Psikoloji - Sosyoloji

Bir Hafıza Testi: Loftus’un Deneyleri

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Hatırladıklarımızın Ne Kadarı Gerçek
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Hafızanıza ne kadar güveniyorsunuz? Hayatınız boyunca yaşadığınız olayların, gördüğünüz sahnelerin ve hissettiğiniz duyguların zihninizde olduğu gibi durduğunu mu düşünüyorsunuz? Eğer öyleyse, belki de Elizabeth Loftus’un deneyleri sizi biraz şüpheye düşürebilir çünkü onun araştırmaları, hafızamızın aslında düşündüğümüz kadar güvenilir olmadığını ve sonradan gelen bilgilerle kolayca değiştirilebileceğini gösteriyor. Öyleyse, gelin birlikte bu şaşırtıcı deneylere ve hafızamızın ne kadar yanıltıcı olabileceğine bir göz atalım.

Loftus’un Hafıza Deneyleri

Loftus, insanların hafızalarının ne kadar yanıltıcı olabileceğini göstermek adına bir dizi deneye imza atmıştı. Bu deneyler, tamamen katılımcılara sorulan sorularla tamamlanmış ve insanların hatırladıkları ile gerçeklerin ne kadar farklı olduğunu gösteriyordu. Bakalım yazının sonunda siz ne düşüneceksiniz!

Elizabeth Loftus, hafıza ve özellikle yanıltıcı bilgi etkisi üzerine yaptığı deneylerle tanınan bir psikologdur. Çalışmaları, hafızanın değiştirilebilir ve hataya açık olduğunu göstererek hukuk, travma araştırmaları ve psikoloji alanlarında büyük yankı uyandırmıştır. Bu yazıda özellikle üç deneye göz atacağız ve eminiz ki birçok yerde birlikte şaşıracağız.

Bir Hafiza Testi 1

Araç Kazası Deneyi

İlk deneyimizde Loftus, 45 kişilik bir katılımcı grubu buldu. Bu 45 kişiye bir araba kazası videosu izlettirdi. Videoyu izlettirdikten sonra kaza videosuna dair sorular sordu. Tabii bu soruları birden farklı şekilde sordu. Örneğin:

  • “Arabalar çarpıştığında ne kadar hızlı gidiyorlardı?”
  • “Arabalar birbirine çarptığında ne kadar hızlı gidiyorlardı?”
  • “Arabalar birbirine vurduğunda ne kadar hızlı gidiyorlardı?”
  • “Arabalar birbirine tosladığında ne kadar hızlı gidiyorlardı?”
  • “Arabalar birbirine geçtiğinde ne kadar hızlı gidiyorlardı?”

Farkındaysanız aslında tek değişen kazanın şiddetini anlatan kelimeler. Normalde kazayı gördükleri için cevapların değişmeyecek olması lazım öyle değil mi? Sonuçta kazayı bizzat izlemişlerdi. İlginç şekilde durum böyle olmadı ve sorudaki şiddet gösteren ifadeye göre yanıtlar da değişmişti.Örneğin soruda “çarptı” denildiğinde cevapların geneli 30-35 kilometre hızı gösterirken tosladı denildiğinde bu hız tahmini 45-50 kilometre bandına çıkmıştı. Asıl ilginç kısım şimdi başlıyor. Deneyden bir hafta sonra bu katılımcılara “Kazadan sonra cam kırıldığını hatırlıyor musunuz?” diye bir soru soruldu. Aslında kaza videosunda cam kırılmamıştı. Buna rağmen bir hafta önce “tosladı” gibi daha sert fiillerle yönlendirilen katılımcılar, “Evet, hatırlıyorum.” gibi yanlış bir yanıt vermiş oldular.

Bir Hafiza Testi 2

Bu deney, insan zihninin gördüğü veya tanık olduğu bir olayda bile ne kadar kolay yönlendirilebileceğini göstermiş oldu.

Elbette Loftus bu deneyin ardından da bu tezini desteklemeye devam etti ve yepyeni bir deney ile karşımıza geldi.

Kayıp AVM Deneyi

İsmi bir tuhaf, değil mi? Yine de birazdan bu kaybı görmüş olacaksınız. Bu deneyde de Loftus, oldukça fazla katılımcı ile konuşmak istemişti.

Bu katılımcılara onların 4 tane çocukluk anısı anlatıldı. Bu anıların üçü gerçekti ancak birisi tamamen sahteydi. Soruda “Çocukken bir alışveriş merkezinde kaybolduğun, yaşlı bir adamın seni bulduğu ve sonunda ailenin seni aldığı an” diye sorulduktan sonra bu anı detaylandırmaları istendi. İlginç bir şekilde, katılımcıların %25’i bu anı gerçek gibi hatırlayarak hiç olmayan detaylar verdi. Karşılaştıkları insanları, en sonunda nasıl bulundukları gibi birçok detay verdiler. Her dört kişiden biri denildiği zaman az gibi gelebilir ancak aslında hiç fena bir oran değildir bu. 

Bir Hafiza Testi 3

Loftus, bu deneyin sonucunda insan beyninin, dışarıdan verilen bilgileri kendi anılarıyla bütünleştirerek yeni “gerçekler” yaratabiliyordu. Hafızamız, düşündüğümüz gibi güvenilir değil, aksine esnek ve değiştirilebilir.

Disneyland Deneyi

Elizabeth Loftus, AVM deneyinin bir benzerini bu sefer Disneyland ile yapacaktı. Bu deneyde, katılımcılara Disneyland’e ait sahte bir reklam gösterildi. Reklamda Bugs Bunny ile tanışan bir çocuk resmi yer alıyordu. Daha sonra, katılımcılara Disneyland ziyaretleri hakkında çeşitli sorular soruldu: “Disneyland’de Mickey Mouse ile tanıştınız mı?” ve daha da önemlisi, “Disneyland’de Bugs Bunny ile karşılaştınız mı?” İşte bu noktada işin ilginç yanı ortaya çıkıyordu! Katılımcıların %36’sı çocukken Disneyland’de Bugs Bunny ile karşılaştığını hatırladı. Hatta %25’i, Bugs Bunny’nin kendilerine sarıldığını ya da elini sıktığını söyledi. Ancak burada büyük bir sorun vardı: Bugs Bunny, Warner Bros.’a ait bir karakter olduğu için Disneyland’de asla bulunmamıştı! Bu deney, insan hafızasının ne kadar kolay yanıltılabileceğini ve hatta imkânsız olayların bile gerçekmiş gibi hatırlanabileceğini gösterdi. Beynimiz, sonradan sunulan bilgileri ayırt etmekte her zaman başarılı değil; aksine, onları kendi anılarımızla birleştirerek tamamen sahte ama gerçekmiş gibi hissedilen yeni anılar oluşturabiliyor. Bu durum, hafızamızın bir video kaydı gibi çalışmadığını, aksine zaman içinde değişebilen esnek bir yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor. 

Bir Hafiza Testi 4

Elbette bunu “Bugs Bunyy ile Warner Bros’ta tanışmış da olabilirler? Sadece mekânı yanlış hatırlamış olamazlar mı?” olarak da yorumlayabilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız ancak ya bir sonraki deney?

Saldırgan Deneyi

Bu deneyde, katılımcılara bir dükkânda geçen kısa bir soygun videosu izletildi ve daha sonra saldırganı teşhis etmeleri istendi. Tabii Loftus, bilinçli olarak bazı katılımcılara yanıltıcı bilgiler vermekten de geri kalmadı. Örneğin, saldırganın gerçekte kırmızı bir ceket giydiği hâlde, bazılarına mavi bir ceket giydiği söylendi. Artık tahmin edebileceğiniz üzere sonuçlar değişti. Yanıltıcı bilgi verilen katılımcıların %60’ı, gerçekte hiç var olmayan bu detayı doğruymuş gibi hatırladı. Dahası, saldırganı yanlış teşhis etme oranı belirgin şekilde arttı. Bu deney, tanık ifadelerinin her zaman güvenilir olmadığını ve polisin yönlendirici sorularının insanların hatalı anılar oluşturmasına neden olabileceğini ortaya koydu. Yani, bir olayın hafızamızda nasıl şekillendiği, onun gerçekte nasıl yaşandığından çok, bize nasıl anlatıldığıyla ilgili olabilir!

Gördüğünüz gibi, hafızamız düşündüğümüz kadar sağlam bir kayıt cihazı değil. Hatta daha çok, sürekli düzenlenen ve değiştirilebilen bir hikâye gibi çalışıyor. Bize sunulan bilgiler, soruların nasıl sorulduğu hatta toplumsal beklentiler bile anılarımızı etkileyebiliyor. Bu bilgi, hayatımızın pek çok alanında büyük bir fark yaratıyor, öyle değil mi? O hâlde, bir dahaki sefere geçmişte yaşadığınız bir olayı kesin doğrularla hatırladığınızı düşündüğünüzde, kendinize şu soruyu sormayı unutmayın: “Gerçekten böyle mi oldu, yoksa zihnim bana bir oyun mu oynuyor?”

Kaynakça ve İleri Okuma

Loftus, E. F. (1999). Lost in the mall: Misrepresentations and misunderstandings. Ethics & Behavior, 9(1), 51-60. https://doi.org/10.1207/s15327019eb0901_4

Loftus, E. F. (2013, 27 Mart). Elizabeth Loftus: Memory matters [Video]. YouTube. http://www.youtube.com/watch?v=j-K0SjZqoMQ

McLeod, S. A. (t.y.). Loftus and Palmer (1974) – Car crash experiment. Simply Psychology. https://www.simplypsychology.org/loftus-palmer.html

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu