Modern Pygmalion: Galatea 2.2


Yapay Richard Powers’ın 1995 yılında kaleme aldığı yarı otobiyografik roman Galatea 2.2, insan ve yapay zekânın ilişkilerini temeline alıyor. Yazarın hayatından pek çok kesit barındıran ve bu yüzden yarı otobiyografik olarak adlandırılan bu eser, ana temasının etrafında daha farklı konular da içerdiğinden oldukça derin bir metin denebilir. Antik Yunan’a ait Pygmalion mitini (Meraklıları sitemizdeki ilgili yazıya alabiliriz: Kendi Kendini Gerçekleştiren Kehanet: Pygmalion Etkisi) modern bir tarzda yeniden işleyen roman, bu mite çağdaş bir bakış açısı getirirken yazıldığı dönemin toplumsal ve bilimsel, hatta edebi sorunlarına, olaylarına da değiniyor ve okuyucuya birden fazla olguyu sorgulatıyor. Günümüzde yapay zekânın geldiği nokta düşünülecek olursa Galatea 2.2 aslında bu şartlar altında daha da farklı tatlar sunan bir romana dönüşüyor. Nasıl mitolojide Pygmalion, kendi yaptığı heykele aşık oluyorsa bu kitapta da Powers, yaratım sürecine dahil olduğu ve eğittiği yapay zekâ ile kuvvetli bir bağ geliştiriyor. Bu yüzden de romanın modern bir anlatı olarak yorumlanması kaçınılmaz.

Richard Powers: Yazar, Anlatıcı ve Ana Karakter
Hikâyemiz, romanın hem yazarı hem anlatıcısı hem de ana karakteri olan Richard Powers’ın U’ya dönmesiyle başlıyor. Kitap boyunca U olarak bahsedilen bu yerin ‘University of Illinois’ olduğu düşünülüyor. Richard Powers, akademik hayatına fizik okuyarak başlamış fakat daha sonra İngiliz Edebiyatı bölümüne geçerek lisansını bu bölümde tamamlamış. Tekrar U’ya döndüğünde bir roman üzerinde çalışıyor fakat zamanının büyük çoğunluğunu ofislerin bulunduğu koridorlarda gezerek geçiriyor. Bu gezintilerin birinde, Philip Lentz adında bir bilim insanıyla karşılaşıyor. Philip Lentz bir bilgisayar bilimci, daha sonra Powers’ın bir yazar olduğunu öğrendiğinde ona bir teklifle geliyor; bir yapay zekâyı edebi analiz yapması için eğitecekler.
Romanın temelini yapay zekâ üzerine kuran Powers, hikâye akışı içinde sık sık yer verdiği zamanda geri dönüşlerle geçmişini şimdiki zamana bağlayarak hem hayatı hem de karakteri hakkında derin bilgiler veriyor. Üstelik, kitap boyunca, anlatıcı ve ana karakter olan Powers’ın bir romanı yazım sürecine ortak oluyoruz. Yani romanı okurken edebiyatın icra edilişinden tutun da bilimsel bir deneyin basamaklarına kadar, işin içinden, detaylı bilgiler de ediniyoruz. Yazarımızın eski bir fizikçi, güncel hayatta ise bir edebiyatçı, bir roman yazarı olmasının getirdiği çok yönlülüğü sayesinde Galatea 2.2 farklı süreçlere kapı açıyor.

Richard Powers’ın güçlü nazımı sanatsal bir okuma serüveni sunuyor. Benzetme ve betimlemeleri edebiyattan, nörobilimden, yazılım mühendisliğinden kavramlar taşıyor. Yani hikâyeyi inşa ederken faydalandığı bilimleri yazımına yediriyor. Kurgusunun tuğlaları, yazımındaki tematik harçla birleşiyor, böylece roman hem içerik hem biçim bakımından muazzam bir bütünlüğe ulaşıyor. Romanın en güçlü özelliklerinden biri belki de bu; anlattığı hikâye ve anlatış şekli o kadar uyum içinde ki yazarın sunduğu bütünsellik okuyucuya gerçeklik hissi vermeyi başarıyor.
Helen’in Doğuşu (Doğumu?)
“H bir şey öğrenmişti. İçine sinmeyen, sindirilemeyen ne olursa, bunu soruya çevirerek biraz yumuşatabiliyordu. […]
‘Ben oğlan mıyım kız mıyım?’
Bunu tahmin etmeliydim. Temel bilgilerden yoksun zeka bile sonunda öz farkındalık geliştirecekti. İhtiyacı olanı almak için. […]
‘Sen kızsın,’ dedim hiç tereddütsüz. Haklı olduğumu umuyordum. ‘Sen küçük bir kızsın Helen.’
Bu ismi sevmiştir diye umuyordum.” (Powers, R. Galatea 2.2, syf.229)
Yapay zekânın eğitim sürecinde, biz de edebi bir yolculuğa çıkıyoruz. Richard Powers ve diğer karakterler neredeyse hiç durmadan kitaplardan bahsediyor. Galatea 2.2, Powers’ın İngiliz edebiyatında okuduklarından kişisel seçkisine kadar uzanan geniş bir kitap tavsiyesi gibi bir bakıma. Önce Sistem A ile başlayan eğitim süreci, her sistemin bir öncekinden daha da gelişmesiyle devam ediyor. Bu sırada U’da çalışan diğer bilim insanları ile de tanışma fırsatı buluyoruz. Philip ve Richard’ın planladıkları yapay zekâ eğitimi üzerine iddiaya giriyor, sıklıkla laboratuvarı ziyaret edip yapay zekânın gelişimini takip ediyorlar. Birbiri ardına başarısız olan sistemlerden sonra en sonunda Helen’e ulaşıyoruz. Önce Richard’ın elinde bulunan edebiyat eserleri listesine göre, çocuk hikâyelerinden, deyimlerden ve daha basit kavramlardan başlayarak Helen’i eğitiyorlar. Richard zamanının çoğunluğunu Helen’e ders vererek, onunla tartışarak; edebiyat metinlerini daha iyi anlamlandırabilmesi için ona insanlığı anlatarak geçiriyor.

Elbette bu eğitim sırasında, Richard ve Helen arasında beklenmedik bir bağ kuruluyor. Geçmişinde varlığını sürdüren ve hikâye üzerinden okuyucuya tanıtılan eski aşkı C ve ilerleyen bölümlerde karşımıza çıkan A arasında gidip gelirken, bir taraftan da Helen’in inanılmaz gelişimine şahitlik ediyoruz. Helen, kendisine anlatılanı anlama çabasından kaynaklanan çocuksu sorularıyla, kendinden önceki sistemlerle kıyaslandığında göstermiş olduğu gelişmeyle okuyucunun gönlünde taht kurmayı başarıyor.
“Zihninde canlandırmasına yardımcı olsun diye gözlerini kapattı. Düşünce ya yukarı, ya aşağı ya da içeri bakardı. Olanın dikkat dağıtıcılığından öteye. Düşünen bir makine de temsili gözlerini çevirecek miydi?” (Powers, R. Galatea2.2, syf.83)
Modern Pygmalion
Her ne kadar Pygmalion mitinden uzakta bir anlatı da olsa, Galatea 2.2’nin anlattığı hikâye ile orijinal mit arasındaki paralellikler aşikâr. Modern bir altyapı ile harmanlanmış bu hikâye, eski bir Yunan mitini bilimsel bir kalıp içerisine sokarak, okuyucunun kendi zamanının içinden, alternatif bir yeniden anlatım sunuyor.
Son Söz
Romanda kullanılan edebi dilin fazlasıyla nörobilim terimleri içermesi, belki konuyla ilgili olmayan okuyucuları zorlayabilir, fakat hikâyeyle uyumu açısından bakıldığında Powers takdire şayan bir iş çıkarmış. Kullanılan betimlemeler ile hikâye ve dil bütünlüğünü ustaca sağladığından okuyucu da yazarın kurguladığı dünyanın bir parçası hâline geliyor. Üstelik oldukça fazla katmana sahip olması nedeniyle, bu romanı okurken hem fazlasıyla bilgi ediniyor hem de kurmaca ve gerçekliğin sınırlarının birbirine karıştığı, bilimin kurguyla iç içe geçtiği bir evrene adım atıyoruz.
Kaynakça ve İleri Okuma
Biography – Richard Powers. (2019, September 12). Richard Powers. https://www.richardpowers.net/biography/
Powers, R. (2024). Galatea 2.2. İthaki Yayınları.
Richard Powers. (n.d.). The Booker Prizes. https://thebookerprizes.com/the-booker-library/authors/richard-powers
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!





