Şehzade Mustafa Neden Öldürüldü?


Daha önceki yazılarımızda Kanuni Sultan Süleyman’ın gözde oğlu Şehzade Mehmed’in ölümünü anlatmıştık. Orada bu ölümün bir entrikanın sonucu olup olmadığını anlamaya çalışmıştık. Bu yazımızda ise ölümü kesin bir entrika sonucu olan, Kanuni’nin bir diğer oğluna odaklanacağız. Bugün bile Osmanlı’nın en büyük “Yaşasaydı ne olurdu?” ihtimallerinden birini barındıran Şehzade Mustafa’nın infazına ve bunun Osmanlı üzerindeki etkilerine değineceğiz.
Yeniçerilerin Dostu Hürremin Düşmanı: Şehzade Mustafa
Biraz muzip bir alt başlık olduğunun farkındayız ancak ne yapalım? Biz de bu dramatik yazıda okuyucumuzu birazcık tebessüm ettirmek istiyoruz. Tabii yazının kalanında ne yazık ki bu kadar muziplik yapamayacağız. Her zaman olduğu gibi konumuzu direkt anlatmaktansa biraz size başrolümüzü tanıtmak istiyoruz yani Şehzade Mustafa’yı. Kimdir Mustafa?

Mustafa, 1515 yılında doğan Kanuni Sultan Süleyman’ın Mahidevran Hatun’dan olan ve Kanuni’nin yaşayan en büyük oğluydu.Henüz çocuk yaşta iken eğitimine başlandı, dönemin en iyi hocalarından dersler aldı. Zekâsı, cesareti ve askerî meziyetleriyle kısa sürede çevresinde saygı kazandı. 1534 yılında Manisa sancakbeyliğine, ardından Amasya’ya tayin edildi. Bu tayinler, onun taht için güçlü bir aday olduğunu gösteriyordu. Tabii şunu da atlamamak gerekir, Manisa sancakbeyliği olabilecek en prestijli yerdi. Burada kendisi babasıyla ters düştüğü bir dönemin ardından Amasya’ya tayin edilmiş ve yerine küçük kardeşi Mehmed gelmişti. Bir önceki yazımızdan da hatırlayabileceğiniz üzere bu durum ikisi arasında bir taht rekabetinin baş gösterebileceği anlamına da geliyordu ancak Mehmed erken yaşta öldüğü için bu rekabeti asla görmedik.
Mustafa’ya dönersek, o sadece sarayda değil; özellikle ordu içinde büyük bir sevgiyle karşılanıyordu. Yeniçeriler ve askerî sınıf, onu Kanuni’nin doğal varisi olarak görüyordu. Halk da ona gelecekteki padişah gözüyle bakıyordu. Güçlü, karizmatik ve adil bir lider olacağına dair yaygın bir inanç vardı.
Tabii bu durum birinin dikkatini çekiyordu: Hürrem Sultan!
Ölüme Giden Yol
Şehzade Mustafa’nın başındaki en büyük tehditlerden biri, kesinlikle Hürrem Sultan’dı. Kanuni’nin gözdesi ve resmî nikâhlı eşi olan Hürrem, kendi oğullarından birinin tahta çıkmasını istiyordu. Bu da doğrudan Mustafa’yı devre dışı bırakmak anlamına geliyordu. Ayrıca pek çok tarihçiye göre Hürrem Sultan, Mehmed’in ölümünden Mahidevran Sultan’ı sorumlu tutuyordu. Ayrıca öyle olmasa bile Mehmed öldükten sonra Mustafa tartışılmaz olarak tahtın gelecekteki sahibi olarak görülüyordu. Bu nedenle ondan kurtulması şarttı.

Hürrem’in etkisiyle sadrazam olan Rüstem Paşa, bu planın uygulayıcısı oldu. Rüstem Paşa, hem Hürrem’in damadıydı hem de devlet işlerinde son derece kurnaz ve pragmatik bir karakterdi. Onun görev yaptığı dönemde Mustafa aleyhine raporlar hazırlanmış, casus ağlarıyla Mustafa’nın İran ile gizli ilişkilere girdiği iddia edilmişti.

Mustafa’nın İran’a mektup yazdığı, tahtı zorla ele geçirmeye çalıştığı, hatta babasını tahttan indirme planları yaptığına dair belgeler Kanuni’ye sunuldu. Bugün bu belgelerin büyük çoğunluğunun sahte olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, onlar aracılığıyla Mustafa’ya Kanuni’nin onu padişahlığa hazır hâlde görmek istediği iletilmiştir. Bu nedenle Mustafa sakal bırakmış ve kendisine kaftan hazırlatmıştır. Bunun Osmanlı’daki karşılığı “Tahta göz diktim.” demektir çünkü şehzadeler bu durum dışında sakal bırakmazlardı. Bu durumu gören Kanuni de onun gerçekten de ihanet edeceğine inanmıştı.
1553 yılında Osmanlı ordusu, Nahçıvan Seferi için sefere çıktı. Kanuni, Konya yakınlarında ordusuyla konaklarken, Şehzade Mustafa da babasıyla görüşmek için otağa çağrıldı. Bu, Mustafa için sonun başlangıcıydı. Otağa girdiği an idam fermanı çoktan yazılmıştı.
Yeniçeriler arasında sevgisiyle bilinen Mustafa, babasının otağına girdiğinde sadrazam Rüstem Paşa tarafından önceden organize edilen cellatlar tarafından boğularak öldürüldü. Öldürülmesi sırasında direndiği, bağırdığı, askerlerin tepki gösterdiği ancak hiç kimsenin onu kurtarmaya cesaret edemediği anlatılır.

Bu idam, Osmanlı tarihinde derin bir travma yaratmıştır. Kanuni Sultan Süleyman gibi büyük bir padişahın kendi oğlunu öldürtmesi, hem dönemin hem de sonraki yüzyılların ahlaki ve siyasî sorgulamasına maruz kalmıştır. Bu idam sonucunda hem halk, hem yeniçeriler hem de saray içerisinde sorgulamalar başlamıştı. Bu durumu dengeleyebilmek için Kanuni, Rüstem Paşa’yı azletmek zorunda kaldı. Yerine Kara Ahmed Paşa’yı getirdi. Tabii bu geçici bir adımdı. Rüstem daha sonra tekrar göreve döndü. Bu olay, sarayda entrikaların ne denli güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu. Daha sonrasında Kanuni bu kararından pişman olmuş olacaktır ki aşağıdaki beyti yazmıştır:
“Bîgânelere bakma cümle işin iç yüzün bilmezler
Bir özge derde müptelâyım ben, neyleyim el bilmez.”
Anlamı da şu şekildedir:
“Elalemin ne dediğine aldırma, çünkü hiçbiri işin iç yüzünü bilmez.
Ben bambaşka bir derde tutulmuşum; ne yapayım, bunu başkaları anlayamaz.”
Bu beyitler Mustafa için mi yazılmıştır bilinmez ancak yorumlar bu yöndedir. Sonuçta Mustafa öldükten sonra Kanuni’nin de değiştiği ve farklı bir hüzne büründüğü de söylenenler arasındadır.
Peki Mustafa Tahta Göz Dikmiş Miydi?
Şehzade Mustafa’nın gerçekten tahta göz dikip dikmediği tarihçilerin hâlâ tartıştığı bir konudur. Dönemin Safevî-Osmanlı ilişkileri bağlamında, Mustafa’nın İran şahıyla gizlice haberleştiği iddiaları, Osmanlı devlet aklı açısından “ihanet” sayılmış olabilir. Ancak günümüzde bu belgelerin çoğunun sahte olduğu, hatta bizzat Rüstem Paşa tarafından organize edilen bir komploya dayandığı yönünde ciddi akademik görüşler mevcuttur.

Buna karşılık bazı tarihçiler de Mustafa’nın ordu gücünü arkalamış olmasının, babasını endişelendirmiş olabileceğini, bu nedenle “fiilî bir tehdit” olmasa da “potansiyel bir tehdit” olarak görülmüş olabileceğini savunur ancak şu kesindir ki Kanuni bu fermanı bizzat kendisi yazmıştır. Kandırılmış olsun veya olmasın karar onundur.
Tartışmasız olan şudur ki Mustafa’nın ölümü birçok büyük olayın dolaylı olarak nedeni olmuştu. “Ne gibi?” derseniz örnek olarak aşağıdaki nedenlere bakabiliriz:
- Yeniçeriler ve taşra bürokrasisinin saraya olan güveni sarsıldı.
- Hürrem Sultan ve Selim lehine saray dengesi tamamen değişti.
- Bayezid ile Selim arasındaki mücadele kaçınılmaz oldu.
- Kanuni sonrası dönem zayıf bir padişah olan II. Selim’le başladı.
Her ne olursa olsun, Mustafa’nın ölümü, Kanuni’den sonra gelecek olan padişahın vasfını azaltmış ve Osmanlı’ya kısa ve uzun vadede zarar vermiştir.
Kaynakça ve İleri Okuma
Atçıl, Z. (2016). Why did Süleyman the Magnificent execute his son Şehzade Mustafa in 1553? Osmanlı Araştırmaları / The Journal of Ottoman Studies, 48, 67–103. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/752469
Parry, V. J. (1998b, 20 Temmuz). Suleyman the Magnificent. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Suleyman-the-Magnificent





