FelsefeFilozoflar

Özgürlüğün Temsilcisi: Jean-Jacques Rousseau

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Rousseau ve Eşitliği Bozan Mülkiyet Çizgisi
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Günümüzde cumhuriyet, demokrasi ve bireylerin özgürlüğü artık bir soru işareti olmaktan çıkmıştır. Uygulanılsın veya uygulama reddedilsin yine de doğrusu ortadadır ancak bir dönem bu doğrular bu kadar ortada değildi. Bir dönem monarşiler vardı. Diktatörlük vardı. Her bireyin önemli olduğuna inanılmazdı. Şimdinin kesin ve mutlak doğruları nasıl ortaya çıktı peki? Elbette özgürlüğü, demokrasiyi ve insanların değerli olduğunu bas bas bağırarak savunan kişiler sayesinde…. Bu kişilerden birisi de bugün adını herkesin bildiği Jean-Jacques Rousseau.

Jean-Jacques Rousseau’nun Hayatı

Rousseau, çocuk yaşta annesini kaybetti ve babası tarafından büyütüldü. 16 yaşında Cenevre’den ayrılarak Avrupa’da gezgin bir yaşam sürdü. 1740’larda Paris’e yerleşti ve burada dönemin entelektüel çevrelerine katıldı. 1762’de yayımladığı “Toplum Sözleşmesi” ve “Emile” adlı eserleri, devrimci düşünceleriyle dikkat çekti. Bu eserleri Fransa ve Cenevre’de yasaklandı ve Rousseau hayatının geri kalanında sürekli sürgün altında yaşadı. 1778’de Fransa’da hayatını kaybetti.

Rousseau

İşte bu özgürlük savaşçısı filozofun hayatı bu 4-5 satıra sığabiliyor gibi görünüyor değil mi? Peki ya düşünceleri? Bu yazıda büyük bir olasılıkla anlamakta zorlanacağınız, “yok artık” diyebileceğiniz bir düşünceyle karşılaşmayacaksınız. Bunun nedeni Rousseau’nun anlatısının basit olmasından değil. Dünyanın onun düşüncelerini takip ederek anlattıklarını  kabul etmesinden geçecektir. Yoksa eminiz ki Rousseau’nun anlatısını 1400’lerde anlatsaydınız “Yok artık!” demeyi geçecek ve bu düşünceyi savunan herkesi hainlikle suçlayacaktır. Peki Rousseau ne anlatıyor ki anlatısı monarşiyi savunanları bu kadar rahatsız edebilir?

Doğa Durumu

Daha önce Thomas Hobbes yazımızda da bahsettiğimiz bir kavramı Rousseau ile yeniden hatırlayacağız: Doğa Durumu (State of Nature).

J.J. Rousseau, insan doğasının başlangıçta saf ve iyi olduğuna inanıyordu. İnsanlar doğuştan iyi, özgür ve eşit varlıklar olarak dünyaya geliyordu. İçinde kötülük yok denecek kadar azdı. Yani eğer kimse onu kötülüğe itmese insan her zaman huzur içinde yaşayan bir varlık olacaktı. Tabii işler onun hikayesinde böyle olmamıştır. Ona göre toplumun ve medeniyetin gelişimiyle birlikte bu saflık bozulur. Medeniyet, insanları yapay eşitsizliklere ve yozlaşmaya sürükler. Rousseau toplumun oluşmasıyla beraber ağır ağır eşitsizliklerin oluştuğunu ve insanların yozlaştığını söyler.

Rousseau 2

Bu yozlaşmayı başlatan da kendisini diğerlerinin önüne koyan soylulardır. İşte Rousseau buna soylu vahşi adını verir. Rousseau, monarşinin bu ayrıma neden olduğunu ve bu nedenle bu rejim şeklinden uzaklaşmamız gerektiğini düşünür. Ona göre özel mülkiyet eşitsizlikleri doğurur. İnsanlar doğuştan eşit olsalar da mülkiyetin ortaya çıkışı, sosyal sınıfları ve zengin-fakir ayrımını oluşturmuştur. Özel mülkiyet, insanlar arasındaki rekabeti ve çatışmayı artırarak doğal eşitliği bozar. Peki Rousseau devleti mi reddediyor? Elbette hayır.

Toplum Sözleşmesi

Rousseau, barış için bir devletin var olması gerektiğini ancak bu devletin yönetim şeklinin tek adam rejimine veya krallığa dayanmaması gerektiğini söyler. O, devletin meşruiyetinin halkın genel iradesine dayanması gerektiğini savunur. Rousseau’ya göre, insanlar özgürce bir araya gelerek ve ortak bir irade oluşturarak bir toplumu yönetir. Bu genel irade, bireysel arzuların ötesinde, toplumun ortak iyiliğini gözetir. Rousseau, hükümetin bu genel iradeye göre hareket etmesi gerektiğini, aksi takdirde halkın devrim yapma hakkının doğacağını savunur. Bu düşünce, devrimci ve demokratik hareketler üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuştur. “Devrim yapma hakkı” ifadesi dikkatinizi çekti, öyle değil mi? Evet! Rousseau ayaklanmanın bir hak olduğunu ve haksızlığı yine halkın bitirebileceğini düşünürdü. Bundandır ki bu düşüncelerini anlattığı Toplum Sözleşmesi (1762) kitabından 27 sene sonra Fransız halkı, hükümet genel iradeye göre hareket etmediği için ayaklanarak rejimi değiştirmiştir. O noktadan sonra cumhuriyet ve demokrasi kavramları ortaya çıkacak; 200 sene içerisinde, daha önceki insanlık tarihinin tamamında var olan monarşileri bir bir devirecekti.

Rousseau 3

Sivil Din

Peki bizim değerlerimiz ne olmalı? Sonuçta hepimiz farklıyız öyle değil mi? Hepimiz özeliz, biriciğiz. İsteklerimiz, ihtiyaçlarımız ve yaşam şekillerimiz birbirinden farklı. Biz nasıl aynı amaç doğrultusunda devam edeceğiz? Rousseau bunun cevabını “sivil din” olarak verir. Peki nedir bu sivil din? Tanrı inancı mı?

Bu noktada hayır. Rousseau, insanların ortak bir manevi bağlılığa ihtiyaç duyduklarına inanıyordu. Ancak, bu bağlılığın bireysel dinlerden değil, bir tür “sivil din” anlayışından gelmesi gerektiğini savunuyordu. Sivil din, toplumu bir arada tutacak ahlaki değerlerin ve kuralların birliğini sağlamayı amaçlar. Dini hoşgörüyü savunan Rousseau, aynı zamanda kilisenin siyasi iktidar üzerindeki etkisine de karşı çıkmıştır. Yani laikliği de savunmuştur. 

Rousseau 4

Bu sivil din, aslında birlik beraberlik ve ortak iyiliği bulmayı temel alan bir kavramdır. Tıpkı dinlerde takip ettiğimiz kurallar gibi, insanlara faydalı olacak bir yaşam şeklini takip etmek gibi olmalıdır, der Rousseau.

Özetle, Rousseau bugün bildiğimiz cumhuriyet, demokrasi, bireysel hak ve özgürlükler henüz bilinmez veya tam olarak savunulmazken; bu kavramların önemini tanıtmış ve savunmuştur. İşte onun gibi filozoflar ve bu filozofları takip eden figürler sayesinde bugün cumhuriyetler kurulmuştur. Rousseau’nun anlattığı soylu vahşilerden olmamayı başaran, kendisine devamlı “padişah ol” diyenlere kulak asmayıp, bizlerin özgür ve hakkını savunan bireyler olmasını sağlayan önderimiz Mustafa Kemal Atatürk de cumhuriyetin savunucularından birisi olmuştur. İnsanların hak ve özgürlüklerini sağlamak için kendi hayatından feragat edebilen bir liderin önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Onu takip eden diğer ülkeler de zamanla onun yolundan devam etmiştir.

Tufan Özdemir tarafından yazılan bu yazımızın içerik doğrulamasını Asu Pelin Akköse, yazım ve dil denetimini Sima Türküner, tasarımını ise Öykü Elif Cığız titizlikle tamamlamış olup son kontrolleri Mete Esencan tarafından yapılmıştır.

Kaynakça ve İleri Okuma

Cranston, M., & Duignan, B. (2024, August 20). Jean-Jacques Rousseau | Biography, Education, Philosophy, Achievements, Beliefs, Social Contract, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Jean-Jacques-Rousseau

Munro, A. (2024, August 20). State of nature | Definition, Hobbes, Locke, Rousseau, & Social Contract. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/state-of-nature-political-theory

Swaine, L. (2014, November 25). Civil religion | Definition, Examples & Rousseau. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/civil-religion

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu