Ne Kadar Haz O Kadar Ahlak: Faydacılık


Felsefenin en önemli dallarından birisi ne diye sorarsanız ilk üç daldan birisi mutlaka etik olarak cevaplanacaktır. Bunun nedeni de etik dediğimiz olgunun tüm hayatımızı nasıl en iyi şekilde geçireceğimize cevap aramasındandır. Bu sorunun cevabı birçok filozof tarafından farklı şekillerde verilmiştir. Hatta bunun için daha önceden hazırlamış olduğumuz Tramvay İkilemi: İyiliğin Raylarında Yolculuk ve Mutsuzsan Ahlaksızsın: Erdem Etiği gibi felsefe alanındaki yazılarımızı inceleyebilirsiniz. Bu yazılarda da sıklıkla belirttiğimiz gibi ahlak kavramı dönemden döneme ve insandan insana sıklıkla değişiyor. Herkesin kurduğu sistem ve ahlaktan anladıkları değişkenlik gösterebiliyor.
Faydacılık Nedir?
Faydacılık aslında pragmatizmden esinlenerek kurgulandığını söyleyebileceğimiz bir sistem. O yüzden önce pragmatizm nedir sorusunu cevaplamak iyi olabilir. Pragmatizm, ana hatlarıyla bir işi maksimum verim ve hızla yapıp pratik bir işleyişle sonuç alma çabasıdır diyebiliriz. Bir diğer deyişle, faydacılık az çaba harcayarak çok iş yapmayı amaçlar. Bunun ışığında faydacılığa bakabiliriz. Faydacılık, John Stuart Mill ve Jeremy Bentham tarafından ayrı ayrı zamanlarda geliştirilmiş bir sistemdir. Önce Bentham sistemin temellerini atmıştır ve onun düşüncesine göre her eylemin bir sonucu vardır. O sonuç bizim ahlak sistemimiz için hayatidir. Eylem ne olursa olsun ilk bakacağı şey eylemin sonucudur. Sonucunda kaç kişinin nasıl fayda gördüğü, kimin nasıl zarar gördüğü, uzun vadeli ve kısa vadeli etkileri vb. birçok parametreyi önüne alır ve gerçekten ilginç bir matematiksel hesaplamayla o olayın ahlaki değerini bulur. Yani Bentham için ahlak neredeyse tamamen rakamlardan oluşan bir fayda-zarar sisteminden oluşur. Tabi bu sistemin matematiksel kısmının mantık dışı olduğunu sadece siz düşünmüyorsunuz. Sistemde neyin ne kadar etki edeceği, bunların katkı değerleri gibi şeylerin tamamen Bentham tarafından belirlenmiştir. Ayrıca, hayatın bu denli rakamlardan oluştuğunu söylemek de oldukça zordur. Hatta bunu da bir yana bırakırsak kim oturup da bu rakamları verecek ve her bir olay için ayrı ayrı hesaplayacak, değil mi? İşte John Stuart Mill de tam olarak böyle düşündü. Onun geliştirdiği sisteme geçmeden önce en azından Bentham ile faydacılığı genel anlamda anladık, değil mi? Bir olayın yarattığı fayda ve zarara bakıyoruz ve o eylemi yapan öznenin ahlaklı bir eylemde bulunup bulunmadığını anlıyoruz.
Mill’e geldiğimizde ise aslında faydacılığın temel anlayışını koruyup Bentham’ın aşırı rakam kullanımından arındırdığı bir sistemle karşılaşıyoruz. Mill, Bentham’a göre çok daha sezgici bir yaklaşıma sahipti. Yani o da aynı bakış açısında olsa bile insanların eylemlerine bu kadar üstten değerler atfedemeyeceğini biliyordu. Mill de Bentham gibi eylemlerin değerlerine pay biçiyordu ancak bunu matematik yerine sezgi ile yerine getirmeyi öneriyordu. Mill’i uzun uzun açıklamayacağım çünkü o, aslında yukarıda tanımını verdiğim faydacılığı oluştururken Bentham’ın aşırılıklarını sezgicilikle biraz daha temizlemiş oldu. İşte faydacılık bu şekilde oluşumunu tamamladı. Peki ama bu sistemin içinde mantıksızlıklar yok mu?
Faydacılıkta Ne Yanlış Olabilir?
Birazdan bahsi geçecek her şey kişilerin bakış açısına göre fark gösterebilecek yanlışlamalardır.
Soru 1: Madem eylemlerin yalnızca sonucu önemli, o zaman bizim niyetimizin hiçbir önemi yok. Bu durumda kötü niyetli olsak ama sonuç bir şekilde faydalı olursa o zaman ahlaklı olmaz mıyız?
Cevap 1: Kesinlikle öyle. Faydacılıkta bu sorun hep vardır. Yanlışlıkla birini öldüren adam mesela. O faydacılığa göre kimi nasıl öldürdüğüne ve bunun sonuçlarına bağlı olarak gayet yargılanabilir. Yine, birisinin tamamen kötü niyetle yaptığı eylemin olası iyi sonucunda ahlak sahibi biri gibi lanse edilmesi faydacılıkta mümkündür.
Soru 2: Döneminde kölelik insanlığın çoğuna fayda sağlarken sınırlı sayıda insana zarar veriyordu. O zaman faydacılık bu tarz insanı küçük düşüren durumlara açık mıdır?
Cevap 2: Tam olarak bu doğru diyemesek de yanlış demek de zor çünkü faydacılığa göre eskiden olan kölelik sistemi faydalı atfedilebilir ama Mill ve Bentham gibi faydacılar bunu onaylamadığı için veya hesaplama imkanımız olmadığı için tam bir suçlama da olamıyor. Yine de önerme yanlış değil. Yani faydacılık olası sunumlarda bu tarz sağ duyudan uzak olaylara yeşil ışık yakabilir.
Soru 3: Neyin faydalı olduğuna ve zararlı olduğuna nasıl karar veriliyor? Mesela 300 kişi bir olaydan fayda görürken 100 kişi zarar görse ama bu 100 kişi 300 kişinin gördüğü faydadan çok daha fazla zarar görse faydacılık 300 kişiyi mi savunur?
Cevap 3: Bu da aslında faydacı düşünürler arasında değişecektir. Bunun nedeni hangisine daha çok odaklandıkları. Sayı mı yoğunluk mu? Mesela faydacılığa göre sokaktaki adamın öldürülmesiyle bir ülke liderinin öldürülmesi aynı şey değil çünkü biri daha çok fayda veya zarar sağlayabilir. Aynısı bu konuda da geçerli. O 100 kişi kim, 300 kişi kim veya kim ne kadar zarar görüyor? Bu yanıtlar da onlar için önemli.
Omelas’ı Terk Edip Gidenler
Yazıyı bir soruyla bitirmek istiyoruz. Ursula Le Guin’in yazdığı bir hikaye vardır: Omelas’ı Terk Edip Gidenler. Bu hikayede Omelas adında bir yer vardır. Burası, insanların mutluluk skalasında mutlu diyebileceğimiz durumda oldukları bir yerdir. Mutluluktan ölmeseler de vasatın devamlı iki kademe üstündelerdir. Bu mutluluğun nedeni de şehrin tam merkezinde hapsedilen bir çocuktur. (Bunun sihirli ve fantastik bir hikaye olduğunu ve şu an sadece bu yazıya hizmet ettiğini unutmayalım.)
Bu çocuk zihinsel engellidir ve devamlı ağlamakta, bağırmaktadır. Yani acı çektiği barizdir. Şehirdekiler bilir ki mutlulukları bu çocuğun acısına bağlıdır. Bu çocuk salıverilirse tıpkı bizler gibi inişli çıkışlı ve yer yer acılı bir hayatları olacaktır yani standartları düşecektir. Çocuk çıktığında değişecek tek şey mutluluk dereceleri olacaktır. Şimdi soru şu: Farz edelim ki 100 kişi olan bu topluluk, çocuğun acı çekmesini önlemek için kendi (mutluluk) standartlarını bozmalı mı?
Kaynakça ve İleri Okuma
Dave@bltc.com. (n.d.). Past, present and future. Utilitarianism, https://www.utilitarianism.com/
Driver, J. (2014, September 22). The history of Utilitarianism. Stanford Encyclopedia of Philosophy. April 2, 2023, from https://plato.stanford.edu/entries/utilitarianism-history/
Encycloaedia Britannica, inc. (2023, March 31). Utilitarianism. Encyclopædia Britannica. April 2, 2023, from https://www.britannica.com/topic/utilitarianism-philosophy
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!







