Kültür/Sanat

Muğlak Bir Bilim Kurgu: Çocukluğun Sonu

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Kusursuz Bir Dünyada İnsan Kalmanın Bedeli
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Arthur Charles Clarke, bilim kurgu türünün devlerinden biri. 2001: Bir Uzay Macerası (1968), Rama ile Buluşma (1973) gibi bilinen pek çok romanı var. Bilime ilgili bir çocukluk geçirmiş ve bunun edebi hayatında katkısı da oldukça büyük. Bu ilgisi sadece edebiyat hayatında değil, hayatının tamamında da kendisini gösteren bir meşguliyete dönüşmüş. Üstelik, askeri bir geçmişe de sahip; İkinci Dünya Savaşı sırasında Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde radar uzmanı olarak görev yapmış. Bu sırada üzerinde çalıştığı “uydu iletişim sistemi” ile 1963’te madalya kazanmış. Kurgu dışı yazdığı eserlerin bilime katkısından dolayı jeostatik yörünge (Dünya ile aynı dönme süresine sahip, Dünya’dan bakınca sabit gibi görünen yörünge) Clarke Yörüngesi olarak da anılıyor. Kısaca, Arthur C. Clarke, bilim tutkusunu kurgu ile ustaca birleştirip başarılı bir bilim kurgu yazarı olarak adlandırılırken aynı zamanda da fizik ve uzay mühendisliği alanlarına da epey katkı sağlamış. 

Bu yazıda bahsedeceğimiz roman Çocukluğun Sonu (1953) ise, Arthur C. Clarke’ın diğer eserleriyle kıyaslandığında biraz daha farklı görünen bir bilim kurgu. Birçok farklı okumaya ve alt metin arayışlarına sebep olan imgesel anlatımı ve muğlak gözüken sonuyla, yalnızca bilim kurgu sevenlerin değil, spekülatif edebiyat severlerin de ilgi odağı olmuş bir eser. 

cocuklugun sonu
Arthur. C. Clarke

Birinci Kısım: Hükümdarlar

Devletler nükleer silahlanmanın eşiğinde. Dünya oldukça güçlüymüş gibi gözüküyor ancak aslında yok olmak üzere, bundan habersiz. Ve ansızın ‘Hükümdarlar’ çıkageliyor. Gökyüzünde birden beliren büyük uzay gemileriyle, ilk defa insanlarla iletişime geçen bu uzaylılar herhangi bir şiddet ya da istila niyeti taşımıyorlar. Tek amaçlarının insanoğluna yardım olduğunu öne sürüyor, insanlığa ‘Altın Çağ’ vaadinde bulunuyor ve insanlığı yönlendirmeye, tavsiyeler vererek yönetmeye başlıyorlar.

Elbette başta Hükümdarlar’a oldukça şüphe ile yaklaşılıyor. Neye benzediklerini kimsenin bilmediği Hükümdarlar’la doğrudan iletişim kuran yalnızca bir kişi var. Üstelik o da bir kez bile Hükümdarlar’ı görmüş değil. Nereden geldikleri, aslında nerede yaşadıkları da bilinmeyen, haklarındaki herhangi bir bilgiyi muntazam bir şekilde koruyan Hükümdarlar insanlık için tam bir muamma. Durum böyle olunca, şimdiye kadar insanlığa faydaları dokunuyormuş gibi de görünse Hükümdarlar’ı doğruca kabul etmek pek de kolay değil. Bir taraftan Hükümdarlar’ı kabul eden kitlelerle birlikte uzun zamandır görülmemiş bir birleşme meydana gelirken diğer taraftan da tepeden inen bu yabancıların kabulü karşısında hemfikir olmayanlar çıkıyor. Şimdilik yaptıkları şeyler insanlığın yararına işlemiş olsa da henüz hiç kimsenin bire bir görüşme fırsatı bulamadığı, yani neye benzedikleri bile bilinmeyen varlıklar tarafından ‘yönetilmek’ hâliyle bazı kesimlerin hoşuna gitmiyor. İnsanlığın özgürlüğünün kısıtlandığını düşünüyorlar. Yalnızca Karallen isimli Hükümdar ile bire bir görüşmeler sağlanıyor fakat Karallen’in neye benzediği bile bir kez görülmüş değil. Hükümdarlar insanların sabretmesini ve elli yıl sonra dünyaya inip kendilerini göstereceklerini söylüyorlar.

cocuklugun sonu 3
Bu görsel yapay zeka desteğiyle oluşturulmuştur.

İkinci Kısım: İnsanlığın Altın Çağı

“Eski çağlarla kıyaslandığında tam bir Ütopya yaşanıyordu. Cehalet, hastalık, fakirlik ve korku yeryüzünden silinmişti. Savaşların kalıntıları yavaş yavaş tarihe gömülüyordu; şafakla birlikte sona eren kâbus gibi…” (Clarke, Çocukluğun Sonu, syf. 81)

Gerçekten de Hükümdarlar’ın vadettiği gibi oluyor ve insanlık altın çağına giriş yapıyor. Savaşlar son bulmuş, devletler arası geçimsizlik bitmiş. Barış ve refah dünyaya hüküm sürerken insanoğlu teknolojik olarak da hiç olmadığı kadar ilerlemiş durumda. Fakat bütün bu ütopya içinde; bireysel düşünme, yaratıcılık ve sanat kaybolmaya yüz tutmuş.

“Her türden çatışma ve anlaşmazlıkların sona ermesi, yaratıcı sanatın da bitmesine yol açtı. Hem amatör hem profesyonel sayısız icracı bulunsa da, bir nesil boyunca edebiyat, müzik, resim ya da heykeltıraşlık alanında gerçek manada başarılı hiçbir eser çıkmadı. Dünya, bir daha asla dönemeyeceği geçmiş günlerin meyvesini yiyordu. […] Ütopyaya kavuşmuşlardı; fakat tüm Ütopyaların baş düşmanı olan can sıkıntısının pençesine düşmemişlerdi henüz.” (Clarke, Çocukluğun Sonu, syf. 86)

cocuklugun sonu 4
Bu görsel yapay zeka desteğiyle oluşturulmuştur.

Bunu protesto etmek ve sanatların tamamen yok olmasını engellemek amacıyla bir grup insan tarafından “Atina” isimli bir koloni kuruluyor ve bu kentte Hükümdarlar tarafından gereksiz olarak nitelendirilen sanat pratikleri çalışılıyor. Atina’daki yaşamı George ve Jean isimli, daha önce Hükümdarlar’ın da katıldığı bir partide karşımıza çıkan iki karakterin oraya taşınmasıyla, onların gözünden okuyoruz. George ve Jean ile aynı partiye katılmış ve onlarla da tanışmış olan bir diğer önemli karakter ise bilim insanı Jan Rodricks. Rodricks, ikilinin hikâyesine paralel bir zaman diliminde Hükümdarlar’ın sırlarını keşfetmek için bahsi geçen partide, gizemli bir oyun sırasında öğrendiği lokasyona giderek Hükümdarlar’ın gezegenini bulmayı hedefleyen bir yolculuğa çıkıyor. Fakat döndüğünde ne insanlığı aynı hâlinde buluyor ne de kendi gezegeni Dünya’yı. 

İnsanlığın Son Nesli

Zaman içerisinde, çocuklarda psişik yetenekler ortaya çıkmaya başlıyor. Bunu ilk başta George ve Jean’in çocuklarında görüyoruz. Bu yeteneklerin hiçbirisi yetişkinlerde ortaya çıkmıyorken yalnızca çocuklarda görülmesi de insanlığın geleceği ile ilgili bir ipucu oluyor; artık insanoğlu, kaçınılmaz bir evrimin eşiğine geliyor. Bu kısımda roman ütopya kavramına yeni bir bakış açısı getiriyor. Clarke, okuyucuyu ütopyaların inandırıcılığı ve gerçekçiliği üzerinde düşünmeye itiyor. Bunu yaparken, okuduğumuz hikâyenin aslında pek de ‘ütopya’ anlatısı olmadığının ipuçlarıyla karşılaşıyoruz. Bu ipuçlarını takip ederek aslında ütopya ve distopya arasındaki ince çizgiye ulaşıyoruz. Clarke ütopyaları sorgularken farklı bir açıdan yaklaşıyor; insanoğlunun mükemmelleşmesini, insanlığın kaybolması ve bambaşka bir türe dönüşmesi şeklinde yorumluyor.

cocuklugun sonu 5 1
Bu görsel yapay zeka desteğiyle oluşturulmuştur.

Sonsöz

Arthur C. Clarke, Çocukluğun Sonu adlı romanında hem bir bilim kurgu hikâyesi anlatıyor hem de insanlığa dair pek çok özelliği ve değeri sorguluyor. Alt metin olarak farklı şekillerde okunmaya ve yorumlanmaya açık olan bu eser, özellikle çarpıcı sonuyla da okuyucuların zihninden bir süre çıkmayacak. 

“Hiçbir ütopya, toplumun bütün bireylerine sonsuza dek tatmin sağlayamaz.” (Clarke, Çocukluğun Sonu, syf. 103)

Dilem Gürel tarafından yazılan bu yazımızın içerik doğrulamasını Hale Kıbrıs, yazım ve dil denetimini Eylül Satır, tasarımını ise Öykü Elif Cığız titizlikle tamamlamış olup son kontrolleri Mete Esencan tarafından yapılmıştır.

Kaynakça ve İleri Okuma

Arthur C. Clarke – Vikipedi. (2006, April 1). https://tr.wikipedia.org/wiki/Arthur_C._Clarke

Clarke, Arthur C., Çocukluğun Sonu, İthaki Yay. 12. Baskı Temmuz 2022, İstanbul

Coufalová, M. Utopian literary analysis of Selected Postwar British Literature: JG Ballard’s The Crystal World and Arthur C. Clarke’s Childhood’s End.

Coufalová, M. (2024). Utopian literary analysis of selected postwar British literature: J.G. Ballard’s The Crystal World and Arthur C. Clarke’s Childhood’s End [Bachelor Thesis, PALACKÝ UNIVERSITY OLOMOUC]. https://theses.cz/id/loxod0/Coufalova_Bachelor_Thesis.pdf#page=29.08

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Dilem Gürel

Herkese merhaba, ben Dilem Gürel. Şu anda Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü öğrencisiyim. Kitap okumaktan çok hoşlanırım ama özellikle fantastik edebiyat ve bilim kurguya bayılırım. Büyüdüğümde yazar olmak istiyordum, artık yeteri kadar büyüdüğümü düşünüyorum. Okuduğum kitapları ve öğrendiğim bilgileri sizlerle Doğa Filozofu aracılığıyla paylaşmak için sabırsızlanıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu