Sovyetler Birliği Neden Dağıldı?


Yakın tarihin gördüğü en büyük devlet kimdir sizce? 20. yüzyılın başındaki Birleşik Krallık mı? Günümüzün en dominant gücü Amerika Birleşik Devletleri mi? Yoksa Nazi Almanyası mı?
Şüphesiz bu devletlerin hepsi çağının en dominant gücü olabilmişlerdi. Kimisi kısa süre, kimisi çağlarca, kimisi son yüzyılda. Bu üç devletin ortak özelliği nedir peki? Hepsinin güçlü dönemleri yakın zamanlarda gerçekleşmiştir. İngiltere ve Amerika, Nazi Almanyasının güçlü döneminde (1930-1944 yılları arasında) ona karşı koyabilecek nadir güçlerdendi. İngiltere’nin galibiyetlerle geçen tarihine göre bu dönem zayıf bir dönem olarak kabul edilse bile İngiltere Nazi Almanyası ile baş edebilecek güce sahipti. Bu anlamda geri plana atılmamalıdır. Bu devletler bu kadar güçlüyken hepsinin korktuğu bir devletten bahsetsek size? Sovyetler Birliği!
Evet, Sovyetler Birliği bir devlete göre pek uzun ömürlü olmadı. Bu kadar güçlü olan bir ülke nasıl bu kadar sıra sürede dağılabildi peki? Bugün bu sorunun cevabını birlikte inceleyeceğiz!
Sovyetler Birliği’nin Kuruluşu
Sovyetler Birliği veya tam adıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1922 yılında Vladimir Lenin önderliğinde kurulmuştu. Lenin önderliğindeki Bolşevikler, kendisinden önceki geçici hükümeti devirdi ve iktidara geldi. “Kim bu Bolşevikler?” diye sormak lazım elbette. Bolşevikler aslında Marksist Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin içerisindeki aşırı solcu bir gruptu. Hâlihazırda aşırı sol bir partinin içerisindeki aşırı sol bir birlik olan Bolşevikler, yönetimi 25 Ekim 1917’de ele geçirdi. Bu tarihte 1. Dünya Savaşı devam etmekteydi.
Lenin, içeride güçlü bir yapılanmaya gidebilmek adına tüm savaşlardan çekildi ve hiçbir hak talep etmedi. Bu en çok Osmanlı’nın işine gelecekti. Rusların çekilmesiyle kuzeydeki tehlikeden arınmış olacaktı. Elbette, savaştan çekilen Rusları zor bir süreç bekliyordu. Lenin, içeride birçok devrime imza attı. O döneme kadar soyluların bulunduğu Rusya bir anda tüm halkın eşit olduğu ve işçilerin ön planda tutulduğu bir sosyalist rejime geçmişti. Elbette bu rejim hemen kabul görmeyecekti. Bugünkü Rusya sınırı içerisindeki Bolşevik karşıtları, İngiltere gibi ülkelerden de destek alarak Lenin’e karşı ayaklandı. Aynı sıralarda bu karışıklıkları fırsat bulan Romanya, Japonya ve Polonya da saldırıya geçti. Lenin buna karşılık olarak 2. Dünya Savaşı’nda adı sıklıkla duyulacak olan Kızıl Ordu’yu kurdu. Monarşi taraftarı olan isyancılar da buna karşı Beyaz Terör adı verilen bir harekete başladı ancak bu hareket halk tarafından pek destek görmedi. Bunun nedeni Beyaz Terör hareketini düzenleyenlerin dış devletlerden destek almalarıydı. Yine de çetin bir karşılaşma olacaktı. Bolşevikler bu karşılaşmada üstün devam ederken İngiltere ve Amerika, Beyaz Terör’ü desteklemeyi bıraktılar ve tüm sağladıkları imkanları geri çektiler. Buradan sonrası tam bir Lenin zaferi olacaktı.

Ne Beyaz Terör ne de Rus topraklarını işgal eden ülkeler başarıya ulaşabilmişti. Lenin, zekasıyla ve stratejik başarılarıyla galibiyeti getirmişti. Böylece 1922 yılında her şeyin normale dönmesi ve düzenin sağlanmasıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kurulmuş oldu.

“Ya bu devletin ismindeki 4 kelimenin 3’ünü biliyorum ama bu Sovyet kelimesi nedir? Yazının önceki kısımlarında da bir isim yok? Lenin’in göbek adı mı bu?” diyorsanız çok hızlı etimolojisini inceleyelim. Sovyet sözcüğü ya da Rusça yazımıyla “Sovet” aslında dilimizde “toplantı” anlamına gelir. 1905 Devrimi sırasında işçi ve köylü temsilcilerin oluşturduğu yerel meclisleri tanımlamak için kullanılırdı. Bu ismin devletin adında kullanılması da işçi ve köylünün önde tutulduğunun göstergesidir.
Stalin Geliyor!
1922’de Sovyetler Birliği’nin kurulmasıyla beraber sosyalizm Rus coğrafyasına tam anlamıyla gelmişti ancak beraberinde büyük bir kıtlık da ona eşlik edecekti. 1921’de isyancı ve işgalci kuvvetler hala Sovyetler Birliği’ni zorluyordu. Bu dönemde savaş ekonomisine geçme durumunda kalındığında kıtlık da beraberinde geldi. 1921-1922 yılları arasında bu kıtlık 6 milyon canı almıştı.
Bu nedenle ülke kurulduğu anda Lenin’in amacı tüm ekonomiyi yeniden inşa etmekoldu. Modern tarım, enerji kaynaklarının düzgün kullanımı gibi süreçlere başlayan Sovyetler Birliği, yine bu dönemde NEP (Yeni Ekonomi Politikası) adı verilen bir sisteme geçti. Bu sistem aslında kapitalist bir sistemdi ancak kıtlığın ve fakirliğin çözümü de buydu. 1928’e kadar bu sistem devam edecekti. Bu sistemin fişini Lenin’in halefi Stalin sona erdirecekti.
Stalin, uğruna savaştığı ülkeyi çok kısa bir süre yönetebilecekti. Ülke kurulduktan hemen sonra sağlığı bozulan Lenin 1923’te felç oldu ve 1924’te öldü. Bu vefat, ülkeyi derin bir yasa boğdu. Ölümünün ardından yeni lider konusu da konuşuldu. Kısa bir süre kolektif bir iktidar ülkeyi yönetse de en nihayetinde yeni bir lider gelecekti. Bunun için 2 aday vardı: Lev Trotski ve Josef Stalin.

Lev Trotski, Kızıl Ordu’nun önderiydi. En zor dönemlerde Lenin’in yanındaydı. Stalin ise, Milliyetler Halk Komiseriydi. Stalin, yaklaşık 4 sene boyunca Trotski ile politik bir savaş verdi ancak sonunda Trotski’nin sürgün edilmesine neden olarak kendisi başa geldi. Bu noktadan sonra yaklaşık 30 senelik bir diktatörlük dönemi başlayacaktı.

Stalin’in en aktif dönemleri 2. Dünya Savaşı hazırlıkları ve savaş ile geçecekti. O nedenle yazının konusu gereği siyasi gelişmeleri burada bırakacağız. En nihayetinde Lenin ve Stalin dönemleri ülkenin kuruluş ve yükseliş dönemleriydi. Hem askeri hem de siyasi olarak bu sosyalist rejim başarıya ulaşmıştı ancak bu durum hep böyle kalmadı elbette.
Duraksama ve Düşüş Dönemi
Stalin sonrası yaklaşık 30 sene ülke hala büyük güç konumunda kaldı ancak yer yer duraksamalar görüldü. Peki neden düşüşe geçildi? Bunun öncelikli nedeni ekonomik sorunlardı.
Sovyetler Birliği, kapitalist bir dünyadaki sosyalist bir ülkeydi. İlk başlarda bu farka rağmen uyum sağlayan Sovyetler Birliği, ekonomik olarak başarılı oldu ancak zamanla sorunlar baş gösterdi. Dünya ile Sovyetler arasındaki bu ekonomik uyumsuzluk zamanla verimsizlik, teknolojik geri kalmışlık ve kaynak israfı gibi problemlerle ekonomik durgunluğa neden oldu. 1980’lere gelindiğinde, Sovyet ekonomisi, Batı ülkelerine göre geri kalmış durumdaydı. Ağır sanayiye yapılan yatırımlar, tüketici ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersiz kaldı.
Elbette tek sorun iç ekonomide değildi. Sovyetler Birliği, ABD ile soğuk savaş halindeydi. İki ülke karşıt cephelerdeydi ve devamlı olarak birbirlerini hedef alıyorlardı. Bu nedenle devamlı olarak kaynak harcanması gerekiyordu. Bu nedenle Sovyetler, altından kalkamayacağı bir ekonomik savaşın da tarafı oldu.
Zaten sosyalist rejimin 1980’lerde çökmeye başlamasıyla Sovyetler de sorun yaşayacaklarını hissediyordu. Polonya, Macaristan, Doğu Almanya gibi ülkelerde komünist rejimler çökerken, kapitalist sistemler güç kazanıyordu. Bir de bunların üstüne birçok tarihçinin büyük bir hata olarak gördüğü Sovyetler Birliği’nin Afganistan’a müdahalesi gerçekleşti.
1978’de Afganistan’da komünist eğilimli Halkın Demokratik Partisi (PDPA) iktidara geldi. Bu yeni hükümet, radikal reformlar yaparak geleneksel Afgan toplumunu dönüştürmeye çalıştı, ancak kısa sürede halk arasında hoşnutsuzluk oluştu. Reformlar özellikle muhafazakar kesimlerde ve kırsal bölgelerde büyük bir direnişle karşılaştı. Bunun sonucunda, ülkede iç karışıklıklar başladı ve İslamcı direniş grupları, özellikle kırsal kesimlerde hızla güç kazandı.
Sovyetler Birliği, komşusu olan Afganistan’da komünist rejimin çökmesini önlemek amacıyla 1979’da askeri müdahalede bulunmaya karar verdi. 24 Aralık 1979’da Sovyet birlikleri Afganistan’a girdi ve iktidardaki Hafizullah Amin rejimini devirip yerine Sovyet yanlısı Babrak Karmal’ı getirdiler. Elbette Sovyetler’in bu müdahalesi Afgan halkı tarafından pek hoş görülmedi.
Afgan mücahitler; ABD, Pakistan, Suudi Arabistan ve diğer Batı ülkelerinden aldığı silah ve lojistik destekle Sovyetlere karşı etkili bir direniş sergiledi. Özellikle ABD’nin sağladığı Stinger füzeleri, Sovyet helikopterlerini düşürmede etkili oldu ve savaşın dengesini değiştirdi. Kısa süre içerisinde Afgan coğrafyasına tutunamayan Sovyet askerleri ağır kayıplar verdi. 1985’te iktidara gelen Mihail Gorbaçov askerlerini bölgeden çekmek durumunda kaldı. Bu da Sovyetler’in tüm otoritesini ve itibarını zedeledi. Bu çekilme süreci 1989’da son buldu ancak Sovyetler’in alnına kara bir leke sürülmüş oldu.

1985 sonrası, Sovyetler Birliği içerisindeki slav ırklar kendi devletlerine kavuşmak istediler. Bu hareket içeride Afganistan Savaşı, dışarıda Sovyetler Birliği’ne ciddi bir tahribat yaratıyordu. Mihail Gorbaçov, iktidara geldiği andan itibaren bunları regüle etmeyi denemişti. Gorbaçov, Sovyet ekonomisini ve siyasi yapıyı modernize etmeyi amaçlıyordu ancak bu reformlar, birçok muhafazakar komünist lider tarafından hoş karşılanmadı. Gorbaçov, ekonomik yapıyı serbest pazar unsurlarıyla dönüştürmeye ve siyasi özgürlükleri artırmaya çalışıyordu. Bu durum, Sovyet yönetici sınıfı içinde bölünmelere yol açtı ve bazı kesimler Gorbaçov’un ülkenin birliğini ve ideolojik temelini tehlikeye attığını düşünmeye başladı.
Ekonominin çökmesi, bugünkü Baltık ülkelerinin bağımsızlık talepleri, içeride var olan rekabet gibi faktörler nedeniyle ülke zor durumdaydı. Bunlar yetmezmiş gibi 19 Ağustos 1991’de Gorbaçov üstünden bu yükü atmak amacıyla tatildeyken, muhafazakar Sovyet yetkililerden oluşan bir grup darbe yapmaya kalkıştı. Bu grup, Gorbaçov’u ev hapsine aldı ve ülkede olağanüstü hal ilan ederek yönetimi devraldıklarını duyurdu. Darbeciler, ülkenin dağılmasını önlemek ve komünist yönetimi eski haline getirmek istiyordu.

Ancak darbe girişimi başarısız oldu. Özellikle Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, darbecilere karşı çıkarak halkı direnişe çağırdı. Moskova’da halkın desteğiyle Yeltsin’in direnişi başarılı oldu ve darbe girişimi üç gün içinde bastırıldı. Yine de bu girişim tüm bu olayların üstüne geldiğinde Gorbaçov kaçınılmaz sonu görmüş oldu. Böylece aynı yılın Aralık ayında yine Gorbaçov önderliğinde Belovej Antlaşması ile Sovyetler Birliği resmen dağıtıldı.

Bu antlaşma sonrası Ukrayna, Belarus, Estonya, Letonya, Litvayna, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Moldova ve elbette Sovyetler Birliği’nin halen özdeşleştirildiği Rusya doğmuş oldu.

İşte Sovyetler bu şekilde dağıldı ve bugünkü dünya siyasi haritası büyük ölçüde güncel görünümüne kavuşmuş oldu.
Kaynakça ve İleri Okuma
Britannica money. (2024, October 4). https://www.britannica.com/money/New-Economic-Policy-Soviet-history
Hingley, R. F. (2024, October 9). Joseph Stalin | Biography, World War II, death, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Joseph-Stalin
Pipes, R. E., Dewdney, J. C., McCauley, M., & Conquest, R. (2024, October 8). Soviet Union | History, Leaders, Flag, Map, & Anthem. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/place/Soviet-Union
Resis, A. (2024, August 22). Vladimir Lenin | Biography, Facts, & Ideology. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Vladimir-Lenin
Riasanovsky, N. V., Taruskin, R., Medvedkov, O. L., Medvedkov, Y. V., Hellie, R., Wachtel, A. B., Raeff, M., Lieven, D., Hosking, G. A., McCauley, M., Seton-Watson, H., Keenan, E. L., Vodovozov, S. A., & Dewdney, J. C. (2024, October 10). Russia | History, Flag, Population, Map, President, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/place/Russia/Soviet-Russia
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (n.d.). The dissolution of the Union of Soviet Socialist Republics | Britannica. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/summary/Soviet-Union
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (1998, July 20). Soviet | Structure, Functions & History. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/soviet-government-unit
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2024, September 10). Soviet invasion of Afghanistan | Summary & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Soviet-invasion-of-Afghanistan
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!










