Hitler Nasıl Kaybetti?


2. Dünya Savaşı, dünya için gerçekten de bir dönüm noktasıdır. Dünya o zamana kadar da büyük olaylarla karşı karşıya kalmıştır ancak 2. Dünya Savaşı’nı kimin kazanacağı geleceği belki de en çok etkileyecek dönüm noktalarından birisine şahit etmiştir bizleri. Bir tarafta Nazi Almanyası, bir tarafta karşısında birleşmiş bir ittifak vardır. Biz bugün ittifakın kazandığı ve sonucunda insan haklarının yasalaştığı, NATO gibi birlik sağlamayı amaçlayan güçlerin kurulduğu ve faşizmin reddedildiği bir dünya düzeni oluştuğu senaryoyu yaşıyoruz. Peki ya öteki taraf? Naziler savaşı kazansaydı olabilecekleri tahmin etmek güç. Peki bir noktada gerçekten kazanabileceği sinyallerini veren Almanya nasıl kaybetti? Bu yazımızda sizlerle bu sorunun cevabını bulacağız.
2. Dünya Savaşı Dönemi
Daha önce yazdığımız 2. Dünya Savaşı yazımızda bu süreç detaylı olarak bahsediliyor. Dilerseniz o yazımıza da göz atabilirsiniz.
O yazımızı başka bir güne saklamak isteyen okuyucularımız için şimdi küçük bir özet geçelim:
Almanya’nın II. Dünya Savaşı’ndaki yükselişi, Adolf Hitler’in liderliğinde agresif bir politika ile başlamıştı. 1930’ların başında ekonomik ve siyasi olarak zor bir dönemden geçen Almanya, Versailles Antlaşması’nın ağır şartlarıyla mücadele ediyordu. Hitler, bu durumu kullanarak milliyetçi bir propaganda ile Alman halkının desteğini kazandı. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesiyle birlikte, Almanya’nın askeri ve ekonomik gücü hızla yeniden inşa edildi. Özellikle altyapı projeleri, silahlanma programları ve işsizliği azaltmaya yönelik politikalar sayesinde Almanya hızla toparlandı ve yeniden bir askeri güç haline geldi.
1938 yılında Hitler, Avusturya’yı ilhak ederek yani savaşsız bir şekilde diplomatik yolla topraklarını kendi topraklarına katarak Almanya sınırlarını genişletti. Aynı yıl, Münih Antlaşması’yla Çekoslovakya’nın Südet Bölgesi’ni ele geçirdi. Bu noktaya kadar hala kan dökülmemişti. Bu hamle, İngiltere ve Fransa gibi Avrupa’nın büyük güçleri tarafından ilk başta tepki çekmedi, hatta yatıştırma politikası çerçevesinde kabul gördü. Hitler’in işgal politikaları burada durmadı ve 1939’da Polonya’ya saldırmasıyla II. Dünya Savaşı resmen başladı. Peki 1. Dünya Savaşı’nda ordusu terhis edilmiş bir Almanya, 20 senede nasıl bir anda bu kadar kolay ve hızlı savaş kazanır oldu? Cevabı birçok karmaşık faktöre dayansa da burada yıldırım savaşı taktiği de denilen Blitzkrieg taktiğinin etkisi oldukça fazladır. Bu taktikle Alman güçleri, karşı tarafın tüm hattına saldırmak yerine tanklarıyla beraber hattın bir noktasından büyük bir kesik atarak oradan saldırı gerçekleştirir. İşte Polonya bu şekilde ele geçirilmiş oldu.
Almanya, Polonya’nın ardından 1940 yılında Norveç ve Danimarka’yı işgal ederek Kuzey Avrupa’da stratejik bir avantaj elde etti. Aynı yıl içinde Hitler, Batı Avrupa’ya yöneldi ve Fransa’ya karşı bir saldırı başlattı. Kısa süre içinde Fransa yenilgiye uğradı ve Almanya Paris’e girdi. Fransa’nın yanı sıra Hollanda, Belçika ve Lüksemburg gibi ülkeler de Alman ordularının kontrolü altına girdi. Bu hızlı genişleme dönemi, Almanya’nın Avrupa’daki hakimiyetini pekiştirdi. Nazi Almanyası, 1941’e kadar Balkanlar’da da ilerleyerek Yugoslavya ve Yunanistan’ı işgal etti.

Bu hızlı ilerleyiş ve baskınlık süreci 1941’e kadar devam etti. Peki daha sonra bir anda mı çöktü? Elbette hayır. Şimdi gelin sürece birlikte göz atalım.
Yanlış Harekatlar
Hitler, o ana kadar girdiği her savaşı kazanmıştı ve beklentileri aşmıştı. O ana kadarki en büyük başarısızlığı İngiltere’yi savaş dışına itememiş olmasıydı ki bunu da ne kadar amaç edindiği tartışmalıydı. Asıl başarısızlık o ana kadar saldırmazlık anlaşması yaptığı Sovyetler Birliği’ne karşı gerçekleştireceği harekatlar olacaktı. Önce 1941 yılında başlattığı Barbarossa Harekâtı geliyordu. Burada Hitler, Stalin’e güvenemeyeceğini düşünüyordu ve karşısındaki büyük gücü gafil avlamayı amaçlıyordu. Bu nedenle saldırıyı başlattı ancak Sovyetler Birliği’nin büyüklüğü, iklim koşulları (özellikle kış), kötü lojistik ve Kızıl Ordu’nun sert direnişi, Almanya’nın bu cephede ciddi kayıplar vermesine neden oldu ve istediğini alamadı.

Bu harekat Hitler’i durdurmayacaktı. Hitler kolay kolay amacından dönen birisi değildi. Bu nedenle Hitler, 1942 yılında yeni bir harekat olan Stalingrad hamlesini yapmayı amaçladı. Burada amacı, Rus hatlarını yararak Stalin’in adını taşıyan şehri almaktı. Böylece Kızıl Ordu yenilgiye uğrayacak ve tehdit olmaktan çıkacaktı. Bu plan bir süre işe yaradı. Nazi ordusu Stalingrad’a kadar hızla ilerledi ancak bu tam olarak Stalin’in planıydı. Hitler’in Stalingrad’a karşı olan takıntısını kullanarak alman ordusunu iç kesimlere kadar çekti ve gerilla savaşı dediğimiz cephe dışında ortamı kullanarak savaşmaya başladı. Bu taktikle beraber Rus soğuklarının bastırması da ana topraklardan uzak kalan Alman ordusunu tüketti. Hem yakıt hem de erzakların tükenmesiyle beraber oradaki güçler teslim olmak zorunda kaldılar ve Hitler’in artık saldırı düzenleyebilecek bir gücü kalmamış ordu. Bu noktadan sonra Kızıl Ordu, ağır ağır Almanya’ya doğru harekatlar düzenlemeye başladı.
Aynı sıralarda D-Day adı verilen çıkartma ile İngiliz ve Amerikan kuvvetleri de Almanya’ya batıdan saldırmaya başladı. Bu şekilde Naziler hem doğudan hem de batıdan saldırıya uğradı.
Erzak ve Kaynak Azlığı
Stalingrad Harekatı sırasında orada bulunan askerlerine uçaklarla erzak yollamaya çalışan Almanya hem erzaklarını oradaki Sovyet askerlerine kaptırmış hem de Almanya’dan Stalingrad’a kadar uçan uçakların yakıtları yüzünden zarar etmişti. Zaten kısa sürede yaptığı harekatlar sırasında oldukça fazla masraf etmişti ve kaynak harcamıştı.
Tüm bunlar 1942-1945 yılları arasında Almanya’yı zora sokmuştu. Bu dönemde Almanya; yakıt, çelik ve diğer stratejik hammaddeler konusunda ciddi sıkıntılar çekmeye başladı. Sovyetler Birliği ve ABD gibi devasa doğal kaynaklara sahip ülkelerle karşılaştırıldığında, Almanya’nın kaynakları sınırlı kalmış oldu. Aynı nedenlerden dolayı teknolojik ilerlemeler Almanya’da Amerika Birleşik Devletleri’ne kıyasla daha kısıtlı kaldı.
Tüm bu durum elbette ordunun moralini bozuyordu. Gerçekten uzun süren bir savaş dönemi ve arka arkaya gelen kayıplar ordunun moralini bozuyordu. Bunun yanında, hem halkın hem de ordunun Nazi düşüncesinden uzaklaşması da morali etkiliyordu. Başta Nazi politikasına katılan ve kendilerini galibiyete ulaştıracağına inanan halk, artık bu politikanın problemli olduğunu görmeye başlamıştı.
Yalnızlık
Savaşın ilk başlarında Almanya; İtalya, Romanya, Macaristan ve Sovyetler Birliği ile birlikte hareket ediyordu. Zamanla, Hitler’in yanlış kararları hem Sovyetler Birliğini hem de çevredeki ülkeleri onların çevresinden itmişti. İtalya 1943’te teslim olmuştu. Romanya ve Macaristan ise gidişatı görerek saf değiştirmişti. Bu şekilde Almanya’nın tek müttefiki binlerce kilometre ötede olan Pasifikte kendi savaşını veren Japonya olmuştu.
Bir de buna ek olarak içeride de Hitler’in politikaları halkı bölmüştü. Holokost ve kendisine karşı gelen insanların öldürülmesi gibi politikalar Almanya’yı hem içeride hem dışarıda yalnız bırakmıştı.
ABD’nin Savaşa Katılması
1941 yılına kadar ABD, tamamen Japonya’ya odaklıydı. Kendi savaşı oradaydı ancak Avrupa’daki durumu gören ABD, dünyadaki gücünü ve saygınlığını da arttırma amacıyla İngiltere’nin yanında savaşa katıldı ve müttefiklere hem kaynak, hem silah, hem de asker yardımında bulundu.

ABD savaşa girmeseydi Almanya kazanır mıydı bilinmez ama şüphesiz ki daha uzun dayanırdı. ABD, D-Day çıkartmasının yapılabilmesine büyük destek sağladı ve Roosevelt-Churchill işbirliği sayesinde bu çıkartma ve ardından gelen harekatlar beraberinde galibiyeti getirecekti.
Çöküş
30 Nisan 1945 geldiğinde artık hem müttefikler hem de Sovyetler Birliği, Berlin’e yaklaşmıştı. Hitler, mağlup olduğunu biliyordu. Bu nedenle FührerBunker adı verilen sığınağına çekilmişti. Burada uzun süredir birlikte olduğu Eva Braun ve kendisinin baş yardımcısı Goebbels ve ailesi de vardı. Hitler, canlı ele geçirilmek istemiyordu. Hem daha önce İtalya’nın kaybından sonra dostu Mussolini’nin başına gelenleri görmüştü hem de bu yenilgiyi tatmak istemiyordu. Bu nedenle Hitler ve sığınakta bulunan Eva siyanür içerek intihar etti. Goebbels ve eşi de bunu takiben 1 Mayıs 1945’te intihar etti. Daha sonra cansız bedenleri yakıldı. Bu şekilde Nazi Almanya’sının sonu gelmiş oldu.
Hitler, başarısız olmasına rağmen tarihte büyük bir yer etmiştir. Nazi Almanya’sının yaptıkları bugün bile yankı uyandıran ve politikaları şekillendirmiştir.
Kaynakça ve İleri Okuma
Berenbaum, M. (2024, October 4). Anti-Semitism | History, Meaning, Facts, & Examples. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/anti-Semitism/Nazi-anti-Semitism-and-the-Holocaust
Hingley, R. F. (2024, October 9). Joseph Stalin | Biography, World War II, death, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Joseph-Stalin
Keegan, J. (2024, September 24). Normandy Invasion | Definition, Beaches, map, photos, casualties, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Normandy-Invasion/D-Day-June-6-1944
Limbach, R. (2024, August 15). Battle of Stalingrad | History, summary, location, deaths, & facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Battle-of-Stalingrad
Lukacs, J., Bullock, A., Bullock, B., & Knapp, W. F. (2024, October 9). Adolf Hitler | Biography, Rise to Power, History, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Adolf-Hitler
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (n.d.). How did Adolf Hitler die? | Britannica. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/question/How-did-Adolf-Hitler-die
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!










