Kararlarımızın Arkasında Ne Var?


Bir sabah uyanıyorsunuz ve kahvenizin yanında tatlı bir kurabiye yemek istiyorsunuz. Peki, ne yaparsınız? Canınız çektiği için hemen yer misiniz, yoksa sağlığınızı düşünerek kendinizi frenler misiniz? Peki, bir otorite figürü size hiç tanımadığınız birine zarar vermenizi söylese, bunu yapar mıydınız?
Her gün farkında olmadan verdiğimiz küçük ya da büyük kararların ardında bizi yönlendiren bilinç dışı mekanizmalar, toplumsal etkiler ve biyolojik eğilimler yatıyor. Öyle ki, basit bir marshmallow’u yememek bile, hayat başarımızı belirleyebilir mi? Ya da otoriteye duyduğumuz saygı, vicdanımızı susturabilir mi? İşte bu yazımızda, insan davranışlarının altında yatan öz denetim, itaat, öğrenilmiş davranışlar ve karar mekanizmalarını ortaya çıkaran en çarpıcı psikoloji deneylerini ele alacağız. Bunun için de ilk durağımız olan Marshmallow Testi ile başlayabiliriz!
Marshmallow Testi
Diyelim ki önünüzde nefis görünen bir tatlı var. Size, “Eğer 15 dakika beklersen bir tane daha alacaksın!” deniyor. Ne yaparsınız? Dayanır mısınız yoksa arkamızı döndüğümüz anda tertemiz bir tabak mı görürüz? İşte, 1960’ların sonlarında Walter Mischel’in Stanford Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği ünlü Marshmallow Testi, tam da bu sorunun cevabını arıyordu. Elbette deneyin ve testin amacı sadece bir atıştırmalıkla ilgili değildi; bu deney, sabrın, öz denetimin ve gelecekteki başarıyla bağlantısının bilimsel temelini oluşturan en ilginç çalışmalardan birisidir.
Peki bu test nasıl yapılıyor? Gelin birlikte görelim!
Walter Mischel’in yaptığı deneyde, 3-5 yaş aralığındaki çocuklar bir odaya alınır ve önlerine bir marshmallow konur. Çocuklara şu basit seçenek sunulur: Eğer 15 dakika boyunca marshmallow’a dokunmazlarsa ikinci bir marshmallow kazanacaklardır. Ama eğer hemen yemek isterlerse ek bir ödül alamayacaklardır.
Bu deneyin amacı, çocukların öz denetim kapasitelerini ve uzun vadeli düşünme becerilerini test etmekti. Tabii Mischel ve ekibi, olayın burada bitmediğini fark etti. 1990 yılında deneye katılan çocukları tekrar incelediklerinde, sabır göstererek bekleyebilenlerin daha başarılı akademik sonuçlar elde ettiği, daha sağlıklı ilişkiler kurduğu ve stresle daha iyi başa çıkabildiği ortaya çıktı.
Peki burada soru şu, burada çocuklar ikinci bir marshmallow yemek istedikleri için mi sabrettiler, yoksa otoriteye olan korkularından mı? Bu, ilginç bir soru çıkarıyor ortaya. Bizi hangisi daha çok motive eder: Ödül mü yoksa cezadan kaçınmak mı?
Milgram Deneyi tam olarak burada devreye giriyor. Daha önceki yazılarımızda bahsettiğimiz bir konsept olduğu için bu yazıda doğrudan üstüne gitmeyecek olsak da konuyla olan yadsınamaz bağlantısı nedeniyle kısaca anmak isteriz. Bu deneyde katılımcılara, bir başka kişiye (aslında bir oyuncuya) elektrik şoku verme talimatı verildi. Şoklar gerçekte uygulanmıyordu ancak aktör canı yanıyormuş gibi tepkiler veriyordu. Katılımcıların önemli bir bölümü bundan keyif almadıklarını ve durmak istediklerini söylüyorlardı ancak araştırmacılar net bir şekilde devam etmelerini söylüyorlardı. Katılımcıların çoğu, sırf araştırmacı “devam edin” dediği için yüksek voltajlara kadar şok vermeye devam etti. Aslında bu da Marshmallow Testi’ndeki ikilemi biraz daha çözerek insanların hazdan çok otoriteyi tatmin etme ihtiyacını gösteriyor. Peki otoriteye uyan ve Marshmallow Testi’nin işaret ettiği “sabırlı” ve “iyi huylu” çocuklar ileride nasıl oluyor?
Birçok sistem (Okul, iş yerleri, geleneksel evlilikler) uyumluluğu takdir eder öyle değil mi? Var olan şartlara uyum sağlayan, verilen komutları eksiksiz yerine getiren ve bunlara direnmeyen kişiler “başarılı” ve “uyumlu” olarak adlandırılır. Çocukluktan itibaren bunu sağlayan bireyler ise en nihayetinde toplum içinde başarılı kişiler olurlar. İyi bir muhasebeci, öğretmen veya öğrenci bu koşullarda “iyi” olarak anılıyor. Peki ya bir gün otorite olduklarında? İşte bunun reddedilemez bir yükü ve verdiği saldırganlık hâli vardır.
Stanford Hapishane Deneyi
Geldik daha karanlık kısımlara. Şu ana kadar çocuklarla başladığımız bu yolda “uyumluluk” , “otoriteye saygı” ve bebeksi kahkahalar vardı. Sonunda birisi otorite olduğunda ise artık başarının ölçütü veya etki alanı da değişecekti. Philip Zimbardo, 1971 yılında otoritenin kişileri nasıl değiştirdiğini görmek için Milgram Deneyi’ne benzer bir deney kurguladı: Stanford Hapishane Deneyi.
Bu deneyi de daha önce bir yazımızda aktarmıştık ancak konuyu tam olarak aktarmak açısından yine kısaca özetlemek isteriz. Milgram deneyinde otorite başkasıydı fakat bu deneyde otorite deneklerin ta kendisi olacaktı. Deneye katılan kişiler rastgele olacak şekilde mahkum ve gardiyan olarak ikiye ayrılacaktı. İki taraf da gerçekten mahkum veya gardiyan olmadıklarını biliyorlardı. Yani gardiyan rolündekiler karşılarındakilerin gerçekten suçlu olmadığını biliyordu. Buna rağmen gardiyan rolündekiler, mahkumlara her gün bir önceki günden daha sert ve baskıcı davranmaya başlamıştı. Yalnızca 4 gün içinde mahkum rolündekiler psikolojik olarak çöküşe geçti ve 2 hafta sürmesi planlanan bu deney 6. gününde durduruldu.
Bu deney, bize insanların, sosyal rollerin ve otoritenin etkisiyle kısa sürede normalde yapmayacakları şeyleri yapabileceğini göstermiş oldu. Tahmin edersiniz ki insanların illa büyük bir otorite koltuğuna oturması da gerekmiyor. Eğer bir baskınlık kurma şansı varsa insanların önemli bir bölümü bu şansı kaçırmıyor ve bir alt pozisyonda gördüğü herkese karşı bu şansını kullanıyor. Peki bir bebek bu otoriteyi gördüğünde ne yapıyor? Cevap basit. Taklit ediyor!

Kaynak: Children strike back – Bobo doll experiments
Bobo Bebek Deneyi
Varsayalım ki bu gardiyan rolünü gerçek hayatta da üstüne yapıştırmış bir ebeveyn var. Eve geliyor, bağırıyor çağırıyor veya kolayca öfkeleniyor. Bir şeyleri kırıyor. Evdeki çocuğa da bir şey yapmadığını, onu bu şiddetin dışında bıraktığını düşünelim. Bu durumda ne oluyor? İşte Bobo Bebek deneyi tam olarak bunu ölçecekti.
Bu deneyde çocuklar, bir yetişkinin şişme bir Bobo bebek oyuncağına vurduğunu ve ona şiddet gösterdiğini izledi. Çocuklara herhangi bir komut verilmedi. Yetişkinler en ufak şekilde çocuklara baskı yapmadı veya üstlerine gitmedi. Yine de şiddeti izleyen çocuklar da bebeğe vurmaya, ısırmaya ve zarar vermeye başladı. Ha derseniz ki “Gıcık tipli bir oyuncak mı bu ya? Belki hak eden bir tipi vardır?” inanın olay bu değildi. Zira, bu şiddeti görmeyen apayrı gruptaki çocuklar bebekle zarar vermeden güzelce oynuyordu. Bu da çocukların gördükleri hareketleri taklit ettiklerini çünkü otoriteye uyum sağlama ihtiyaçlarını göstermiş oluyordu.
Peki, tüm bu deneyler bize ne öğretiyor? Verdiğimiz kararların gerçekten özgür irademizin ürünü olup olmadığını sorgulamak için cesur olmalıyız. Bazen bir çocuk gibi sabır testinden geçeriz, bazen de bir otoritenin gölgesinde ahlaki sınırlarımızı unuturuz. Çevremiz, yetiştirilme tarzımız, biyolojik eğilimlerimiz ve toplumsal normlar, en basit seçimlerimizden en büyük kararlarımıza kadar bizi şekillendirir. Bu bilgiyi bilinçli şekilde kullanarak daha farkında, daha dirençli ve belki de daha özgür kararlar verebiliriz çünkü kararlarımız sadece bizim değil, bizi inşa eden tüm unsurların ortak bir ürünüdür.
Belki de en önemli soru şu: Bunu bilmek, gelecekteki seçimlerimizi değiştirmemizi sağlar mı?
Kaynakça ve İleri Okuma
Conti, & Regina. (2014, November 4). Delay of gratification | Psychology, Self-Control & Benefits. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/science/delay-of-gratification#ref1206154
Eldridge, & Stephen. (2025, July 17). Milgram experiment | Description, Psychology, Procedure, Findings, Flaws, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/science/Milgram-experiment
Everywhere Psychology. (2012, August 28). Bandura’s Bobo Doll Experiment [Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=dmBqwWlJg8U
Nolen, & L, J. (2009, October 6). Bobo doll experiment | Description, Methodology, Results, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Bobo-doll-experiment
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2025, July 21). Stanford Prison Experiment | History & facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Stanford-Prison-Experiment
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!











