Kültür/Sanat

Mutasyonun Gücü: X-Men

Hiç özel güçlerinizin olmasını istediniz mi? Duvarların içinden geçtiğinizi, gözlerinizden ışın attığınızı, havayı kontrol ettiğinizi veya insanların zihnini okuduğunuzu hayal ettiniz mi? Birçoğumuz bunun en azından bir kez hayalini kurmuşuzdur. Bu hayal eskiye dayanıyor olacak ki 1963 yılında Marvel bu hayali ilk kez çizgi romanlara yansıtarak X-Men’in ilk sayısını çıkardı. X-Men, Marvel tarafından yaratılan bir süper kahraman grubudur. Avengers’ın aksine onlar bir okul tarafından yetiştirilir ve dünyanın iyiliği için savaşır. Hadi gelin beraber önce bu ekibin Stan Lee’nin elinden çıkışını ardından da Marvel evreni içinde belirişini birlikte inceleyelim.

Farklılıklara Saygı

X-Men 1962 yılında Stan Lee ve Jack Kirby tarafından yazılmaya ve çizilmeye başlandı. Stan Lee, Marvel’ın çıkardığı pek çok ikonik karakterin arkasındaki beyindi. Jack Kirby ise Stan Lee’nin ortaya çıkardığı düşünceyi sayfalarda görmemizi sağlayan bir çizerdi. Lee, bu grubu yaratırken dünyada önemli bir problem olan ayrımcılığa bir tepki olarak yaratmıştı. Doğuştan gelen bir mutasyon ile mutant yeteneklerine sahip olan karakterler yaratıp onların toplumca dışlanmasını temel alıyordu bu çizgi roman serisi. Böylece Lee, çocukların farklı olanlara daha sempatiyle yaklaşmasını ve uzun vadede ayrımcılığın azalmasını amaçlamıştı. İşte hikâye tam da böyle başlamıştı.

X-Men, yaratıldığı günden bu yana büyük bir popülerlik kazanmış ve Marvel Comics‘in en ikonik ve başarılı serilerinden biri hâline gelmiştir. Bunda da şüphesiz Lee’nin emeği büyüktür.

Marvel Cizgi Roman X MEN

X-Men Kuruluyor

X-Men iki karakterin çabası sonucu kuruldu: Charles Xavier (Profesör Xavier) ve Erik Lehnsherr (Magneto).

Bu iki isim de mutanttı. Xavier, insanların zihnini okuyabilen ve okumakla kalmayıp istemesi hâlinde zihinlerini ele geçirebilen bir mutanttır. Xavier, etik değerlere sahip olmasaydı neler yapabileceğini düşünmek bile zor doğrusu. Magneto ise manyetizmanın efendisidir. Metalleri kontrol edebilir ve hatta manyetik alanı kullanarak uçabilir. Onun gücünün sınırları da günümüzde git gide genişliyor.

İşte bu iki karakter, toplumdan dışlanan mutantlara yardımcı olabilmek için bir okul kurmaya karar verdi. Bu okul, aileleri ve toplum tarafından dışlanan çocuklara bir yuva olacaktı ve bu iki bilge adam tarafından güçlerini kontrol etmeyi öğreneceklerdi. Tabii her şey yolunda gitmedi. Ortaklıklarının başından itibaren Magneto ve Xavier her zaman çatışma hâlindeydi. En yakın arkadaşlar olmalarına rağmen çok şiddetli sorunları vardı. Bu sorunların en büyük nedeni Magneto’nun insanlara karşı sert ve yıkım dolu istekleri olmasıyken Xavier’ın her zaman barışçıl yoldan eşitlik sağlamak istemesiydi. Magneto ise eşitlik istemiyordu. Ona göre her bakımdan üstün olan mutantlar altta kalmayı kabul etmemeliydi ve hatta üstünlük kurmalıydı. Bu yönüyle Magneto ve Niçe’nin ne kadar benzediğini görmek de mümkün. Bu benzerliklere göz atmak isterseniz, Niçe yazımızı inceleyebilirsiniz.

En nihayetinde yaşadıkları çatışmalar onların yollarını ayırdı ve okulu kurup geliştirmek Xavier’a kaldı. Magneto ise okula tıkılıp kalmak istemiyor, savaşını dışarıda vermek istiyordu.

X Men Xavier ile Magneto karsi karsiya

İlk Nesil

Xavier, Magneto ayrıldıktan sonra ilk öğrencilerini buldu ve bu öğrencileri yetiştirmeye başladı. Her öğrenci elbette X-Men olmuyordu. X-Men dediğimiz grup, öğrenciler arasından gücünü dengeli şekilde kullanabilen ve Xavier’ın başka mutantların hakkını savunmak için görevlendirebildiği isimlerden oluyordu. İşte en başta bu grup

  1. Scott Summers (Cyclops): Gözlerinden optik ışınlar ateşleyebilen bir mutant. Tabi özel bir gözlük takmazsa dengeli bir şekilde yönlendirmesi ne yazık ki imkansız.
  2. Jean Grey: Telekinezi ve telepati yeteneklerine sahip bir mutant.
  3. Warren Worthington (Archangel): Kanatları olan ve uçabilen bir mutant.
  4. Hank McCoy (Beast): Fiziksel olarak kedigiller gibi yetenekleri olan, bilim yönü kuvvetli olan ve tamamen mavi tüylere sahip olan bir mutant

Adındaki öğrencilerden oluşuyordu.

X Men Beraber

Yeni Üyeler

Tabii zamanla X-Men’e katılan üye sayısı da artmaya başladı. Önce bir hırsız çetesi lideri olarak yaşadığı Kenya’dan, Xavier’ın çağrısına yanıt vererek X-Men’e katılan Storm gelmiştir. Güçlü hava manipülasyon yeteneklerine sahip olan Storm, X-Men ekibinde önemli bir lider hâline gelmiştir. Öyle ki, Cyclops’tan sonra gelen ana isim o olmuştur. Daha sonra önceki yazılardan tanıdığımız bir karakter olan Wolverine gelmişti. Orijinal ekibin yerine, X-Men’in ikinci dönemine, yani “Yeni X-Men” olarak bilinen döneme katılmıştır. Wolverine, Profesör X’in çağrısına yanıt vererek X-Mansion’a gelmiş ve ekibe katılmıştır. Başlangıçta X-Men’in sert ve asi üyelerinden biri olarak tanınmış ancak sonradan ekibin en sadık ve önde gelen üyelerinden biri olmuştu. Tabii bu iki örnek ve orijinal üyeleri tanıtsak da Colossus, Nightcrawler, Gambit, Rogue vb. daha birçok önemli X-Men üyesi vardır. Bu isimlerin hepsinin de ortak amacı mutantların haklarını korurken insanlarla mutantların bir savaşa girişmesini önlemekti. Tabi bu da çok kolay olmayacaktı.

Magneto ve Ekibi

Magneto, Xavier ile ortaklığını bitirdikten sonra dışarıda bulduğu öfkeli ve kaybolmuş mutantları yanına alarak mutantların baskınlığını sağlamaya çabaladı. Bunun için de insanlara yönelik saldırılar başlatmıştı. Onun bu yolunda Blob, Sabretooth, Avalanche ve Mystique gibi mutantlar yanında olmuştu. 

X MEN Kotuleri

Tabii en nihayetinde, Xavier’ın amaçladığı barışı bozabilecek olan bu ekip X-Men ile sık sık karşı karşıya gelecekti. Xavier da en yakın dostuyla karşı karşıya gelmenin acısını sık sık yaşayacaktı ancak tek problem Magneto da olmayacaktı. 

İnsanlar ve Ayrımcılık

X-Men’in ana hikâyesi her zaman insanların mutantları dışladığı ve hor gördüğü bir dünyada geçiyor. Öyle ki mutantlar, insanlardan kaçmak için Genosha diye bilinen bir ada ülkesi kurmak durumunda kalmıştı. İnsanlar, yalnızca mutantları tersliyor ve hor görüyor hâlde değildi. Onları öldürmeyi de amaçlıyordu. Tam da bu amaçla Sentinel adı verilen makinalar inşa ederek mutantlara saldırılar düzenliyordu.

X MEN Sentineller

Tabi Sentineller, X-Men için sayısı aşırı olmadığı sürece yenilmez aletler değillerdi. Yine de dışarıda savunmasız olan mutantlar için tamamen korku dolu bir tecrübe sunuyorlardı.

Diğer Düşmanlar

X-Men, Sentineller ve Magneto dışında da özellikle 2 büyük düşmanla karşı karşıya gelmiştir. İlki mutantları genetik olarak manipüle eden ve genellikle X-Men’e karşı entrikalar düzenleyen bir bilim insanı olan Mr. Sinisterdır. Sinister’ın amacı mutant genini kullanarak hayatta kalmak ve bunu yaparken de ölümsüzlüğe adım adım ilerlemekti. Öyle ki içinde bulunduğu bölgeye türlü manipülasyonlarla mutantları çekip, alt edip genlerini çekiyordu. En nihayetinde bu X-Men tarafından durdurulmuştu.

X MENin dusmani Mister Sinister

Diğer problem ise Sinister ve Sentinellerden biraz daha büyüktü. Apocalypse, güçlü bir mutant olan ve genellikle mutant ırkının üstünlüğünü sağlamak için dünyayı istila etmeye çalışan bir karakterdir. Bu karakterler arasından amacına ulaşırsa distopik dünya tanımına en yakın dünyayı ortaya çıkaracak karakter de odur. Apocalypse, kazanması hâlinde kimsenin mutlu olamayacağı bir dünya yaratacaktır. Yalnızca kendisinin hüküm sürdüğü bir dünya.

Apocalypse

X-Men ve Hayatları

X-Men bu kadar çeşitli düşmanla bu kadar fazla macera içerisine girerken bir yandan da kendi hayatlarıyla meşguldür. Örneğin, Cyclops ve Jean sevgilidir ve ilişkilerini X-Men’den yer yer koparıp normal bir çift olmaya çabalıyordur. Yine aynı şekilde Rogue ve Gambit arasında da büyük bir çekim vardır ancak Rogue’un insanlarla temas etmesi riskli olduğundan bir de bunun verdiği bunalımla baş etmesi gerekir. Wolverine’in Jean’e olan hisleri ve karşılık bulamıyor olmanın verdiği acı da cabası. 

Tabii mutantların önemli bir bölümü bir de mental olarak kendilerini çirkin ve değersiz hissediyordur. Tüm bunlar da hayatlarını zorlaştırıyordur.

X Men Uyeleri Cyclops ve Jean Grey

Xavier’ın Ölümü

X-Men bu 60 yıllık çizgi roman tarihinde oldukça büyük sorunlarla ve bu yazıda bahsedemeyeceğimiz kadar çeşitli olaylarla karşılaşmıştı. Her birini bu yazıda incelemek de imkânsız olacaktır. Bunlardan en ikonik olanı ise hiç şüphesiz mentörlerinin ölümü olacaktır.

Tabii Marvel evreninde daha önce de belirttiğimiz gibi çoklu evrenler bulunur. “Earth-616” ana evreni simgelerken başka bir olay zinciri “Earth-632” diye bir evrende olabilir. Bu yönüyle Xavier aslında birden çok kez ölmüştür. O nedenle nasıl öldüğü önemli olmasa da tamamında sonuç aynıdır. Ekip büyük bir darbe almış ve dağılma eşiğine gelmiştir. Bu da yine çoğu evrende Cyclops’un liderliği almasını içerir.

Xavier in Olumu X Men

En nihayetinde X-Men, belki de en ikonik çizgi roman grubu olmayı farklılıklara yaptığı vurguyla, derin karakterleriyle ve nefes kesen aksiyonlarıyla sağlamıştır.

Kaynakça ve İleri Okuma

Database, C. T. M. (n.d.). X-Men (Earth-616). Marvel Database. https://marvel.fandom.com/wiki/X-Men_(Earth-616)

Sanderson, P., & Plowright, F. (2008, December 17). X-Men | Origin, Creators, Characters, movies, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/X-Men

X-Men in Comics Members, Enemies, Powers | Marvel. (n.d.). https://www.marvel.com/teams-and-groups/x-men/in-comics

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu