Adnan Menderes Dönemi Türkiye (1950-1960)


Türkiye için 1923-1950 yılları arası oldukça çalkantılı bir dönemdi. Tabii, 1923 yılı öncesi de pek sakindi diyemeyiz. Yaklaşık 50 yıldır, ülkede yaşayanlar rahat yüzü görememişti. İsyanlar, dünya savaşları, ekonomik sorunlar ve yeni düzen derken vatandaş artık refah arıyordu. Bu arayışın farkında olan Demokrat Parti (DP), vaatlerini de bunun üstünden vermişti. Bu vaatler genellikle ekonomi üzerineydi. Bir önceki yazımız olan “İsmet İnönü Dönemi Türkiye” yazımızda da belirttiğimiz gibi 2. Dünya Savaşı döneminde olası bir savaşa hazırlanmak için yapılan ekonomik düzenlemeler halkı yormuştu. Daha sonrasında, İsmet İnönü çiftçiye toprak sağlamaya çalışsa da bu her kesimde olumlu yankı uyandırmamıştı. Bunun dışındaki vergilendirmeler de halkı yormuştu. En sonunda halk, tüm bu olanlar ışığında oyunu Demokrat Parti’den yana kullanarak iktidarı değiştirmişti.
Demokrat Parti Dönemi Ekonomi ve Tarım

TBMM tarafından cumhurbaşkanı seçilen Celal Bayar, DP genel başkanlığından istifa ederek yerini Adnan Menderes’e bırakmıştı. Menderes de böylece başbakan olarak görevine başlamış oldu. Demokrat Parti’nin ekonomik vaatlerle beraber en büyük vaadi demokratikleşmeydi. İşçilere verilecek geniş haklardan bahsediliyordu ancak tam olarak bu demokratikleşmeye odaklanmamakla eleştirildiler. Tarihçilere göre, DP bu vaatleri gerçekleştirmeye vakit bulamadı çünkü tüm gücünü iktisadi kalkınmaya vermeleri gerektiğini düşündü. Öyle de yaptılar. DP döneminde özellikle traktörler ve tarım aletleri açısından büyük bir sıçrama olmuştu. 1950’de Türkiye’deki traktör sayısı 9.905 olarak gösterilirken 1956 yılında bu sayı bir anda 43.727’ye çıkmıştı. Elbette, koşullar da buna müsaitti. 1950 öncesi olan bir dünya savaşında aşırı bir sıçramadan bahsetmek de kolay olmayacaktı. Ayrıca, bu büyüme bir anlamda başlamıştı. Örneğin, 1948’de traktör sayısı 1.756’ydı. Yani 2 yılda 8.000’e yakın artış olmuştu. Bu da başlayan büyümeyi DP’nin devralıp daha da üste çıkardığını gösteriyordu. Traktör sayısındaki artış doğrudan ekilen toprak miktarını da arttırmıştı. Aynı sıralarda DP, Amerika’dan da destek alarak kara yolları yapımında da ülkeye hız kazandırdı. Yine 1952’de Türkiye, NATO’ya kabul edildi. Kore Savaşı’na asker göndererek NATO içerisinde güven kazanıldı. Bu şekilde, dışarıdan bakıldığında, DP iktidarı inanılmaz başarılara yelken açmıştı.
Buzdağının Altında
Tabii her şey toz pembe değildi. Demokrat Parti, kendisi ilerlerken CHP’nin olası yükselişini de önlemek istiyordu. Bu nedenle CHP’ye bağlı olan, Atatürk’ün kurduğu halkevlerini ve halk odalarını devletleştirdi. Gelirlerinin de hazineye aktarılmasını sağladı. Yine bu sırada, Millet Partisi’ni Atatürk ve devrimlere karşı oldukları gerekçesiyle kapattırdılar. Bu konuda, bugün bile tarihçiler tartışıyor diyebiliriz. Gerekçenin geçerli olup olmadığı bir yana, Millet Partisi’nin Atatürkçü olduğu da savunulan değerler arasında yerini almakta. Aynı sıralarda, DP basının eleştirilerine karşı da ağır yasalar çıkarttı. Sina Akşin bu konuya “Kısa Türkiye Tarihi” adlı kitabında şu şekilde yer veriyor: “Mahkemeye çıkarılan gazeteciler iddialarını ispat etmek hakkından da yoksun bırakılıyordu. Bu haksızlık birçok DP milletvekilini bile isyan ettirdi”.
Bunun sonucunda, DP’den ayrılan milletvekilleri de 1955’te Hürriyet Partisi’ni kurdu. Bu milletvekilleri arasında Turan Güneş gibi önemli isimler de vardı. Onlar ayrılmadan 1 yıl önce yapılan 1954 seçimlerinde DP, oyunu %57’ye yükseltmişti ve CHP’nin oyu %36’ya kadar gerilemişti.
Maddi ve Manevi Sorunlar
Seçim sonrası, DP güçlenmesine rağmen halka karşı baskıları arttırmıştı. Tabii bunda dışarıda gördüğü sorunların da etkisi vardı. O dış sorunlara gelmeden önce içeriye bakalım. Demokrat Parti’nin yaptığı yatırımların önemli bir bölümü sonuç vermemişti ve bu da maddi bir sorun yaratmıştı. Mal kıtlığı oluşuyordu ancak DP yeni bir iktisadi sistem kurmak yerine var olanla durumu düzeltmeyi amaçlıyordu. Kredi talepleri reddediliyordu ve maddi düzelme sağlanamıyordu.
Bu sırada DP, gelen eleştirilerden dolayı gazetecilere ağır hapis veya para cezası vermeye başlamıştı.
Kıbrıs Sorunu
1954 yılında başlayan Kıbrıs sorunu 1955 yılında iyice hız kazanmıştı. Sorunun sebebi, Yunanistan’ın Kıbrıs’ı istemesiydi. Ada, İngiltere kontrolündeydi. Yunanistan adaya talip olunca Türkiye de gecikmedi. Bu bir gerginlik yarattı ve İngiltere daha konuyu çözümlemeden Türkiye içerisinde bir Türk-Rum kavgası başladı. Eylemler, sokak kavgaları ve ayrışma oluştu. Bu nedenle sıkıyönetim ilan edilmesi bile gerekmişti.
En sonunda 1959 yılında İngiltere, ada üzerinde iki ülkeye de hak vermişti. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yunan başpiskopos Makarios’a verilirken yardımcılığını da bir Türk olan Fazıl Küçük yapacaktı. (Elbette, bu sonra yine bir sorun olacaktı ve günümüzdeki Kıbrıs son halini alacaktı.)
1957 Seçimleri ve Artan Gerilim
1957 seçimlerinde DP yeniden kazandı ama bu sefer baskıların etkisiyle DP’nin oyları %48’e kadar gerilerken CHP’nin oyları %41’e çıkmıştı. DP bu sırada, iktisadi sorunları sonunda kabul ederek IMF’nin (Uluslararası Para Fonu) önerdiği yolları kabul etti. Bu şekilde kredi alınabilecekti ancak tabi bedeli de vardı. Dolar fırlamıştı ve devletin kendi ekonomik gücü ve kontrolü azalırken özel sektör devreye girmişti. Aynı zamanda DP baskıyı yine arttırmıştı. Bunda az önce bahsettiğimiz dış olayların etkisi vardı. O dış olayların başında da Irak Devrimi yer alıyordu. Irak’ta darbe olmuştu ve yöneticiler öldürülmüştü. Bu DP’yi de korkutmuştu. Bu hareketin Türkiye’ye de sıçraması ihtimali elbette DP’yi de önlem almaya götürmüştü. DP, bu alanda en büyük sorun olan CHP üstüne yoğunlaşmıştı. Sonuçta, ordunun sözünü dinleyebileceği isimlerin başında İsmet İnönü vardı.

Bunun üstüne Menderes, yaptığı konuşmalarda muhalefeti hedef almaya başladı ve onları darbe yapmak istemekle suçladı. Aynı sırada da İnönü’nün gittiği şehirlerde konuşma yapmasını önlemeye çalıştı ve bazı yerlerde de bu amacında başarıya ulaştı. Örneğin, İnönü Balıkesir’de konuşma yapamamıştı çünkü çıkması durumunda yaşanacak sorunlar öngörülmüştü. Yine 1959’da, Topkapı ziyareti sırasında çıkan arbede sonucunda İnönü apar topar olay yerinden ayrılmak durumunda kalmıştı. Bunların üstüne, DP sorunu kökten çözmek için 12 Nisan 1960’da bir bildiri yayınladı. Bu bildiride CHP’yi silahlı ayaklanma hazırlığı yaptıklarına dair suçluyordu ve bir tatbikat komisyonu kurarak CHP’yi kapatmayı amaçlıyordu. Bu önerge TBMM tarafından da kabul edilmişti. Bunun üzerine, İnönü o meşhur konuşmasını yaptı: “Bu demokratik rejim istikametinden ayrılıp baskı rejimi haline getirmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam… Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır.”
Bu konuşmasının yayınlanması engellenmeye çalışılsa da yayınlandıktan sonra DP daha da büyük önlemler almaya başladı. Siyasi yasaklar ve baskılar da bu nedenle iyice artmıştı.
En sonunda, aylarca süren uyarıların ardından 27 Mayıs 1960’ta darbe oldu. Adnan Menderes ve 13 kişi idam edilirken Celal Bayar da yaş haddinden dolayı hapis cezası almıştı.
Sonuç
Günümüzde, 1960 darbesi ve idam kararı hâlâ tartışılmaktadır. Demokrat Parti’nin kesin olarak sürdürdüğü bir baskı politikası ve o dönemde yaşanan ekonomik sorunlar vardı. Peki, bu süreç böyle mi işlemeliydi? Bu da hâlâ bir tartışma konusu. En nihayetinde, 1960’da Türkiye ilk darbesiyle karşı karşıya kalmıştı. Daha sonra, 1961 yılında, iki tane kısa yönetim düzenlemesinin ardından İsmet İnönü başbakan olurken Cemal Gürsel de cumhurbaşkanı olacaktı.
Kaynakça ve İleri Okuma
Akşin, Sina. “Kısa Türkiye Tarihi (26. Basım).” Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul (2019).
Nısbet, R. A. (2011). MÜLKİYET ve HAYAT (M. F. Serenli & K. Bülbül, çev.). Muhafazakar Düşünce Dergisi, 7(27), 79-92.
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2024, March 26). Adnan Menderes. Encyclopaedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Adnan-Menderes
The Editors of Encyclopaedia Britannica. (n.d.). Democrat Party. Encyclopaedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/Democrat-Party-political-party-Turkey
Tarihte Bugün – 18 Nisan. İnönü Vakfı. (n.d.). https://www.ismetinonu.org.tr/tarihte-bugun-18-nisan/
TBMM Tutanakları (18.4.1960). Türkiye Büyük Millet Meclisi. (n.d.). https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d11/c013/b058/tbmm110130580207.pdf
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!







