Nabzı Olmayan İnsan Olur Mu? Takayasu (Nabızsızlık) Hastalığı


Birinin nabzına bakmak diyince aklımıza kuşkusuz ilk olarak el bileğinden nabız ölçümü gelir. Peki, karşınızda ayakta duran, konuşan, gayet normal görünen birini düşünün, bileğinden nabzına bakmanızı istiyor, bakıyorsunuz, nabız yok. Sizce bu, bir korku filmi senaryosu dışında da mümkün olabilecek bir şey midir?
Cevap: Evet, mümkün! Nabızsızlık hastalığı, diğer adıyla Takayasu hastalığına sahip bireylerin kollarında veya bacaklarında nabız olmayabilir. Bu hastalık damarlarda bir tıkanıklığa yol açıp nabız alınmamasına sebep olabilir. En çok kollara giden damarları etkilediğinden örneğimizde olduğu gibi bilek nabzı azalabilir veya tamamen kaybolabilir.
Ancak her gün nabızsız birini görmediğinizden tahmin edeceğiniz üzere bu oldukça nadir görülen bir hastalıktır. Dünya’da sıklığı bölgeden bölgeye değişmekle birlikte, ülkemizde ortalama milyonda kırk kişide görüldüğünü söyleyebiliriz. Hesabını siz yaparsınız artık 🙂 Genelde 20-40 yaş arası kadınlarda görülür ama çocuklarda ve erkeklerde de görülebilir.
Bağışıklık Sisteminin Kendine Düşman Olması
Takayasu hastalığı, kişinin bağışıklık sistemi hücrelerinin kendisine saldırmasıyla oluşan bir hastalıktır. Kendi bağışıklık sistemi hücrelerimizin bize saldırması ile oluşan hastalıklar, kadınlarda bağışıklık sistemleri daha güçlü olduğundan daha sık görülür. Takayasu hastalığı da kadınlarda erkeklerden 9 kat fazla görülür.
Takayasu hastalığı bir vaskülit, yani damar iltihabı hastalığıdır. Bağışıklık sistemi hücreleri, damar içinde, normalde vermemeleri gereken bir tepki yaratıp bir çeşit iltihap oluşturur ve bu tepki, damarların içinin daralmasına, bazen de tamamen tıkanmasına yol açar.
Oldukça ilginç bir hastalıktır çünkü etkilediği damar açısından tercihi vardır. Bu hastalıkta yalnızca büyük atardamarlar etkilenir, yani vücudumuzun en büyük damarı olan aort ve ondan çıkan dallar etkilenir. Şahdamarlar, kollara ve bacaklara giden ana damarlar, böbreklere giden ana damarlar etkilenebilen damarlara örnek gösterilebilir. Küçük atardamarlar ve toplardamarlarda asla tutulum olmaz.
Kollardan Nabız Alınamayan Hastalar
Hastalarda ortaya çıkan bulgular, tutulan damara göre değişir. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, en çok kollara giden damarlar (yani subklavyen arter) etkilendiği için iki kol arası nabız kuvveti farkı, veya tansiyon farkı bu hastalığın klasik bulgularıdır. Öyle ki, kollarından hiç tansiyon ölçülemeyen veya nabız alınamayan hastalar da vardır. Genelde tek taraflı tutulum görülür, ancak simetrik olarak da görülebilir. Eğer şahdamarlar (karotis arter) tutulursa, hastaların şahdamarlarını stetoskop ile dinlediğimizde üfürüm denilen, damar daralmasına bağlı kanın geçerken “pufff” şeklinde çıkardığı sesi duyabiliriz. Sadece aort tutulursa da bunların hiçbirisi olmaz, vücutta bir iltihabı gösteren ateş gibi bulgular ve kandaki iltihap değerlerinde artış olabilir. Bu bulgular o kadar çok hastalıkta görülebilir ki, listesini yapmaya çalışsak yanlışlıkla bir tıp kitabı yazabiliriz.
Sadece aort tutulumu gibi durumlar çok nadir olmakla birlikte, bize bu hastalıkta görüntülemenin önemini de hatırlatan durumlardır. Karotis veya subklavyen arterlerde daralma yapan ve çok daha sık görülen başka bir durum daha vardır. Damar sertliği diye bilinen ateroskleroz, damarlarda yağ birikmesi şeklinde kabaca anlatılabilir. Takayasu tanısı koyarken aterosklerozdan ayırmak önemlidir, bunda da kanserde kullanılan PET’i kullanabiliriz. PET’te aktif iltihap parlar, bu yüzden Takayasu tutulumları parlayacaktır. Bunun dışında da hastanın yaşı damar sertliği açısından sigara, şeker gibi risk faktörleri de bize yol gösterecktir.
Nabzı Olmamasına Rağmen Nasıl Ellerini Kullanabiliyorlar?
Sizi başlığı görünce bu yazıyı okumaya iten konuya gelelim… Nasıl? Yani bu hastalarda nasıl nabız yok ve buna rağmen ellerini kullanabiliyorlar? Damar tıkanması ciddi ve acil bir durum değil midir? Nabzı yoksa nasıl kan gidiyor oraya? Babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi?
Açıklayalım… Normalde vücudumuzun bir yerine giden ana damar tıkandığında iskemi, yani kan akışı kesilmesine bağlı doku hasarı olması beklenir. Bir doku oksijensiz kalırsa ölür. Bu, uzuv kaybına kadar gidebilen oldukça ciddi bir durumdur. Bahsettiğimiz oksijensiz kalma hali kalp dokusunda olursa buna kalp krizi diyoruz, durumun ciddiyeti o şekilde yani. Ancak bu hastalıkta damar daralması çoook yavaş gerçekleşir. Bu sayede ana damar tıkandıkça ondan yeni, daha küçük yan dallar oluşur. Bu dallar sayesinde kola giden kan akımı devam eder. Ancak doğal olarak akım azalacağından hastalar kolda güçsüzlük ve ağrı tarif edebilirler. Vücudumuzun bu etkileyici kurtarma planı sayesinde kişiler hayatlarına normal şekilde devam edebilirler.
Tedavisi Mümkün Mü?
Hastaların nasıl geldiğini konuştuk, peki bu hastaları nasıl tedavi ediyoruz? Daha önce de bahsettiğimiz üzere, bu hastalığın nasıl oluştuğu tam olarak bilinmiyor. Ancak bilim insanları her geçen gün hastalık sürecine dair yeni hücresel mekanizmalar keşfediyorlar. Bu da tedavi açısından bize imkanlar sağlıyor. Bu ve buna benzer romatolojik hastalıklarda en bilinen klasik tedavi bağışıklık sistemi baskılayıcı kortizon tedavisidir. Kortizon bu işi çok etkili yapar ve gerçekten de bu iltihabı baskılayabilir. Ama uzun süre kullanmayı hiç sevmeyiz çünkü yan etkilerini sıralasak bu yazıyı sayfalarca devam ettirmek gerekir. Neyse ki günümüzdeki gelişmelerle, hastalara kortizonu uzun süre vermek yerine kullanabileceğimiz çeşitli ve etkili opsiyonlarımız var. Bilimsel çalışmaların sonuçları sayesinde, tek bir molekülü hedefleyip sadece ona etki eden ilaçlarda hastaların yaşamları iyileştirilebiliyor.
Başka bir yazıda görüşmek üzere, bilimle kalın!
Kaynakça ve İleri Okuma
1. Keser G, Aksu K, Direskeneli H. Takayasu arteritis: an update. Turk J Med Sci.
2018;48(4):681-697. Published 2018 Aug 16. doi:10.3906/sag-1804-136
2. Direskeneli H. Clinical assessment in Takayasu’s arteritis: major challenges and
controversies. Clin Exp Rheumatol. 2017;35 Suppl 103(1):189-193.
3. Seyahi E. Takayasu arteritis: an update. Curr Opin Rheumatol. 2017;29(1):51-56.
doi:10.1097/BOR.0000000000000343
4. Dua AB, Kalot MA, Husainat NM, et al. Takayasu Arteritis: a Systematic Review and Meta-Analysis of Test Accuracy and Benefits and Harms of Common Treatments. ACR Open
Rheumatol. 2021;3(2):80-90. doi:10.1002/acr2.11186
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!








