Kültür/Sanat

Chinua Achebe’den Parçalanma

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Okonkwo ve Esnemeyen Kuralların İçten Çöküşü
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Chinua Achebe’nin ilk romanı olan Parçalanma (Things Fall Apart) 1958’de yayımlanmış. Afrika Üçlemesi olarak bilinen serisinin ilk kitabı olan Parçalanma, ana karakteri Okonkwo’nun kişisel hayatı ve tecrübeleri etrafında kurgulanmış bir direniş romanı aslında. Nijeryalı yazar Achebe, diğer eserleri ile birlikte edebiyata katkıları dolayısıyla 2007 yılında Man Booker Ödülü’ne layık görülmüş. 

achebe
Bu görsel yapay zeka desteğiyle üretilmiştir.

Achebe, Parçalanma ile aslında Afrika kültürünü ve kabile yaşantısını objektif bir şekilde gözler önüne seriyor. Batı medyasında gösterilen barbarlık, ilkellik gibi kavramların toplumlarında portre edildiği şekillerde var olmadığını aksine toplumlarının inançları çerçevesinde gelişmiş bir yapıda olduğunu anlatıyor. Bu roman aslında Achebe tarafından kaleme alınmış bir direniş olarak da yorumlanabilir. Sömürgeciliğin silmeye çalıştığı kültürü hayatta tutma çabasının da üstüne çıkmış ; bu kültürü silmeye çalışan toplumların, Batı toplumunun dilini kullanarak yazmış ve kültürel hafızaya ismi kazınmış. Bu açılardan oldukça kıymetli bir roman ortaya koyan Achebe’nin anlattığı hikâye ise hem gösterdiği direniş hem de karakterinin başına gelenler açısından aslında trajik bir anlatı niteliğinde. Üstelik Parçalanma İngilizce yazılmış bir roman olsa da Afrika kabilelerindeki dili yansıtan özelliklere sahip. Kullanılan deyim ve atasözlerinin korunması, dil ve dil kullanımının aslında sadece Afrika kültüründe değil, her kültürde ne kadar önemli olduğunun da bir kanıtı. Bu açıdan Parçalanma için köprü görevi gören, iki farklı dili ve kültürü birleştiren bir roman demek de mümkün. 

Birinci Kısım

Romanın ana karakteri, Umuofia kabilesinden Okonkwo, gözden düşmüş ve saygınlığını yitirmiş bir babanın çocuğu olarak okuyucu ile buluşuyor. Babasından kendisine kalan sıfatlardan kurtulmak için hayatı boyunca hep çok çalışmış ve elde ettiği her şeyi kendi alın teri ile kazanmış bir karakter. Çalışkanlığı pek çok övgü getirmiş olsa da aynı zamanda hayatını kazanmak için gösterdiği insanüstü çaba yüzünden kalbi katılaşmış. 

achebe2
Bu görsel yapay zeka desteğiyle üretilmiştir.

“Unoka hiçbir ünvan almamış ve fazlasıyla borçlanmış bir hâlde öldü. Oğlu Okonkwo’nun ondan utanmasına şaşırmamak gerekirdi. Neyse ki bu insanlar bir adamı, babasının değil kendi kıymetine göre değerlendirirlerdi.” (Achebe, C. Parçalanma, İthaki yay. syf. 13)

Umuofia kabilesinin komşu köyü Mbaino ile kabilenin karıştığı bir kan davası sebebiyle Okonwo’nun gözetimi altına verilen İkemefuna, romanın ilerleyen bölümlerinde kabile büyüklerince ölüme mahkûm edilir. İkemefuna’nın ölümü, onu zaman içinde oğlu gibi sevmeye başlayan Okonwo için büyük ve acı bir kayıp oluyor. Bunun yanı sıra Okonkwo’nun en büyük oğlu de en yakın arkadaşını kaybettiği için bir boşluğa sürükleniyor. Fakat hikâyemizin alacağı trajik yön bununla bitmiyor. Klanın büyüklerinden Ezeudu öldüğünde geleneklere göre düzenlenen cenazede Okonkwo’nun tüfeğinden çıkan bir saçma, klan üyesi genç bir çocuğu öldürüyor. Bu yüzden Okonkwo ailesini toplayıp, annesinin klanına gitmek zorunda kalıyor. 

“Okonkwo’nun önündeki tek yol klandan kaçmaktı. Klan üyesini öldürmek toprak tanrıçasına karşı işlenmiş bir suç sayılırdı. Bu suçu işleyenenin kaçıp gitmesi gerekirdi. Suç, erkek ve dişi olmak üzere iki türlüydü. Okonkwo’nunki dişiydi çünkü istemeyerek olmuştu. Klana ancak yedi yıl sonra dönebilirdi.” (Achebe, C. Parçalanma, İthaki yay. syf. 111)

achebe3
Bu görsel yapay zeka desteğiyle üretilmiştir.

Okonkwo ailesiyle birlikte klandan ayrıldığı gece, Okonwo’nun dostları ve klanın kalanı Okonkwo’nun evini yakıyorlar. Bunu yapmalarındaki sebep, bir klan üyesinin kanıyla Okonkwo’nun kirlettiği toprağı temizlemek. Bu bakımdan, klanın bağlı olduğu geleneklerin, insanların ayrılmaz bir parçası olduğunu da görebiliyor okuyucu. Okonkwo’ya dair bir nefret hissedilmese dahi, gelenekleri böyle olduğu için hiç kimse tereddüt etmeden, sürgüne gönderilmiş Okonkwo’nun evini yakıyor. 

“Bir adam kazara işlediği bir suç yüzünden neden bu denli ağır bir acıya maruz kalıyordu? Fakat uzun süre düşünmesine rağmen hiçbir cevap bulamadı.” (Achebe, C. Parçalanma, İthaki yay. syf. 112)

İkinci Kısım

Ana karakterimiz Okonkwo sürgündeyken Umuofia’ya ‘beyaz adamlar’ gelmeye başlıyor. Parçalanma bu noktadan sonra sömürgeciliğin karanlık yüzüyle okuyucuyu günlük hayattan kesitlerle buluşturuyor. Okonkwo’nun eski köyündeki dostu Obierika onu ziyaret ettiği her seferinde köyleri Umuofia’daki değişimleri anlatıyor. Bu değişimler Okonkwo’nun hoşuna gitmese de en büyük oğlu, zamanında İkemefuna ile derin bir dostluk geliştirmiş olan Nwoye için tam tersi bir durum söz konusu. Nwoye anlatılan hikâyelerin etkisinde kalıyor, bir gün Okonkwo’ya oğlu Nwoye’nin sık sık misyonerlerin yanında görüldüğü söyleniyor. 

achebe5
Bu görsel yapay zeka desteğiyle üretilmiştir.

Hâlâ İkemefuna’nın ölümü atlatamamış olan Nwoye için klanın gelenekleri katı ve sert bir pratiği temsil ederken Umuafia ve civar köylerde bulunan misyonerlerin anlattığı, merhamet ve şefkati temeline alan bu yeni din, daha özgür ve çekici bir yol oluyor. Misyonerler özellikle toplumdan dışlanmış kişilere şifa olacak bir şefkat göstererek, tabiri caiz ise açık yaralardan içeri sızmaya başlıyorlar. Böylece Nwoye’nin babası ile arası açılırken aynı zamanda köyler içinde de bireysel değişimler ile toplumun aşina olduğu gelenekler sarsılmaya başlıyor. 

Üçüncü Kısım

Okonkwo’nun yedi yıllık sürgünün sona erip de köye döndüğü bu son kısımda hiçbir şeyin ailenin bıraktığı gibi olmadığı anlaşılıyor. Umuofia çoktan değişmiş, misyonerler köyde pek çok değişiklik yapmış. Okonwo’nun en çok üzülerek fark ettiği şey ise bu değişimin ilk başladığı zamanlardaki direncin kırılmış olması. Yani Okonwo köydekilerle birlikte misyonerlere direnmeyi ve onları köyden göndermeleri gerektiğini söylese de arkasında hiç kimse durmuyor. 

Son Söz

achebe4
Bu görsel yapay zeka desteğiyle üretilmiştir.

Romanın başlığı İrlandalı şair W. B. Yeats’in bir şiirinden alınmış; ‘Things Fall Apart’, Yeats’in İkinci Geliş (The Second Coming) adlı şiirinde bir dizenin başlangıcı. Yeats bu şiirinde I. Dünya Savaşı sonrası toplumda meydana gelen çöküşü anlatıyor. Achebe ise bu şiirden bir mısra alarak Afrika toplumu hakkındaki endişelerini dolaylı yoldan dile getiriyor aslında. Üstelik, Okonwo’nun kişisel trajedisini toplumsal bir değişimle yazarak aslında Achebe sömürgeliğin niçin yıkıcı olduğunu söylemektense okuyucuyu yıkılmaya başlayan ve sonunda çöken bir toplumun içine davet ediyor. Yani fikrini doğrudan beyan etmek yerine empati kuruduruyor; böylece kaleme aldığı eser ölümsüzleşirken okuyucu kitabı kapattıktan sonra bile etkisinden çıkamıyor.  

Kaynakça ve İleri Okuma

Achebe, C. (2020). Parçalanma (2. baskı). İthaki Yayınları.

Ansah, R. ve Segbefia, M. (2021). Elements of philosophy in Chinua Achebe’s Things Fall Apart (1958). Research Journal in Advanced Humanities, 2(3). https://doi.org/10.58256/rjah.v2i3.716

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (t.y.). Chinua Achebe. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Chinua-Achebe

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (t.y.). Things fall apart. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/topic/Things-Fall-Apart

Dilem Gürel

Herkese merhaba, ben Dilem Gürel. Şu anda Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü öğrencisiyim. Kitap okumaktan çok hoşlanırım ama özellikle fantastik edebiyat ve bilim kurguya bayılırım. Büyüdüğümde yazar olmak istiyordum, artık yeteri kadar büyüdüğümü düşünüyorum. Okuduğum kitapları ve öğrendiğim bilgileri sizlerle Doğa Filozofu aracılığıyla paylaşmak için sabırsızlanıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu