Konuşmalarımızı Akıcı Kılan Öğeler: Vurgu ve Tonlama


Tiyatrolarda izlediğiniz oyunlarda, filmlerde izlediğiniz tiratlarda veya iyi bir hikaye anlatıcısını dinlerken sizi etkileyen nedir hiç düşündünüz mü? Tamamen anlatılan hikayenin keyifli olması mı? Anlatan kişinin, oyuncunun yakışıklı/güzel olması mı? Cevaplarınız evetse canınızı sıkmayın çünkü bunlar da son derece önemli elbette. Yine de istediğimiz cevaplar bunlar değil. Burada en azından bu yazının iyiliği için aradığımız cevap vurgu ve tonlama. Yani bir konuşmayı monotonluktan çıkarıp eğlenceli ve dinlenebilir hale getiren unsurların başında geleceklerden biri…
Bir Konuşma Neden Monotonlaşır?
Düşünürseniz hep aynı tonda konuşan ve ses tonu asla yükselip alçalmayan kişilerle konuşmak veya onları dinlemek uyku getirir ve dikkati kaçırır. Hatta bu nedenle çoğu öğrenci derslerden kopar çünkü öğretmenlerin birçoğu yorgunluğun ve bıkmışlığın verdiği bir şekilde devamlı aynı dersi anlatmaktan dolayı sıkılmış olurlar. Tam da bu nedenle çoğu zaman derslerden kopan öğrenciler, neden ve nasıl koptuklarını bile tam olarak bilmezler. Şimdi gelelim vurgu ve tonlamanın önemine…
Genel olarak söyleneceklerden birisi şu ki, vurgunun kelime ve cümledeki yeri son derece önemlidir. Birisinin bir kelimede yanlış yere baskı yaptığını düşünün. Örneğin yer isimlerinde kelimenin son hecesi asla vurguyu üstüne almaz. Ankara derken vurguyu “An” hecesinin üstüne yaparız. “Annkara” gibi olur. Şimdi vurguyu “Ra” hecesine yaptığınızı düşünün. AnkaRA gibi olduğunu düşünün. Bu abuk ve yanlış bir vurgu olur. Örnekleri tek tek büyüterek sizleri yormayacağız ama genel kuralı anladığınızı düşünüyoruz. Vurgunun yanlış yerde olması bile konuşmadan bizleri koparabilecek ögelerden birisi. Yalnızca yazıda hatta yüz yüze olmayan bir anlatıda bile vurgunun kelimeler üzerindeki etkisini anlatmak mümkün değil elbette. Bu nedenle yeni bir taktik deneyelim ve vurgunun cümlelerde nasıl olduğuna bakalım.
Cümlede Vurgu Neden Önemli?
Şimdi mesela tek bir cümle üzerinden vurgunun neleri değiştirebileceğini görelim:
“Namık bugün Almanya’ya uçakla gidecek.” cümlesinden ilerleyelim. Bu cümle olduğu gibi okunduğunda vurgu ne olursa olsun “uçakla” kelimesinde yani yüklemden bir önceki kelimede olur. Bu, cümlenin tek başına monotonluktan kurtulmasını sağlamaz çünkü muhakkak minik vurgu yüklemden bir önceki kelimenin üstünde kalır. Ancak bu durumda cümlemizi nabzı ölçülen biri gibi düşünürsek cümle bu haliyle:
_ _ _ _ _ bu şekilde olur yani her yönü ölüdür. Ancak doğru kelimenin üstüne bastığımızda hem insanlar bizim bu cümlede hangi kısma önem verdiğimizi anlar hem de dinleyenlerin ilgisini çekmiş oluruz. Peki, biz bu cümlede “kimin” gideceğine ilgi çekmek istesek o zaman Namık derken daha bir baskılı konuşmalıyız, değil mi? Ya da Namık’ın “nereye” gideceğini söyleyecek olsak Almanya kelimesine biraz daha vurgu yapmalıyız. Bunun gibi basit nüanslarla aslında konuşma içerisinde kendimizi daha zevkli konuşan bir konuşmacı haline getirmemiz mümkün. Bunun sağlanması için de genelde kurduğumuz cümlelerde ince ayarlar tutturmamız gerekiyor.
Genel Olarak Kelimede Vurgu Kuralları
Hadi gelin küçük bir bilgi notu ekleyelim buraya.
- Örneğin kelimemiz “sarı” olsun. Normal şartlarda sarı vurguyu “-rı” kısmına alırdı ancak buna eğer pekiştirme eki olarak “sap” koyarsak yani “sapsarı” dersek o durumda vurgu pekiştirme ekine gelir.
- Genel kurallara geldiğimizde her kelimede yapım ve çekim ekleri vurguyu üstüne alır. En son hangi ek gelirse vurgu onda kalacak şekilde olur bu.
- Olumsuzluk ve soru eklerinde vurgu asla olumsuzluk ve soru eklerine gelmez veya ondan sonraki ekler de asla vurguyu almaz yani vurgu mutlaka olumsuzluk ve sorudan önceki ekte kalır. (“yapmadın mı?” kelimesinde ek, “yap” kısmında kalır ancak danışma kelimesinde vurgu “ma” hecesinde kalır.)
- Yer adlarında vurgu asla son hecede olmaz. Bu durumda da bakabileceğimiz şey son heceden önceki heceler olur. hangi hecede daha fazla harf varsa o hece vurguyu üstüne alır. Eğer birden çok hece aynı harf sayısına sahipse o zaman vurgu ilk heceye kayar. (Ankara kelimesinde vurgu “An” kısmındayken Almanya kelimesinde vurgu -mMan” kısmında olur.)
- Zaman ve soru zarflarında vurgu hep ilk hecede kalır.
- İki kelime birleşirse vurgu hep ilk kelimede kalır.
Yazıyı bitimeden önce günlük hayatta kullanırken farkına varmadığımız, yanlışı bilinen birkaç atasözünü sizlerle paylaşmak isteriz:
“Eşek hoşaftan ne anlar” aslında “Eşek hoş laftan ne anlar” olacaktır.
“Azimle sıçan duvarı deler.” sözü aslında “Azimli sıçan(hayvan) duvarı deler.” olacaktır.
“Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz” sözü aslında “anne” anlamı değil “Ana çukuru” (okunuşu Aana) olacaktır.
“Ateş olsan cümrün kadar yer yakarsın” sözünde “cümrün” yanlış kelimedir. Doğrusu “cimrin” kadardır. Cümür büyük anlamı taşırken cimrin küçüktür.
“Ya tamam ama ben nasıl her dediğimi doğru vurguyla söyleceğim?” diyorsanız hiç endişelenmeyin çünkü bu yazılan kurallar hemen toparlanamaz. Bunlar yalnızca derya deniz Türkçe içerisinde mikro bilgiler. Hepimize iyi konuşmalar.
Kaynakça ve İleri Okuma
Türk Dil Kurumu | Sözlük. (n.d.). https://sozluk.gov.tr/
Türki̇ye türkçesi̇nde Vurgu – DergiPark. (n.d.). Retrieved April 2, 2023, from https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31986
Türkçe Kelimelerde Vurgu | türk dili ve edebiyatı. (n.d.). Retrieved April 2, 2023, from https://www.turkedebiyati.org/turkce-sozcuklerde-vurgu/
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!







