Kültür/Sanat

Bir Okuma Rehberi: Kendimize Yabancılar

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Kafamızın içindeki gürültülü parlamento
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

İnsan kendini gerçekten ne kadar tanıyabilir? Günlük hayatta aldığımız kararların, hissettiğimiz duyguların ve sahip olduğumuz inançların bilinçli bir süreçten geçtiğini düşünürüz. Peki öyle midir gerçekten? Psikoloji alanındaki son araştırmalar gösteriyor ki, çoğu zaman kendimizi sandığımız kadar iyi anlayamıyoruz. Timothy Wilson’un Strangers to Ourselves (Kendimize Yabancılar) adlı eseri, bilinçdışı zihnimizin bizi nasıl yönlendirdiğini ve iç gözlemlerimizin neden güvenilmez olduğunu gözler önüne seriyor. Bu yazımızda, serimizin her yazısında olduğu gibi yazarımızı daha yakından tanıyacağız ve daha sonra eserin sayfalarının içine balıklama bir atlayış gerçekleştireceğiz!

Kısaca Timothy Wilson

Wilson, psikolojinin derin sularında dolaşan ama konuları öyle sıkıcı akademik bir dille anlatmaktan kaçınan bir isim. Bilirsiniz, genelde akademisyenlerin kitaplarını veya makalelerini okuduğunuzda sanki sizin konuştuğunuz dilden farklı bir dil konuştuklarını hissedersiniz. Wilson öyle değil. Tamamen anlaşılır bir şekilde derdini anlatıyor. Peki derdi ne mi? Derdi bir soruya yanıt bulmak: “Kendimizi gerçekten ne kadar tanıyoruz?”

Kendimize Yabancilar Kitabinin Yazari Timothy D. Wilson

Wilson bu soruyu özellikle Strangers to Ourselves adlı kitabında detaylandırıyor. Cevabı ise basit: Muhtemelen sandığımızdan çok daha az. Wilson, bilinçdışı zihnimizin aslında hayatımızın büyük bir kısmını yönettiğini ve bizim de çoğu zaman bu süreçleri yanlış anladığımızı söylüyor. Yani kendimize dair anlattığımız hikâyeler, çoğu zaman sadece uydurma birer anlatıdan ibaret!

Kendimize Yabancilar Beynin Algoritmasi

Virginia Üniversitesi’nde profesör olan Wilson, bu konuları akademik makalelerle sınırlı tutmamış, Strangers to Ourselves ve Redirect gibi kitaplarıyla geniş kitlelere ulaştırmış. Tabii geniş kitle desek de ülkemizde pek fazla okunan bir yazar olmadığını da hatırlamak gerekir. Yine de özellikle Amerika ve Avrupa’da bu kitapları kıymetli eserler olarak anılır. Özellikle, Strangers to Ourselves ya da yazı boyunca bahsedeceğimiz adıyla Kendimize Yabancılar , hepimizin bilinçdışına fazlasıyla güvendiğimizi ama aslında onu pek de anlamadığımızı ortaya koyuyor. Bir nevi, beynimizin arka planda çalışan ama bizim farkında bile olmadığımız bir algoritması var ve biz bu algoritmayı çözmeye çalışırken, çoğu zaman yanlış yerlere bakıyoruz.

Ayrıca Wilson, Daniel Gilbert’la birlikte insanların mutluluk beklentileri üzerine de çalışmalar yapmış. Yani “Bu işi bırakırsam daha mı mutlu olurum?” ya da “Şu evi alırsam hayatım değişir mi?” gibi soruların peşine düşenlerden biri. Spoiler verelim: İnsanlar genellikle bu tahminlerde de fena halde yanılıyor. Kısacası, Timothy Wilson kendimizi nasıl kandırdığımızı gözler önüne seren ama bunu akademik bir sıkıcılıkla değil, eğlenceli bir şekilde anlatan bir psikolog.

Şimdi geldik şaheseri olan Kendimize Yabancılar’a! Bu bahsettiğimiz yanılgıyı daha detaylı ele alacağı eserine birlikte göz atalım. Unutmayın! Her kitap anlatısının sonunda geriye hala kocaman bir kitap kalıyor. Keşfedilecek birçok örnek, pek çok konsept hala kitabın içinde sizleri bekliyor oluyor. Anlattıklarımız ilginizi çekerse okumanızı şiddetle tavsiye ederiz!

Kendimize Yabancılar

Wilson’a göre bilinçli zihnimiz, büyük bir geminin kaptanı gibi düşünüyor kendini. Ama gerçekte, dümeni elinde tutan başka bir şey var: bilinçdışı zihin. Beynimiz tıpkı bir bilgisayar gibi, arka planda sürekli veri işliyor ve kararlar alıyor. Ama biz sadece ekranın önünde duran küçük bir pencereyi görüyoruz. Bu arka plan işlemleri bazen o kadar hızlı ve sezgisel çalışıyor ki, bizim onları fark etmemize bile izin vermiyor. Bunun bir benzerini Bir Okuma Rehberi serimizin ilk yazılarından birine de ilham olan “Hızlı ve Yavaş Düşünme” kitabını anlatırken de aktarmıştık. Oradaki 1. ve 2. sistem anlatısı da Wilson’ın anlatısıyla paralellik gösteriyor. Peki bu sistemler tam olarak nasıl çalışıyor?

Kendimize Yabancilar Kitabi

Diyelim ki yeni biriyle tanıştın ve ona karşı hemen ısındın ya da tam tersi, bir şey seni huzursuz etti. “İlk izlenimler önemlidir” deriz ama aslında burada çalışan şey bilinçdışı süreçlerin, geçmiş deneyimlerinle harmanlanıp hızla bir yargıya varmasıdır. Ve işin komik tarafı, çoğu zaman bu yargının neden oluştuğunu kendimize açıklarken yanlış sebepler buluyoruz!

Şimdi gelin sizlerle bir örneği canlandıralım: Biri size “Neden böyle hissettin?” diye sorduğu zaman, uzun uzun açıklamalar yapıyorsunuz. Peki gerçekten o uzun açıklamalar doğru oluyor mu? Hiç kendinizce şekillendirdiğiniz ek yargıları eklemiyor musunuz? Wilson’a göre çoğu zaman bunu kendimizi bile kandıracak şekilde istemsiz yapıyoruz. Bu anlamda yargılarımız kusurlarla dolu. Zihnimiz, duygularımızı ve kararlarımızı bir mantık çerçevesine oturtmaya çalışırken sonradan hikayeler uyduruyor.

Kendimize Yabancilar Aciklamalar

Mesela, bir ürünü neden satın aldığını düşündüğünde, “Çünkü çok kaliteli ve dayanıklı” diyebilirsiniz ama belki de reklamda gördüğünüz o karizmatik oyuncu farkında olmadan sizi etkilemiştir. Wilson için bu durum sandığınızdan çok daha olası. Aslında düşünürseniz, çoğu markayı televizyona verdiği reklamdan, hatta genelde üründen bağımsız o reklamda oynamış kişilerden hatırlıyoruz. 

Hatta Wilson’a göre biz bunu kendi hislerimizi anlamakta bile yaşıyoruz. Mesela, büyük bir terfi almayı bekleyen biri, bunun hayatını değiştireceğini ve çok mutlu olacağını düşünüyor. Ama gerçekte, bu mutluluk belki birkaç hafta sürüyor ve sonra eski rutinine geri dönüyor. Ya da ayrılık yaşayan biri “Bunu asla atlatamam” diyor ama birkaç ay sonra bambaşka biriyle mutlu olduğunu fark ediyor.

Peki Çözümü?

Wilson’a göre bu yanlış tahminlerimizi ve eksik anlayışlarımızı azaltmanın bir yolu var. Ona göre iç gözlemlerimize körü körüne güvenmek yerine davranışlarımızı gözlemlememizi faydalı olacaktır. Örneğin, “Ben çok sabırlı bir insanım” diyorsanız ama trafikte en küçük şeyde sinirleniyorsanız, belki de düşündüğünüz kadar sabırlı değilsiniz! 

Kendimizi Yabancilar Icgoru

Sonuç olarak, Wilson’un çalışması, insanların kendilerini anlama konusunda sandıkları kadar başarılı olmadıklarını ortaya koyuyor. Bilinçdışımız, kararlarımızı ve duygularımızı büyük ölçüde şekillendirirken; bilinçli zihnimiz ise çoğu zaman bu süreci yanlış anlamakta ve hatalı anlatılar üretmektedir. Ancak davranışlarımızı dikkatle gözlemleyerek, dışardan geri bildirim alarak ve içgörülerimizi geliştirmeye çalışarak bu bilinçdışı süreçleri daha iyi kavrayabiliriz. Kendimizi anlamak, sadece iç gözleme dayanarak değil, bilinçdışımızın ipuçlarını takip ederek mümkün olabilir.

Tufan Özdemir tarafından yazılan bu yazımızın içerik doğrulamasını Melisa Şalk, yazım ve dil denetimini İpek Yıldırım, tasarımını ise Deniz Demirdaş titizlikle tamamlamış olup son kontrolleri Mete Esencan tarafından yapılmıştır.

Kaynakça ve İleri Okuma

Clear, J. (t.y.). Strangers to ourselves by Timothy Wilson: Book summary. James Clear. https://jamesclear.com/book-summaries/strangers-to-ourselves

Philosophy at the University of Edinburgh. (2019, 31 Mayıs). Adaptive unconscious: 1. Strangers to ourselves [Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=Lu-MKYb56PA

SF Walker. (2022, 26 Ekim). Strangers to ourselves by Timothy Wilson book review – Discovering the adaptive unconscious [Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=PPcWpKM_UXg

The RSA. (2011, 5 Eylül). Redirect with Timothy Wilson [Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=Tk4bdpA6oz4

Wilson, T. D. (2002). Strangers to ourselves: Discovering the adaptive unconscious. Belknap Press of Harvard University Press.

Wilson, T. D., Reinhard, D. A., Westgate, E. C., Gilbert, D. T., Ellerbeck, N., Hahn, C., Brown, C. L. ve Shaked, A. (2014). Just think: The challenges of the disengaged mind. Science, 345(6192), 75–77. https://doi.org/10.1126/science.1250830

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu