Stendhal’ın Kırmızı ve Siyah’ı


Eski Türkçe çevirisiyle Kızıl ile Kara olarak da bilinen, Fransız yazar Stendhal (1783-1842)’ın meşhur romanı Kırmızı ve Siyah, 1830 yılında yayımlanmış. İçinde toplumsal eleştiri, politika, bireysellik gibi çok fazla konuyu barındıran, her açıdan çok zengin bir roman. Hikâyenin geçtiği dönemin Fransa’sını da oldukça detaylı bir şekilde ele alıyor. Bu açıdan bakıldığında tarihî bir anlatı olma özelliği taşıdığını söylemek de yanlış olmaz.
Roman Napolyon’un sürgüne gönderilmesi ile yaşanan Restorasyon Dönemi sırasında geçiyor. Genç ve hırslı ana karakterimiz Julien Sorel’in yaşantısını, tutkulu aşk hikâyesini anlatırken dönemin toplumunu oluşturan alt kesimleri, sınıfsallığı, fikir ayrılıklarını eleştirmekten kaçınmamış Stendhal. Karakterler konuşurken okuyucu, diyaloglar içerisinde on dokuzuncu yüzyıl erken Fransa’sı hakkında pek çok bilgi ediniyor. Stendhal kişisel eleştirilerini romanına katarken bunu hiç sıkıcı olmadan, hikâyenin akışını bozmadan yapmayı başarmış. Haliyle Kırmızı ve Siyah için oldukça doğal ve göze batmayan, eleştirel üslupla yazılmış bir roman demek mümkün. Ayrıca, toplumun içinde bulunduğu karmaşıklık ve bölünmüşlük içerisinde kendine yer edinmeye çalışan Julien, anlatının ana karakteri olduğundan ve Julien’in yaşadığı kimlik bunalımlarından bahsedildiği için, Kırmızı ve Siyah için aynı zamanda bir psikolojik roman da deniyor.
Julien: Birey Olma Hikayesi
Bir marangozun oğlu olan Julien Sorel’i, kitabın başlarından itibaren hep kendini kanıtlama ve gösterme çabası içinde görürüz. Yetenekli ve zeki olmasının yanı sıra oldukça da hırslı bir karakter sergileyen Julien, kasabanın belediye başkanın evine, çocuklarına öğretmenlik yapmak için gider. Evde bulunduğu süre boyunca kılık kıyafetinden tutun da söylemlerine kadar kendini sunuşuna çok dikkat etmesi gerektiğini fark eder; sık sık belediye başkanına ziyarete gelen üst kesim tarafından yargılanmayı ve küçümsenmeyi gururuna yediremez. AyrıcaNapolyon hayranı olan Julien, bunu da gizli tutması gerektiğini fark eder. Toplumun değişen fikirlerine ayak uydurmak ve kendi benliğini oluşturan yapı taşlarını korumak arasında gidip gelen bir çatışmanın temellerinin atıldığını böylece görmüş oluruz.

Fakat Stendhal, Julien’in birey olma isteği altında ezildiği bu hikâyeyi aynı zamanda tutkulu bir aşkla harmanlamış. Belediye başkanı Mösyö de Rênal’in evinde öğretmenlik yaptığı sırada başkanın eşi Madam de Rênal, Julien ile ilgilenmeye başlar. Kendisinden yaşça büyük ev sahibesinin ilgisine Julien başlarda anlam veremez. Fakat zamanla, Julien ve Madam de Rênal arasında gizli bir aşk filizlenmeye başlar. Öğretmenliği ve davranışları her ziyaretçi tarafından takdir görmeye başlayan Julien’in içindeki daha yükseğe çıkma, toplumda daha iyi bir konum edinme arzusu da körüklenir. Fakat zaman içinde kasabada Julien ve Madam de Rênal hakkında dedikoduların yayılmasıyla risk almak istemeyen Julien, bir kiliseye dini eğitim görmeye gider.
Paris
Romanın ikinci kısmında, kilisede eğitim alırken Julien’in karşısına yeni bir fırsat çıkar: Paris’e gitmek ve bir soylunun evinde mürebbiyelik yapmak. Teklifi kabul eden Julien adım adım Paris sosyetesine uzanan yolda ilerlerken, mürebbiyelik yaptığı Mathilde de la Mole adlı genç kadın kendisine ilgi duymaya başlar. Zeki, kurnaz ve nükteli genç kadın Julien’i tedirgin eder ve Mathilde’in sürekli kendisiyle alay ettiğini düşünür. Sosyal konumunu her şeyin üstünde tutmaya özen gösteren Julien için Mathilde’in ilgisi tam bir işkencedir.
Fakat en sonunda Mathilde’in kendisiyle alay etmediğini fark eder ve kendisi de genç kadına karşı romantik hisler beslemeye başlar.

İkilinin ilişkisi evlilik noktasına kadar gelir. Düğün hazırlıkları hâlâ devam ediyorken bir mektup Julien’in güvenilirliğini sarsıp gözden düşmesine sebep olur. Madam de Rênal, Julien’in bir sahtekâr olduğunu bildiren bir mektubu Mathilde’in babasına yani Julien’in işverenine iletmiştir.
Kırmızı ve Siyah
Bu noktadan sonra romanımız biraz daha sarpa sarıyor ve Julien’in intikam arzusu ile belediye başkanının evine dönmesini konu ediniyor. Julien’in trajik bir son bulan hikayesi, aslında bireyin toplum içerisinde ne kadar kısıtlı kaldığını, birey-toplum ikiliği içerisinde gözlemliyor. Stendhal’ın Julien karakteri ile eleştirdiği bir toplumsal düzen var; bireyin yetenekleri, istekleri ne olursa olsun yalnızca çalışarak ve çabalayarak on dokuzuncu yüzyıl Fransa toplumunda yükselmek, ilerlemek mümkün değil. Sosyal konumu nedeniyle kişisel inanç, görüş ve hayranlıklarını bir kenara bırakmak zorunda kalan Julien, aslında oldukça başarılı icra ettiği öğretmenlik mesleğine de sosyal ilişkiler nedeniyle tutunamıyor.

Romanın başlığı ise bir başka sembolizmi ifade ediyor. Başlıkta yer alan kırmızı orduyu, siyah ise kiliseyi temsil ediyor. Napolyon’u kahramanı olarak benimsemiş ve kilisede eğitim görerek dinî bilgilerini geliştirmiş Julien, roman boyunca bu ikili arasında gidip geliyor. Askerî bir kariyer peşinde mi koşmalı yoksa dinî öğretilere bağlı kalıp kiliseyi mi tercih etmeli, Julien’in kafasını kurcalıyor. Bu ikilik yalnızca Julien’in içinde bulunduğu bir durumu da temsil etmiyor; toplumda karşı karşıya kalmış iki farklı fikri de sembolleştiriyor ve bu sembol bir gencin büyüme ve kendine yer edinme hikayesi içinde okuyucuya sunuluyor.
Son Söz
Julien’in birey olma çabası üzerinden toplum eleştirisi sunan ve gerçekçi türünün öncülerinden de sayılan roman Kırmızı ve Siyah, değişmekte olan bir toplum içinde büyümeye çalışan bir gencin trajedilerini ele alıyor. Stendhal, askerî kariyeri Julien için bir seçenek olarak sunarken sürgüne dahi gönderilmiş olsa Napolyon’un etkisinin hâlâ devam ettiğini kırmızı ile gösteriyor. Diğer taraftan, din temelli bir kariyerin toplumda yer edinmek için cazip bir seçim olmasını vurgulayarak kilisenin elinde tuttuğu ezici gücü gözler önüne seriyor.
Aslında bir gencin hırsları ve aşk hayatı üzerinden kurgulanmış bir trajedi ile Kırmızı ve Siyah romanında Stendhal hem oldukça güçlü bir toplum eleştirisi sunuyor hem de bir tarih dersi veriyor.
Kaynakça ve İleri Okuma
Jitao, L. (2024). Gender roles and rebellion: Analyzing Julien’s character in Stendhal’s The Red and the Black. Art and Society, 3(2), [Sayfa aralığı belirtilmemiş]. https://www.clausiuspress.com/assets/default/article/2024/05/09/article_1715251091.pdf
Manzini, F. (2015). Reading Julien Sorel in the age of terror. Dix-Neuf, 19(1), 49–66. https://doi.org/10.1179/1478731815Z.00000000065
Stendhal. (2024). Kırmızı ve siyah (17. basım). İş Bankası Kültür Yayınları.
Yılmaz, V. B. (2024). Legitimacy and usurpation: Shattering of the social walls in Stendhal’s The Red and the Black. Cankaya University Journal of Humanities and Social Sciences, 18(2), 456-462. https://doi.org/10.47777/cankujhss.1414083





