FelsefeFilozoflar

Peter Singer: Yaşayan En Etkili Filozof

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Pahalı Kıyafetler mi Yoksa Bir Hayat mı
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Avustralyalı filozof Peter Singer, pek çokları tarafından “dünyanın yaşayan en etkili filozofu” olarak kabul edilir. Faydacılık etik anlayışını benimseyen felsefecilerden biri olan Singer, bu unvanı modern hayvan hakları hareketine ve efektif altruizm (etkili özgecilik) adı verilen filantropik (insanseverlik) sosyal harekete olan katkıları sayesinde elde etmiştir. Bu yazıda, Peter Singer’ın hayvan hakları hareketinin incili olarak anılan “Hayvan Özgürleşmesi” (1975) kitabının temel argümanlarından ve efektif alturizm hakkındaki fikirlerinden bahsedeceğiz.

Peter Singer Kimdir?

https://www.theguardian.com/world/2023/may/21/philosopher-peter-singer-theres-no-reason-to-say-humans-have-more-worth-or-moral-status-than-animals
Peter Singer
Görsel Kaynağı: The Guardian

Peter Singer, 1946 yılında Avustralya’nın Melbourne kentinde doğmuştur. 1967 yılında Melbourne Üniversitesi Tarih ve Felsefe bölümlerinden mezun olan Singer, aynı üniversitede felsefe alanında yüksek lisans yapmıştır. Doktorasını ise Oxford Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Yaklaşık 25 yıl boyunca Princeton Üniversitesi’nde Biyoetik profesörü olarak çalışan Singer, yazı ve araştırmalarına Melbourne’daki evinden devam etmektedir.  Uygulamalı etik alanına odaklanan Singer, özellikle biyoetik, küresel açlık, küresel yoksulluk ve hayvan hakları gibi konularda ses getiren makale ve kitaplar yayımlamıştır. Felsefi görüşlerine paralel bir yaşam sürmeye özen gösteren Singer, Animals Australia’nın kurucusu ve The Life You Can Save organizasyonun kurucu ortaklarından biridir. 

Hayvan Özgürleşmesi: Bütün Hayvanlar Eşittir

Felsefe geleneğinde insan dışı hayvanların ahlaki statüleri genellikle ya yok sayılmış ya da insandan daha aşağı bir yere konumlandırılmıştır. Bu durumu gerekçelendirmek için insanın sahip olduğu bazı bilişsel ve sosyal beceriler öne sürülmüştür. 1975 yılında yayımlanan Hayvan Özgürleşmesi, insan dışı hayvanlara karşı olan ahlaki yükümlülüklerimiz ve onların ahlaki statülerine yönelik faydacı bir çerçeveden yeni bir sorgulama sağlar. 

Geleneksel olarak faydacılık, bir eylemin doğruluğunu veya iyiliğini, o eylemin olabildiğince çok sayıda insana en fazla mutluluğu sağlamasıyla ölçülen bir ahlak kuramıdır. Bu kurama göre mutluluk, doğası gereği iyi; acı ve ıstırap ise kötü kabul edilir. Dolayısıyla mutluluğun artırılması ve acının azaltılması gerekir. Singer Hayvan Özgürleşmesi kitabında, bu ahlak kuramını sadece insanlar için değil, hissedebilen tüm canlılar için geçerli olacak şekilde genişletmeyi savunur.

equality

Singer’ın temel argümanı şu şekilde özetlenebilir: İnsanlar için kabul ettiğimiz temel eşitlik ilkesini, insan dışındaki hayvanlar için de kabul etmeliyiz. Burada bahsedilen eşitlik ilkesi, insanlar arasındaki herhangi bir olgusal denkliği değil, insanlara nasıl davranmamız gerektiği konusunda bize yol gösteren ahlaki bir kılavuzu ifade eder. Bu ilke, farklı kişi veya gruplara aynı muamelenin yapılması gerektiğini değil, ihtiyaç ve çıkarlarının eşit derecede önemsenmesi gerektiğini söyler.

Singer’a göre, bir varlığın eşit derecede önemsenebilmesi için gerekli olan kriter, hissetme yetisi (sentience) yani acı çekme veya haz duyma kapasitesidir. Çünkü hissetme yetisine sahip olmak herhangi bir çıkara sahip olmanın ön koşuludur (Singer, 2005, s.54). Örneğin bir taşı tekmelemenin taşın çıkarına olmadığını söylemek, ahlaksal anlamda manalı bir cümle değildir çünkü taşın hissetme yetisi yoktur. Fakat bir köpeği tekmelemenin köpeğin çıkarına olmadığını söyleyebiliriz çünkü köpek acıyı hissedebilen bir canlıdır. 

Bu bağlamda, Singer’a göre temel eşitlik ilkesi gereği benzer derecede acı çeken veya haz duyan canlıların çıkarları eşit derecede önemsenmelidir.

Benzer Derecede Acı Çekmek

Peki “Benzer derecede acı çekmek” ne demektir? Singer’ın kitabında verdiği örneğe bir bakalım. Örneğin, bir bebeğe şiddetli bir tokat atarsanız muhtemelen büyük bir acı çekmesine sebep olursunuz. Bir atın benzer miktarda acı hissetmesi için ona daha fazla zarar vermeniz gerekir, belki bir sopayla ata vurmanız gerekebilir. İşte Singer’ın benzer miktarda acıdan kastettiği budur. Ancak farklı türlerin acılarını kesin olarak kıyaslamak zordur. Fakat Singer’a göre acıları kesin olarak kıyaslayamadığımız durumlarda bile insan dışı hayvanların çektiği acıların çok büyük bir bölümünü önlemek mümkün. Bunun için insanın çıkarlarının hayvanların çıkarları kadar etkilenmeyeceğinin kesin olduğu durumları ele almak yeterlidir. Bu, yalnızca beslenme alışkanlıklarımızı ve giyim tercihlerimizi değil, aynı zamanda avcılık, hayvanat bahçesi ve sirk gibi eğlence anlayışlarımızı da gözden geçirerek tüm bu alanlarda köklü değişiklikler yapmamız gerektiğini gösterir. Yani, nasıl ki bir bebeğin canını gereksiz yere yakmayı ahlaken yanlış buluyorsak insan dışındaki bir hayvanın canını gereksiz yere yakmayı da eşit derecede yanlış bulmalıyız.

animals

Singer’a göre, bunu reddetmek “türcü” olmak demektir. Singer, türcülüğü Bir kişinin kendi biyolojik türünün çıkarları lehine ve diğer biyolojik türlerin çıkarları aleyhine, ön yargılı ya da yanlı davranması.” (Singer, 2005, s.53) olarak tanımlar. Tıpkı ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi türcülük de temel eşitlik ilkesini ihlal eder. Türcülüğü reddetmek, benzer miktarda acı çeken canlıların biyolojik türlerinden ötürü acılarının daha az veya daha fazla önemsenmesini reddetmeyi gerektirir. Fakat türcülüğe karşı olmak, bütün yaşamların eşit değerde olduğunu söylemek değildir. Singer’a göre kendinin farkında olma, geleceğe yönelik planlar yapabilme, başkalarıyla anlamlı ilişkiler kurma gibi nitelikler, bir canlının yaşamının değerini belirleme konusunda önemlidir. Bu nitelikleri kabul etmek, türcülüğü reddetmekle çelişmez. Önemli olan yaşam hakkının sadece insanlara özgü bir hak olmadığının farkında olmaktır. Bu anlayışa göre, bazı insan dışı hayvanların yaşamları bazı insanların yaşamlarından daha kıymetli olabilir. Örneğin bir şempanze, ileri derecede demans hastaları veya bilişsel becerilerini büyük oranda kaybeden insanlardan daha fazla insansı niteliklere sahip olabilir. Bu durumda, bir seçim yapmamız gerektiğinde şempanzenin yaşamının daha kıymetli olduğunu söylememiz gerekmektedir. 

Efektif Altruizm 

Felsefi bir yaklaşım ve sosyal bir hareket olan efektif altruizmin felsefi temelleri Peter Singer’ın 1972 yılında yayımladığı Famine, Affluence and Morality isimli makaleye dayanmaktadır. Singer bu makaleyi 1971 Doğu Pakistan (Bangladeş) soykırımı sırasında, milyonlarca insanın açlık, barınma ve sağlık hizmetlerine erişim gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde kaleme almıştır. Makalesinde, ne bireylerin ne de hükümetlerin Bangladeş’e yeterli yardımı yaptığını belirten Singer, şu ahlaki prensibi öne sürer: “Eğer çok kötü bir şeyi, benzer ahlaki öneme sahip herhangi bir şeyi feda etmeden önleyebiliyorsak bunu yapmakla ahlaken yükümlüyüz.” (Singer, 1972, s.231)

bogulan cocuk

Singer’ın bu prensibini anlamak için makalesindeki şu örneğe bakalım: Diyelim ki bir parkta yürürken gölette boğulmak üzere olan küçük bir çocuk gördünüz. Üzerinizdeki giysilerin kirlenmesi pahasına çocuğu kurtarmaya çalışır mısınız? Eminim ki sayısal anlamda ezici bir çoğunluk çocuğu kurtarmaya çalışacağını söyleyecektir. Çünkü ahlaki sezgilerimiz bir çocuğun hayatının giysilerimizin kirlenmesinden kat be kat daha önemli olduğunu söyler.

Peter Singer’ın Çıkarımları

Singer öne sürdüğü bu ahlaki prensipten üç önemli çıkarım yapar.

İlki, ahlaki görevlerimiz fiziksel mesafeden bağımsızdır. Örneğin açlık çeken bir komşumuza yardım etmek ile Gazze’de açlıktan ölmek üzere olan insanlara yardım etmek arasında ahlaki açıdan fark yoktur. Her iki durumda da yardım etmek bizim ahlaki görevimizdir.

İkincisi, yardım edebilecek kişi sayısı ne olursa olsun her bireyin yardım etme sorumluluğu vardır. Örneğin göletin etrafında sizinle aynı mesafede ve boğulan çocuğa yardım edebilecek durumda başka kişilerin olması, sizin o çocuğu kurtarma sorumluluğunuzu azaltmaz.

Son olarak, geleneksel olarak varsayılan görev ve hayırseverlik ayrımının sorgulanması. Normalde, yardım kuruluşlarına veya zor durumdaki insanlara yardımda bulunmak cömertlik ve hayırseverlik olarak kabul edilir. Parasını lüks bir yaşam sürmeye harcayan birinin ahlaki görevlerini yerine getirmediğini söylemeyiz. Oysa Singer’a göre, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmek yerine, gereksiz harcamalar yapmak ahlaki bir görevi yerine getirmemektir.

Efektif altruizmin temelinde bu fikirler yatar ancak bu hareket bunlarla sınırlı değildir.

Singer’a göre efektif altruizm, “Yapabileceğimiz en fazla iyiliği yapmalıyız.” temel fikri üzerine kuruludur. Yalan söylememek, öldürmemek, aldatmamak gibi evrensel ahlaki kodlara göre hareket etmek tam anlamıyla ahlaki bir yaşam sürmek için yeterli değildir. Kişi, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra kalan para, zaman, beceri gibi kaynaklarını dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek için kullanmalıdır. Bu bağlamda, efektif altruizm sadece para bağışı yapmakla sınırlı değildir. Efektif altruizmi yaymak, kan veya organ bağışında bulunmak gibi eylemler de efektif altruizmin bir parçasıdır.

yardimlasma

Efektif altruistler arasında “en üst düzeyde iyinin ne olduğu” konusunda tam bir görüş birliği olmasa da Singer’a göre tüm efektif altruistlerin paylaştığı temel prensip, daha az acının ve daha fazla mutluluğun daha iyi olduğudur. Ayrıca, acı ve hazzı deneyimleyen tüm canlılar önemlidir. Efektif altruistlerin yapabileceklerinin en iyisini yaptıklarından emin olmak için başvurabilecekleri çeşitli araştırmalar ve internet siteleri mevcuttur. Örneğin GiveWell ve The Life You Can Save, bağışlarının en etkili şekilde kullanılmasını isteyenlerin başvurduğu sitelerden birkaçıdır.

Peter Singer’ın görüşlerine katılan kadar katılmayan da var elbette. Bilirsiniz, felsefede çoğu zaman varılan sonuçlardan çok sorulan sorular daha kıymetlidir. Her soru başka bir sorgulamanın kapısını çalar. Bu bağlamda, Singer’ın yaptığı sorgulamaların çok önemli olduğunu düşünüyorum. İnsan dışı hayvanın ahlaki konumuna dair yaptığı sorgulama insanın ne olduğuna dair farklı bakış açıları geliştirmemize imkan sağlar. Öte yandan, hayırseverlik hakkındaki görüşleri, yaşadığımız bu tüketim çılgınlığı çağında ihtiyaç ve istek kavramları üzerine bizi düşünmeye sevk eder. Ve daha nice sorular.. Merakla kalın!

Kaynakça ve İleri Okuma

Boesch, B. (2021, March 5). Ethics and absolute poverty: Peter Singer and effective altruism. 1000-Word Philosophy. https://1000wordphilosophy.com/2021/03/05/ethics-and-absolute-poverty/#_ftn6 

Duignan, B. (2007, March). Peter Singer. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Peter-Singer 

Hampton, L. (2023). Peter Singer. In R. Y. Chappell, D. Meissner, & W. MacAskill (Eds.), Introduction to utilitarianism. https://www.utilitarianism.net/utilitarian-thinker/peter-singer

Sampedro, J., Sampedro, J., & Sampedro, J. (2022, April 10). Peter Singer: ‘Consciousness isn’t exclusive to humans, or even to primates.’ EL PAÍS English. https://english.elpais.com/culture/2022-04-10/peter-singer-consciousness-isnt-exclusive-to-humans-or-even-to-primates.html

Singer, P. (2005). Hayvan özgürleşmesi (H. Doğan, Trans.). Ayrıntı Yayınları. (Orijinal eser 1975 yılında yayımlandı)

Singer, P. (1972). Famine, Affluence, and Morality. Philosophy & Public Affairs, 1(3), 229–243. http://www.jstor.org/stable/2265052

Singer, P. (n.d.). About Peter Singer. petersinger.info. https://www.petersinger.info/about 

The logic of effective altruism. (2015, June 1). Boston Review. https://www.bostonreview.net/forum/peter-singer-logic-effective-altruism/ 

YouTube. (2013, May 20). Peter Singer: The why and how of effective altruism. YouTube. Peter Singer: The why and how of effective altruism 

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Ayşenur Günay

Merhaba! Ben Ayşenur Günay, ODTÜ Felsefe mezunu ve Minho Üniversitesi Siyaset Felsefesi yüksek lisans öğrencisiyim. İlgi alanlarım arasında hayvan hakları, çevre etiği ve iklim krizi yer alıyor; ayrıca psikoloji üzerine de okumalar yapıyorum. Fitness ve Lindy Hop dansı hayatımın vazgeçilmezleri. Doğa Filozofu'nun bir parçası olmaktan ve katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu