Oyunsuz Duramayanlara: Yarın ve Yarın ve Yarın


“Hayatları boyunca birbirlerine âşık iki yakın arkadaş.
Gereken cesareti bir türlü gösteremediler.
Yıllar sonra video oyunu tasarımı dünyasında ortaklık kuran Sadie ile Sam, şöhreti, başarıyı, trajediyi ve ikiyüzlülüğü tadacak ve sonunda ölümsüzlüğe kavuşacak.”
(Zevin, 2024)
Kitap tanıtımı her ne kadar birbirlerine âşık iki arkadaştan bahsediyor olsa da eğer ki aradığınız romantik bir aşk hikâyesiyse yanlış yerdesiniz!
Romanın son sayfasını okuyup kapağını kapattıktan sonra aklımızdan geçen ilk kelime, “benzersiz” oldu. Bunu iyi veya kötü bir anlamda düşünmedik, oldukça objektif bir noktadan düşündük.
Her şeyden önce kitabın konusunu, spoiler vermeden özetlemeye çalışalım.
Kitap, çocukluk arkadaşı olan başkahramanlarımız Sadie ile Sam’in yıllar sonra bir tren istasyonunda karşılaşmaları ile başlıyor. Sam’in bir süre Sadie’ye seslenip seslenmemek konusunda yaşadığı iç muhakemeyi okuduktan sonra en sonunda seslenmeye karar vermesi ve Sadie’nin artık görmezden gelemeyeceği bir noktada Sam’e karşılık vermesi ile birlikte aslında hikâyenin içine girmiş oluyoruz. Sonrasında çarpıcı tanışma hikâyelerini ve yıllardır neden görüşmediklerini öğreneceğiz. Fakat şunu biliyoruz ki Sadie ile Sam, oyun oynamayı çok seven ve oyun oynama sevgisine dayanan ortak noktaları sayesinde aralarındaki bağı geliştiren iki yakın arkadaş. Yıllar sonra tekrardan karşılaşıp arayı kapatmaları, bizim için harika bir hikâyeye dönüşecek olan iş ortaklıklarına başlamaya karar vermelerine sebep oluyor.
Kitabın ilerleyen sayfalarında “Marx” isimli karakterle tanışıyoruz. Marx, Sam’in üniversitedeki oda arkadaşı. Kendisi oldukça yakışıklı, dikkat çekici ve Marx’ı kardeşi gibi gören, özellikle Sam bakımından son derece yardımsever bir karakter. Üçünün yolları tahmin edebileceğiniz üzere bir noktada kesişiyor. Fakat bu kısımları okurun kendisinin keşfetmesini tercih ederiz.
Kitabımız genel olarak Sadie ile Sam’in beraber oyun yaratmaya karar vererek bir oyun şirketi kurmaları ana hikâyesi üzerinden ilerliyor. Karakterlerimizin iç dünyaları, aileleri, geçmişleri ve geldikleri noktaya nasıl geldiklerini birer birer öğreniyoruz.
Kitapla ilgili bize benzersiz hissettiren ilk şey tabii ki kurgusu oldu. Açıkçası çok bilgisayar oyunu insanı olduğumuzu söylemeyiz. Fakat iddia ediyoruz kitabı okurken bizim gibi oyun sevdalısı olmasanız bile kitaba ara verdiğinizde bilgisayarınıza yeni bir oyun indirip oynama isteği duyacaksınız! Yazar Gabrielle Zevin, oyun dünyası ile gerçek dünya arasındaki bağlantıları, hayatı ve ölümü, duygusal geçişleri o kadar ustaca işlemiş ki gerçek dünyada dahi kendinizi bir oyunun içinde hissedeceksiniz diyemeyiz fakat kendinizi her daim oyun oynar gibi hissedeceksiniz diyebiliriz.
Kitabı okurken sürekli şaşırdık. Olayların akışı oldukça gerçek hissettirmenin yanı sıra karşınıza her an yeni sürprizler çıkabiliyor. Böylece kurgunun içerisinde kaybolmadan devamlı canlı ve uyanık bir şekilde okumanızı devam ettirebiliyorsunuz. Her ne kadar kitabın temelinde oyunlar varmış gibi görünse de aslında kitabın insan ilişkileri üzerine olduğunu söyleyebiliriz. Karakter gelişimleri ve aslında çocukluktan yetişkinliğe değin hayatlarına konuk olduğumuz başkahramanlarımızın kendilerine özgü kişisel özellikleri, oldukça gerçek hissettiriyor. Kurgusal karakter olmaları için abartılmamışlar, sıkıcı olmamaları için hayat akışları için özellikle çabalanmamış. Böylece her bir kitap kahramanıyla ayrı ayrı bağ kurabilecek ve belki de kendi hayatınızdaki insanlar ve ilişkilere benzetebileceksiniz.
Peki Kitabın Adı Nereden Geliyor?
“Yarın ve yarın ve yarın
Diyerek küçük adımlarla hayatın
Son hecesine kadar ilerler zaman.
Ölüm yolunda ilerlerken bütün dünlerimiz,
Geçmiş günlerimizdir sersemlere ışık tutan.”
William Shakespeare’in Macbeth adlı eserinden olan bu alıntı, kitaba ismini veriyor. Üstelik kitabın genelinde de Macbeth’ten esintiler görebiliyoruz. Macbeth’in ne ilgisi var diye düşünüyorsanız, kitabı okurken çıkacağınız yolculukta kendi keşiflerinizi yapmanızı tavsiye ederiz.
Kitapla ilgili diğer okurların yorumlarını incelediğimizde, puanların genelde kitabın uzatılmış olmasından kırıldığını görebiliyoruz. Diğer okurlar, belirli bir noktadan sonra kitabın sıkıcılaştığını ve ilişkilerin gel-gitlerinden ötürü okumanın zorlaştığını söyleyerek kitaba bir eleştiri getirmişler. Tabii ki herkesin okuma deneyimi kendine özgüdür. Fakat bizim için kitabı “gerçek” yapan kısım aslında tam da bu kısımdı: Kahramanlarımızın aralarındaki ilişkiler, iniş çıkışları, duygusal olarak hiçbir zaman aynı noktada kalmıyor oluşları ve her birinin kendi hayatlarındaki mücadelelere tanık oluyor olmak! Sam ile Sadie arasındaki arkadaşlık, aşk ve düşmanlık karmaşası bana Normal People isimli romanın başkahramanları arasındaki ilişkiyi hatırlattı. Kitabı okuyanlarınız varsa bana hak vereceksiniz!
Bize film izliyormuşuz gibi hissettiren ve okudukça kahramanlar için “Şu oyuncu iyi giderdi.” diye düşünebildiğimiz romanları okumayı seviyoruz. Gabrielle Zevin’in Yarın ve Yarın ve Yarın’ı da bize tam olarak böyle hissettirdi!
Umarız bu değerlendirme sonrasında Yarın ve Yarın ve Yarın sizlerin de okuma listelerinde yerini alabilmiştir! Keyifli okumalar diliyoruz.
NOT: Bu yazı yalnızca kitap incelemesi amacıyla yazılmıştır, herhangi bir reklam içermemektedir.
Kaynakça ve İleri Okuma
Yarın ve Yarın ve Yarın, Gabrielle Zevin, April Yayıncılık, 2024
Macbeth – Entire Play | Folger Shakespeare Library. (n.d.). Folger. https://www.folger.edu/explore/shakespeares-works/macbeth/read/
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!









