İttihat ve Terakki Dönemi


Osmanlı tarihinin son dönemleri herkesin bildiği gibi dağılma dönemi olarak adlandırılır. Osmanlı’nın bu yıllarını okuduğunuzda hem toplumsal hem de askeri olarak bir düşüş göreceksinizdir. Bu düşüş dönemi aslında onu kurtaracak olan Mustafa Kemal Atatürk’ün de ülkesini kurtarmak için yola çıkışını beraberinde getirmiştir. Tabii, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919’da başlatacağı harekete kadar Osmanlı içerisinde dağılma dönemini yavaşlatmayı amaçlayan bir güç vardı: İttihat ve Terakki.
Nasıl Kuruldu?
Giriş kısmında da belirttiğimiz gibi İttihat ve Terakki’nin amacı yozlaşan ülkeyi modern bir hale getirmekti. Bunun için 1889’da Askeri Tıbbiye Mektebi’nde kurulan İttihad-ı Osmanî Cemiyeti adlı gizli bir öğrenci hareketi olarak başladı. Kurucular arasında Ahmet Rıza Bey, Dr. Abdullah Cevdet ve İshak Sükûti gibi isimler yer alıyordu. İlk dönemde cemiyet daha çok gizli çalışıyor, İstanbul ve Avrupa’daki Osmanlı öğrencileri arasında örgütleniyordu.

Bu örgütün üyeleri oldukça yetkin kişilerdi. Örneğin Ahmet Rıza Bey köylüyü aydınlatma düşüncesiyle Maarif Nezareti’nde (Milli Eğitim Bakanlığı) görev alan, Fransızca bilen, dünyadaki olayları takip edip o olaylar hakkında incelemeler yapan aydın bir isimdi. Kendisi gibi gerçekten gelecek vaadeden gençlerle beraber bu örgüt varlığını sürdürüyordu. 1905 sonrasında bir güç haline gelen İttihat ve Terakki çok yakında büyük bir olaya imza atacaktı.
1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilan edilmesini sağladılar. Balkanlarda bulunan ordu içerisindeki cemiyet yanlısı subaylar, hükümete baskı yaparak Sultan II. Abdülhamid’i anayasal düzeni yeniden yürürlüğe koymaya zorladılar. Bu olayla birlikte İttihat ve Terakki, Osmanlı siyasetinde belirleyici bir güç haline geldi. II. Abdülhamid’in yönetimine son verildi ve parlamenter sisteme geri dönüldü. Bu şekilde İttihat ve Terakki artık halk tarafından da bir umut olarak görülmeye başladı ve çok kısa sürede ülkenin yönetimini üstlenecek hale geldi.
İktidar Süreci
İttihat ve Terakki, 1909’da Sultan II. Abdülhamid’i tahttan indirerek yerine V. Mehmet Reşad’ı çıkardı. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu, iç ve dış sorunlarla boğuşuyordu. Elbette bu sorunlar yeni değildi. 1600’lerin 2. yarısından itibaren kademeli bir duraksama ve 1800’lerden itibaren gerçekten hızlanan bir düşüş süreci vardı. Bunların da üstüne İttihat ve Terakki döneminde imparatorluk, Balkan Savaşları’nda ağır yenilgilere uğramış ve büyük toprak kayıpları yaşamıştı.
Bu nedenle 1913’te Bab-ı Ali Baskını ile İttihat ve Terakki harekete geçti. Sonuç olarak da tam anlamıyla iktidarı ele geçirdi. Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talat Paşa hükümetin başına geçti ve İttihat ve Terakki’nin üç önemli lideri haline geldi. Bu dönemden itibaren Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşı’na kadar askerî bir diktatörlükle yönetildi. Neden tarihçiler bile bu döneme diktatörlük diyor peki? Bunun nedeni Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talat Paşa’nın daha önce orduda olan karar mekanizmalarını tamamen kendilerine bağlamaları olmuştur. Ayrıca zaten ordunun yönetimini de Bab-ı Ali Baskını ile almış olmaları da bunun göstergesidir.

Bu süreçte Enver Paşa, ordunun başındaki liderdi ve askerî stratejilerden sorumluydu. Talat Paşa, İçişleri Bakanı olarak Osmanlı’nın iç politikasını ve bürokratik mekanizmasını yönetiyordu. Cemal Paşa ise donanmadan ve Osmanlı’nın doğu sınırlarındaki askerî operasyonları yürütüyordu/üstleniyordu.
1914 yılı itibarıyla 1. Dünya Savaşı’nın etkisiyle beraber İttihat ve Terakki yönetimi sıkı önlemler ve kısıtlamalar getirdi. Ülkede sıkıyönetim ilan edilmesi, sansür ve gözetim arttı.
Muhalefet partileri zayıflatıldı hatta tamamen kapatıldı. İttihat ve Terakki’nin kontrolü altında olmayan gazetelere son verildi. Bunun gibi olaylar nedeniyle bu dönem için diktatörlük denilmektedir. Zaten o dönemde İttihat ve Terakki içerisinde bulunmuş olan Mustafa Kemal Atatürk’ün de bu yaklaşımlar nedeniyle cemiyetle asla tam olarak yakınlaşmadığı bilinmektedir. Aynı zamanda Atatürk ile Enver Paşa’nın da hiçbir zaman tam olarak birbirine ısınamaması gibi faktörler de bunda etkili olmuştur.
Bu süreçte Mustafa Kemal, İttihat ve Terakki’nin merkeziyetçi politikalarını eleştirmiş ve daha geniş bir katılımla reformların yapılmasını savunmuştur. Birinci Dünya Savaşı sırasında da Atatürk, Suriye Cephesi’nde önemli görevler üstlenmiş ancak savaşın gidişatında İttihatçıların kararlarını desteklememiştir.
Savaşın ardından İttihat ve Terakki’nin dağılmasıyla birlikte Mustafa Kemal Atatürk, Millî Mücadele’ye öncülük ederek Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır.
Dağılma Süreci
Hala önemli bir soru var değil mi? İttihat ve Terakki nasıl dağıldı?
İttihat ve Terakki liderleri, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na dahil olması kararını aldı. Özellikle Enver Paşa, Almanya ile yakın ilişkiler kurarak savaşa girmekte ısrarcı oldu. Osmanlı Devleti, Almanya’nın yanında savaşa katıldı ancak savaşın sonunda imparatorluk ağır bir yenilgi aldı. 1918’de Mondros Mütarekesi imzalandı ve Osmanlı Devleti, İttihat ve Terakki’nin yönettiği bir süreç sonucunda parçalanma noktasına geldi.

Hem padişah hem de halk, bu mağlubiyeti İttihat ve Terakki’den bildi. Elbette burada hem doğru hem yanlış kısımlar vardır. Örneğin, Osmanlı’nın savaşa girmesi kararı Enver Paşa’dan geçse de yanlış tarafta savaşa girildiği kısmı pek doğru değildir. Osmanlı, savaşa girmek için İngiltere’nin tarafını tercih etmişti ancak İngilizler savaş sonrası paylaşmayı umut ettiği Osmanlı ile müttefiklik kurmak istememişti. Savaş dışında kalmak desek o da başka bir problemdi. Savaş boyunca dışarıda kaldığında yalnızca toprakların paylaşılması gecikecekti. Bu nedenle Almanya’nın yanında savaşa girilmesi pek çok tarihçiye göre doğru hamleydi. Tabii sonrasında gelen yanlışlar hem Mustafa Kemal’in hem de bugünün tarihçilerinin gözüne çarpıyordu.
En büyük yanlışlardan birisi Enver Paşa’nın kurduğu “turancılık” hayalinin savaş alanına yansımasıydı. Enver Paşa, Türk ülkelerine ulaşabilemek amacıyla Sarıkamış Harekatı’nı gerçekleştirmişti. Bu harekatın amacı Rus kuvvetlerini mağlup ederek Kafkasya’ya doğru ilerlemek ve Osmanlı Devleti’nin kaybettiği toprakları geri kazanmaktı. Enver Paşa, bu harekâtın başarıya ulaşması durumunda Kafkasya üzerinden Orta Asya’ya kadar uzanan geniş bir cephe açılacağına ve böylece Türk dünyasının birliğini sağlama hayalini gerçekleştireceğine inanıyordu. Ayrıca, bu harekâtın Rus ordusunu zayıflatacağı ve Batı’daki Alman müttefiklerinin üzerindeki baskıyı hafifleteceği düşünülüyordu. Elbette, burada ciddi bir hayalperestlik vardı. Öncelikle harekat gereği askerler, Aralık ayında karda soğukta harekata başlayacaklardı. Onları soğuktan koruyacak ekipmanları yoktu. Ayrıca savaşta birçok cephe bulunurken Osmanlı bir anda 90.000 kişilik kuvvetini Rusya’ya gönderiyordu. Rusların daha az askeri bu cepheye verilse de kış şartlarına alışkın ve hazırlıklılardı. Bu şekilde 90.000 askerin yaklaşık 60.000’i öldü. Bu askerlerin önemli bir bölümü çatışmaya kalamadan soğuktan ve yetersiz beslenmeden dolayı hayatını kaybetti. Enver Paşa bu harekat sonrası da Selanik gibi önemli toprak kayıplarını önleyemedi. Bu başarısızlıkların arka arkaya gelmesiyle de 1. Dünya Savaşı kaybedilmiş oldu.

Sonucunda ne mi oldu? İttihat ve Terakki; padişah tarafından kapatıldı ve ordunun en üstünde yer alan Enver Paşa ülkeden gitmek zorunda kaldı. Sonrasında Almanya’ya kaçtı ve oradan Orta Asya’da Bolşeviklere karşı mücadele etmeye çalıştı ancak 1922’de şehit oldu.
Diğer liderlerden olan Talat Paşa ve Cemal Paşa’nın durumu da pek farklı olmadı. İkisi de ülke dışına kaçtılar ve 1922’ye kadar olan süreçte her ikisi de öldürüldü.
En nihayetinde Mustafa Kemal Atatürk, bu başarısızlıkların ardından doğru politikaları izleyerek ve durumu iyi okuyarak bugün içinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş oldu.
Kaynakça ve İleri Okuma
Battle of Sarıkamıs | Turkish history | Britannica. (n.d.). Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/Battle-of-Sarikamis
Committee of Union and Progress | Turkish history | Britannica. (n.d.). Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/Committee-of-Union-and-Progress
Itzkowitz, N. (2024, September 13). Kemal Ataturk | Biography, Reforms, Death, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Kemal-Ataturk
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (1998, July 20). Enver Paşa | Ottoman General & WWI Architect. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Enver-Pasa#ref277424
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!








