Kültür/Sanat

Fransa’nın Nobel Ödüllü Sesi: Annie Ernaux

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Annie Ernaux ve Hafızanın Dev Korosu
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Annie Ernaux, hem yazarlığı hem de profesörlüğü ile edebiyat dünyasına oldukça katkı sağlamış bir yazar. 1940 doğumlu Ernaux, 2022 yılında kişisel hafızanın köklerini, mesafelerini ve kolektif kısıtlamalarını objektif bir keskinlik ile ortaya çıkarma cesaretinden dolayı Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Kişisel tecrübelerinden ve köklerinden uzaklaşmadan, daha sosyal bir çerçevede kendini yeniden keşfe çıkan nazımından komite üyelerinden Anders Olsson, övgüyle bahsediyor. Özellikle otobiyografik nitelikler taşıyan romanları ile adından bahsettiren Ernaux, tarihe şahitlik ediyor; kendi hayatı ile toplumsal gelişmeleri birbirlerinden ayırmadan, kendisini zamanın içine gizleyerek hayatını ve hayatı anlatıyor. 

Annie Ernaux’ nun Romancılığı 

“XXI. yüzyıl Fransız Edebiyatının en büyük kadın yazarlarından Annie Ernaux kadın kimliği ve psikolojisi alanında çok sayıda eser vermiştir. Eserlerinde kendi içsel yolculuğunun ve bunun toplumsal karşılıklarının peşine düşmüş, bazen bir kişiyi, bazen de bir duyguyu konu almıştır. [1]

annie
Annie Ernaux

Filtresiz bir dille Ernaux, belki de yüzleşilmesi oldukça zor gerçekliklere de yazılarında yer veriyor. Şeffaflığı ve dürüstlüğü sayesinde aslında Ernaux’nun hayatına ve dönemine dair gerçekçi bir bakış açısı elde ediyoruz. Farklı romanlarında işlediği farklı dönemler, okuyucuya hayatının bütününü gösterirken, yaşadığı zaman diliminin tarihini de sunuyor. Yani aslında Ernaux, tarih anlatıcılığı da üstleniyor, kendi zamanının sesini de duyuruyor. Bu yazım tercihi haliyle felsefe, tarih ve politika esintileri de taşıyor. Özellikle Seneler adlı romanında Michel Foucault’ın tarih ve kişisel bellek üzerindeki çalışmalarının etkisi olmuş da diyebiliriz.

Ernaux romanlarında, yalın bir dille kurduğu, birbiri ardına dizilmiş paragraflarda çoğunlukla anlattığı zamanda var olan bir gazeteye, kuruluşa, siyasi bir kişiye, televizyon programına, müzisyene… atıflarda bulunuyor. Bu atıflar okuduğumuz dönem hakkında bize daha derin bilgiler verirken aynı zamanda romanın canlılığını da vurguluyor. Biliyoruz ki anlatıcımız, kalabalığın içinden bizimle konuşuyor olsa dahi, bu zamanda var olmuş ve bu zamanı yaşamış.

“Eserleri arasında onun bugün dönüştüğü yazar ve kadını anlamamıza yardımcı olacak çocukluğundan başlayarak kişiliğinin oluşumunda etkili olan olayları sırasıyla irdeleyen, tüm yaşamını bireysel ve öznel bir biçimde anlatan bir kitabı bulunmamaktadır. Bununla birlikte, yazdığı her kitabında kendi yaşantısından hareket etmekte ve okuyucuyu yaşamının değişik dönemlerine tanık olmaya çağırmaktadır. Kendi yaşamını, odak noktası durumuna getirmeden, anlatmasını ise geldiği toplumsal sınıf ve toplumdaki ilerlemesi açısından sıra dışı olmasıyla açıklamaktadır.” [2]

annie 2

Seneler 

Seneler adlı romanında Ernaux anlatmaya İkinci Dünya Savaşı’nın Fransa üzerindeki etkileri ile başlıyor. O zamanlar yaşadığı dünyanın nasıl olduğu, sofralarda neler konuşulduğu (yemek bulunabiliyorsa tabii), insan ilişkileri ve toplumdaki sınıfsallığın kazandığı yön hakkında bilgiler vererek, aslında kendi hayatını anlatıyor. Çünkü bir kişinin hayatı yaşadığı toplumdan ve zamandan ayrı düşünülemez; Ernaux romanları da bunu vurguluyor. 

Seneler, kronolojik bir sırayı takip ederek, İkinci Dünya Savaşı’ndan 2000’lerin başına kadar okuyucuyu götürüyor. Bu yolculuk sırasında olan biten farklı boyutlar ve alt başlıklarla anlatılıyor. Adeta tarihi bir yazım yapıyormuş gibi, televizyon programlarından gazete küpürlerine, Ernaux’nun anlattığı dönemi her ayrıntısıyla okuyor, inceliyor ve ziyaret ediyoruz. Bu sebepler ile Seneler adlı roman için kolektif bir belleği, otobiyografik ögelerle kol kola sunuyor diyebiliriz. 

Elbette okuduğumuz zamanla birlikte yazarımız da değişiyor. Genç bir kadın olarak karşımıza çıkıyor ve büyüme sancılarından bahsediyor. “İstikbal aradan çıkarmanız gereken bir dizi tecrübeden ibaretti, yirmi dört ay askerlik, iş, evlilik, çocuk. Bizden beklenen, geleneği aktarmayı doğallıkla kabullenmemizdi. Bu baştan sona belirlenmiş gelecek karşısında, insan ister istemez olabildiğince uzun süre genç kalma arzusu duyuyordu. […] toplumun söylenebiliriyle bizim söylenemezimiz arasındaki uçurum bize normal ve çaresiz geliyordu.” (Ernaux, Annie, Seneler, 11. Basım 2024, Can Yay. Syf. 74)

İlerleyen sayfalarda yaşlanıyor ve tanıklık ettiği değişimlerin kendisi ve toplum üzerindeki etkilerinden bahsediyor. “Yenilik ne bir itirazla ne de heyecanla karşılanıyordu, hayal gücünü de meşgul etmez olmuştu. Hayatın sıradan manzarasının bir parçasıydı. Hatta yenilik mefhumunun kendisi de yok olacaktı belki, tıpkı ilerlemeye mahkum olduğumuzdan beri ilerleme fikrinin nerdeyse yok olup gittiği gibi.” (Ernaux, Annie, Seneler, 11. Basım 2024, Can Yay. Syf. 204)

annie 3

Annie Ernaux otobiyografik nitelikteki bu eserinde merceğe hiçbir zaman yalnızca kendisini almıyor. Yalnızca kendi hayatını değil, o sırada etrafındaki dünyada olan biten her şeyden de okuyucuyu haberdar ediyor. Ernaux, Seneler’de kendisinden üçüncü tekil şahıs olarak bahsederken bunu da pekiştiriyor aslında; üçüncü tekil şahıs olduğunda kişiselliğini, toplumsallığın önüne geçirmeden anlatısını sürdürebiliyor. 

Roman, alışılagelmişin dışında bir otobiyografi olması nedeniyle okuyucuyu başlarda biraz zorlayabiliyor; atıfta bulunduğu metinler, anlattığı kişiler okuma seyrini bazen yavaşlatıyor olsa dahi, okuyucuyu zorlasa da hiçbir zaman boğmadan sunduğu anlatıya şapka çıkarmak gerek. 

“Demek ki yazılacak kitap, bir mücadele aracı rolü üstlenecekti. Bu gayeden hiç vazgeçmedi ama şimdi her şeyden çok istediği, artık bir daha göremeyeceğimiz yüzlere vuran ışığı yakalamak, yok olmuş yiyeceklerle dolu sofralara vuran, çocukluğunun Pazar anlatılarında orada olan, yaşanmış şeylerin üzerine her daim vurmaya devam eden o ışığı, kadim ışığı yakalamak. Kurtarmak. 

[…]

Artık asla olmayacağımız zamandan bir şey kurtarmak.” (Ernaux, Annie, Seneler, 11. Basım 2024, Can Yay. Syf. 223-224)

Kaynakça ve İleri Okuma:

[1]: Kaba, F. (2020). Annie Ernaux’da “Ruhun Tutkuları” ya da “Tutkunun Ruhu”. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, (Ö7), 534-540. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1338594 

[2]: Alp, E. A. (2020). ANNIE ERNAUX’NUN LES ANNÉES YILLAR ADLI ESERİNDE TOPLUM, BELLEK VE YAZIN. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 60(1), 234-250. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2153690#page=6.60 

Doğu, Ç. (2016). Annie Ernaux’nun Les Annees’ si: Otobiyografik Anlatıda Yeni Ufuklar. Rumelide Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, (4), 78-85. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/338279 

Ernaux, Annie. Seneler, Can yayınları 11. Basım 2024 Çeviren: Siren İdemen

Fatma, K. A. B. A. ANNIE ERNAUX’NUN LE VRAI LIEU ADLI SÖYLEŞİSİNDE YAZMAK EYLEMİ. https://www.frankofoni.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/45-06-ANNIE-ERNAUXNUN-LE-VRAI-LIEU-ADLI-SOYLESISINDE-YAZMAK-EYLEMI.pdf 

The Nobel Prize in Literature 2022. (n.d.). NobelPrize.org. https://www.nobelprize.org/prizes/literature/2022/summary/

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Dilem Gürel

Herkese merhaba, ben Dilem Gürel. Şu anda Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü öğrencisiyim. Kitap okumaktan çok hoşlanırım ama özellikle fantastik edebiyat ve bilim kurguya bayılırım. Büyüdüğümde yazar olmak istiyordum, artık yeteri kadar büyüdüğümü düşünüyorum. Okuduğum kitapları ve öğrendiğim bilgileri sizlerle Doğa Filozofu aracılığıyla paylaşmak için sabırsızlanıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu