya çıktı.
Sonuca geçmeden yazıda da yer yer belirttiğimiz başarılı yönleri gelin yeniden kısaca inceleyelim.
Mount and Blade II’nin Başarılı Yönleri
- Özgürlük: Oyuncular, kendi karakterlerini oluşturma, krallıklar arası ilişkileri yönetme ve savaş stratejilerini belirleme konusunda geniş bir özgürlüğe sahip. Bu, oyunun tekrar oynanabilirliğini artırarak oyuncular için kesinlikle cazip bir tecrübe sunuyor.
- Gerçek Zamanlı Savaşlar: Gerçek zamanlı savaşın oyun içine bu kadar güzel yedirilmesiyle beraber ister kale ve şehir almak için verilen savaş olsun ister boş bir meydanda koca orduların birbirlerine saldırmaları olsun gerçekten çok heyecanlı bir oynanış sunabiliyor.
- Rol Yapma: Oyunun belki de en çekici özelliklerinden birisi de bu ortaçağ dünyası içerisinde gezerken ticaret, sorun çözme ve karar verme dinamiklerini en üst şekilde size yaşatması oluyor.
Sonuç
Mount and Blade II: Bannerlord, genel olarak başarılı bir bağımsız oyundur demek yanlış olmayacaktır. AA veya AAA oyunlar (Büyük ve Çok Büyük Yapımlar) için kullandığımız başarı kavramı ile Bannerlord gibi bağımsız firmaların yaptığı oyunlardaki başarı kavramı doğal olarak farklı olacaktır. GTA 6 çıktığında olacak beklentimiz ile Bannerlord’daki beklentimiz ve bulduğumuz elbette farklıdır. Karşımızda bulunan oyunun bizi kaç saat eğlendirdiği, kaç kez yeniden oynattırdığı gibi ölçütlere baktığımda Bannerlord’un yapması gerekeni son noktada yaptığı oldukça aşikâr. Özetle, oyundaki savaşlara ve rol yapma deneyimine baktığımızda kesinlikle çok başarılı bir oyun olduğunu düşünüyoruz.
Tüm bu yazdıklarımızla beraber şimdi de Doğa Filozofu olarak puanımızı verme zamanı! Bizim bu oyuna puanımız aşağıdaki ölçütlerle ve sonrasında ortalama puanıyla belirleniyor:
- Oynanış: 8/10
- Hikâye: 7/10 (Konseptinden dolayı hikâyeyi deneyim ile birleştirerek puanladık)
- Görsellik: 6/10
- Görevler ve Aksiyon: 7/10
Bu ölçütlere bakarak da genel DF puanımız 7/10 oluyor!
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!










