Amerikan Edebiyatında Bir Dev: Bülbülü Öldürmek


“Avukatlar da bir zamanlar çocuktu sanırım.”
Edebiyat, dünyadaki en güçlü etkileşim araçlarından biridir. Bizleri birçok farklı dünyaya götürür ve bizlere farklı bakış açıları kazandırır. Bazen bir büyücü oluruz, bazen bir savaşçı. Bazen de küçük bir kasabada yaşayan 6 yaşında bir çocuk…
Harper Lee’nin 1961 yılında yazdığı romanı bizleri 1930’larda sakin bir kasabada yaşan 6 yaşındaki bir kız çocuğunun bakış açısından dünyayı tanımaya ve dünyanın acımasızlıklarıyla baş etmeye davet ediyor.
Amerikalı yazar Harper Lee’nin, kendi hayatından yola çıkarak yazdığı roman; 6 yaşındaki Scout lakaplı Jean Louise Finch, abisi Jem Finch ve babaları Atticus Finch etrafında dönmektedir. Roman Scout’un bakış açısıyla anlatılmaktadır. Amerika’da büyük buhran döneminde yaşayan Scout’ın annesi o daha 2 yaşındayken ölmüştür ve avukat babası iki çocuğuna elinden geldiğince yetişmeye çalışmaktadır. Sakin bir hayat süren Finch ailesinin günleri bir rutin içerisinde geçmektedir. Çocuklar, zamanlarının çoğunu hiçbir zaman dışarı çıkmayan Boo Radley (Türkçe’de çevirilerde Öcü Radley olarak da geçmektedir.) hakkında hikayeler uydurarak geçirmektedir. Ancak her hikayede olduğu gibi bu hikayede de herkesin hayatını değiştiren bir olay yaşanır. Çocukların babası Atticus, bir davaya savunma avukatı olarak atanır. Ancak, bu sıradan bir savunmadan çok daha ötedir. Atticus, beyaz bir kadına tecavüz etmekle suçlanan siyahi bir adam olan Tom Robinson’ı savunmaktadır.
İlk başlarda bu durum kimsenin hayatında bir değişiklik yapmamıştır. Herkes olağan hayatına devam etmektedir. Ancak, süreç ilerledikçe işler yavaş yavaş değişmeye başlar. Çocuklar okulda babaları hakkında kötü şeyler duymaya başlar, çünkü babaları bir siyahi adamı savunmaktadır. Kasaba halkının aklına bu siyahi adamın masum olabileceği ihtimali asla gelmemiştir. Scout bu konuşmaların, babasına yöneltilen bu hakaretlerin hepsine şahit olmaktadır. Peki ama daha henüz 6 yaşında olan bir çocuğa ön yargıyı ve ırkçılığı nasıl anlatırsınız?
Atticus Finch doğru olanı yaparken, çocuklarını bu kötülüklerden nasıl koruyabilir? Bu soru günümüzde bütün ebeveynlerin yapmaya çalıştıkları şeydir; çocuklarını korumak ama aynı zamanda onlara doğru ile yanlışı öğretmek. Kitap boyunca, Atticus’un bütün bu hakaretlere aldırmadığını görürüz, çocuklarını da sürekli sakin kalmaları için öğütlemektedir. Okuyucu, Scout’la beraber birçok çirkin söz duyar. Scout bu sözlerin birçoğunun anlamını bilmezken, biz okuyucular ise anlamlarını bildiğimiz bu çirkin sözlerle şaşkına döneriz. Çünkü, insanların kendi nefretlerini küçücük bir çocuğa dahi yansıtmaktan çekinmediklerini görürüz. Sırf, siyahi diye nefret ettikleri bir adamın etrafındaki herkesi bu nefrete maruz bırakmaktadırlar. Scout ise bu olanları anlamamaktadır.
Küçük bir kızın dünyasında ırkçılık gibi iğrenç duyguların yer almadığını, bu ön yargıların sonradan öğrenildiğini bir kez daha tüm çıplaklığı ile görürüz.
Kitap yayımlandığı yıl çok ses getirmişti, bir babanın kendi halindeki küçük bir kasabada çocuklarını yetiştirirken, bir yandan bütün dünyanın çok acı çekmesine neden olan (ve halen birçok acıya sebep olan) ırkçılık ile mücadele etmesi, birçok insanı etkiledi. Özellikle de bütün bu keşmekeşin küçük bir kız çocuğunun gözlerinden anlatılması, onun bütün haksızlıklarla yüzleşmesi ve bir anlam yüklemeye çalışması sayısız okuyucuyu derinden etkilemişti. Kitap çok prestijli bir ödül olan Pulitzer Ödülünü de hakkıyla kazandı. Yayımlanmasının ertesi yılı, kitapla aynı isme sahip olan Bülbülü Öldürmek filmi çekildi. Filmde, Atticus Finch karakterini canlandıran Gregory Peck hem en iyi erkek oyuncu Oscar’ını kazandı hem de tüm zamanların en iyi Amerikan film karakteri seçildi.
Bülbülü Öldürmek Adı Nereden Geliyor?
Bu noktada, peki ya bülbül bu hikâyenin neresinde dediğinizi duyar gibiyiz. Babamız Atticus’a göre (ki ona da kendi babası bu sözleri söylemiştir) bülbülü öldürmek günahtır. Çünkü bülbüller yalnız bizim için tatlı tatlı öterler. Her ne kadar, bu sözlerde gerçek bülbülden bahsediliyor olsa da, okuyucu olarak bu özlü sözün aslında hikayenin temelini oluşturan bir metafor olduğunu görürüz. Ancak, bu metaforun ne olduğunu şimdi söylersek, bütün sürprizi berbat etmiş oluruz…
Peki ya Harper Lee? Amerikan edebiyatının (ve sinemasının) en önemli ve en çok sevilen yapıtlarından birini yazdıktan sonra ne yaptı? Aslında, Bülbülü Öldürmek’ten başka bir kitap yazmadı. Şimdilerde eğer kitapçılara giderseniz, Bülbülü Öldürmek kitabının hemen yanında yine Harper Lee tarafından yazılmış olan Tespih Ağacının Gölgesinde isimli bir kitap bulursunuz. Üstelik bu kitabın üzerinde, Bülbülü Öldürmek kitabının devamı olduğu yazılıdır aman sakın aldanmayın. İşin gerçeği, aslına bakarsanız çok daha kötü. Harper Lee, 1960 yılında bir kitap yazar ve bu kitabı editörüne iletir. Editör bu kitap üzerinde bazı değişiklikler yapılması gerektiğini söyler, bunun üzerine Harper Lee bütün romanı gözden geçirir ve sonuç olarak ortaya Bülbülü Öldürmek çıkar. Aradan yıllar geçer; Harper Lee yaşlanmış, kısa süreli hafıza kaybı da dahil birçok hastalıkla boğuşmaktadır. Bu rahatsızlıklarla yaklaşık 10 yıl boyunca mücadele eder ve 2016 yılında hayata veda eder. Tespih Ağacının Gölgesinde kitabı ise 2015 yılında yayımlanmıştır. Bu durum birçok spekülasyona sebep olmuştur; Harper Lee’nin yeni bir kitap yazabilecek bir durumda olmadığı kesindir. Yapılan yasal soruşturmalar sonucunda kitabın yeni olmadığını ama yıllar önce Lee’nin yazdığı ama editör tarafından birçok yerinde değişiklik yapılması önerilen ilk kopya olduğu anlaşıldı. Yani, bu “ikinci kitap” aslında kitap bile değildi, Bülbülü Öldürmek’in ilk versiyonuydu ve asla basılması planlanmamıştı. Birçok kişi Harper Lee’nin sağlık durumunun avukatı ve yeğeni tarafından istismar edildiğini ve tamamen para kazanmak amacıyla bu kitabın yayınlandığını düşünmüştür. Bu durumun yaşlı bir kadının istismar edilmesine ek olarak, Bülbülü Öldürmek karakterlerine yönelik hayal kırıklığı oluşturmasından dolayı, birçok mecrada boykot edildiğini belirtelim. Kitap daha yayımlanmadan önce bazı eleştirmenler tarafından boykot ile karşılaştı. Kitap yayımlandıktan sonra da bu boykotu devam ettiren birçok okur oldu.

Maalesef, Harper Lee bizler için mükemmel bir kitap yazmaktan başka bir şey yapmamıştır ancak böyle çirkin bir muameleye maruz kalmıştır. Ne acıdır ki, Harper Lee kendi hayat hikayesinin bülbülü olmuştur…
Kaynakça ve İleri Okuma
AFI’s 100 Years…100 heroes & villains. American Film Institute. (n.d.). https://www.afi.com/afis-100-years-100-heroes-villians/
Course Hero. (n.d.). To Kill A Mockingbird | Summary & Analysis | Harper Lee. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=epodldInJbI
Encyclopædia Britannica, inc. (2025a, February 13). To kill a mockingbird. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/topic/To-Kill-a-Mockingbird
Encyclopædia Britannica, inc. (2025b, March 1). African American life during the Great Depression and the new deal. Encyclopædia Britannica. https://www.britannica.com/topic/African-American/African-American-life-during-the-Great-Depression-and-the-New-Deal
Gregory Peck: Oscars.org: Academy of Motion Picture Arts and Sciences. Oscars.org | Academy of Motion Picture Arts and Sciences. (2016, May 24). https://www.oscars.org/collection-highlights/gregory-peck
Guardian News and Media. (2016, February 19). Did go set a watchman spoil Harper Lee’s literary legacy? The Guardian. https://www.theguardian.com/books/2016/feb/19/go-set-a-watchman-harper-lee-legacy-to-kill-a-mockingbird
Mills, M. (n.d.). The Harper Lee I knew – The Washington Post. https://www.washingtonpost.com/news/arts-and-entertainment/wp/2015/07/20/the-harper-lee-i-knew-2/
Wikimedia Foundation. (2025, February 11). 1961 Pulitzer prize. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/1961_Pulitzer_Prize
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!








