Barack Obama ve Donald Trump Dönemi ABD (2009-2021)


Serimizin önceki yazılarında George Washington ve Thomas Jefferson dönemi ABD’yi ele almıştık. Onlar Amerika’nın kurucu başkanlarıydı. Bu isimlerden yıllar sonra Abraham Lincoln gelerek ABD tarihinde önemli bir yeri olan İç Savaş’a öncülük ederek ABD’yi sonsuza kadar değiştirdi. Lincoln sonrası ABD, bir süre Avrupa’daki olaylara kendisini kapatarak Güney ve Kuzey Amerika’nın en büyük ülkesi oldu. Artık bu kıtadaki kararların önemli bir bölümünde son söz oydu. Zamanla olan hareketlenmeler eşliğinde ABD yeniden dünyaya açıldı. Bunun ardından Franklin D. Roosevelt ile 2. Dünya Savaşı’na giren ABD, bu savaşta inanılmaz bir güç elde ederek savaşı kazandı. Daha sonra Harry Truman ile beraber atom bombasını da içine alan yepyeni bir dönem başladı. Buna Kore Savaşı eşlik etti. Truman sonrası gelen Dwight D. Eisenhower ile beraber NATO etkili bir şekilde ilerlemeye başladı. Böylece ABD ve Sovyetler arası da iyice gerildi. Soğuk Savaş’ın hız kazandığı yıllarda gelen John F. Kennedy de bulunduğu döneme damgasını vurmuş ancak bir suikaste kurban gitmişti. Onun ardından gelen Johnson ve Richard Nixon ise tamamen kendilerini Vietnam Savaşı ve iç meselelerle karşı karşıya bulmuştu. Nixon bu konulardan doğan baskılarla görevinden ayrılmıştı. Nixon sonrası Ford, Carter, Reagan ve Bush Sr. gibi isimler tamamen Nixon’ın yarattığı imajı toparlamaya ve ekonomik sorunları dindirmeye çabalamıştı. Onlardan bir süre sonra göreve gelen Bill Clinton ise ekonomik başarıların yanında bazı skandallara da imza atmıştı. George W. Bush dönemi ise terörle mücadele ve ekonomik sorunlarla geçmişti. Bush sonrası gelecek iki isim ise bugün modern ve güncel tarih için kilit isimler olacaktı.
Barack Obama (2009-2017)
Bush dönemi, ardında bir ekonomik kriz ve Orta Doğu ile bozulan ilişkiler bırakmış, ABD içerisinde huzursuzluklar ve ayrışmalar oluşmaya başlamıştı. Demokratların adayı olan Barack Obama seçilmiş ve kalabalık gündemli bir koltuğa oturmuştu.
Obama, Amerikan tarihinin ilk siyahi başkanı olmuştu ancak işi kolay değildi. Göreve başlar başlamaz Bush’tan kalan en büyük sorunla yüzleşmişti: Ekonomi.
İlk olarak, 2008 ekonomik krizinin etkileriyle mücadele edildi. Obama yönetimi, Amerikan ekonomisini canlandırmak için çeşitli önlemler aldı. Özellikle de ekonomik teşvik paketleri ve otomobil endüstrisine yardımlarla ekonomik toparlanmaya çalışıldı. Obama’nın bu uğraşları sonuç vermişti. İlk döneminin sonuna yaklaşırken gözle görülür düzelmeler ve bunun halktaki olumlu yankıları görülüyordu.
Tabii, ABD gibi büyük bir ülkeyi yönetirken ekonomi ne kadar önemli bir gündem maddesi olursa olsun, tek madde olmamalıdır. Obama da bunun bilinciyle elini diğer taşların da altına sokmaya karar vermişti.

Örneğin, sağlık hizmetleri reformu büyük bir gündem maddesiydi. Obama’nın liderliğinde, 2010’da “Obamacare” olarak da bilinen federal sağlık hizmetleri reformu yasasıyla, Amerikalılara geniş kapsamlı sağlık sigortası sağlanması amaçlandı. Geçtiğimiz yazılardan hatırlayabileceğiniz Clinton’ın da benzer bir denemesi olmuştu ancak görünen o ki Obama’nın denemesi başarıya ulaşmış oldu.
Yine onun döneminde, LGBT+ hakları ve çevre koruma gibi iç politika konularında da ilerlemeler kaydedildi. Ayrıca, Obama’nın yönetimi, o döneme kadar birçok ülkenin tam olarak gündemine almadığı sürdürülebilirlik konusunu ve yenilenebilir enerjiyi de sağlamayı amaçlamıştı.
Obama Dönemi Dış Politika
Bush’un tek bıraktığı miras ekonomik sorunlar değildi: Irak ve Ortadoğu konularında da Obama’nın üstüne sert bir miras kalmıştı. Bu sorunlar düzeltilmeliydi. Böylece Obama’nın dış politikada da maceraları başladı. Obama’nın önemli adımları oldu: Afganistan ve Irak’taki askeri varlığı azaltma sözü verdi ve bu yönde adımlar attı. Ayrıca, Obama yönetimi, nükleer silahların kontrolü ve yayılmasının önlenmesi konusunda uluslararası topluluğa öncülük etti. 2015 yılında, İran ile nükleer anlaşma imzalandı, ancak bu anlaşma 2018’de ABD’nin tek taraflı olarak çekilmesiyle sona erdi. Tabii çekilen Obama değil, kendisinden sonra gelecek olan Trump olacaktı.

Obama, Demokratlar adına iyi bir başkanlık dönemi geçirmişti. Ekonomik kriz atlatılmış, ABD ile diğer ülkeler arasındaki gerginlikler azaltılmış ve çevre açısından büyük adımlar atılmıştı. Yine de Obama’nın başkanlık dönemindeki politikalar ve kararlar, derin siyasi bölünmelerle de karşılaştı. Özellikle, Kongre’deki Cumhuriyetçi muhalefet, birçok Obama yönetimi önerisine karşı çıkmış ve bazı önemli yasaların geçmesini engellemişti.
Sonuç olarak, Barack Obama’nın başkanlık dönemi, ABD halkının geneli açısından olumlu bir karşılık almıştı. Obama, demokrasinin gereği olarak 3. kez aday olmaktan kaçınarak koltuğu bıraktı. Onun ardından ise eski başkan Bill Clinton’ın eşi ve aynı zamanda eski Dışişleri Bakanı olan Hillary Clinton, demokratların adayı, onun rakibi olan iş insanı Donald Trump ise cumhuriyetçilerin adayı olarak seçime girmişti.
Donald Trump Dönemi (2017-2021)
Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olarak seçimlere katıldı. O dönemde iş adamı olarak tanınan Trump, kampanyasını Amerika’yı “yeniden büyük yapma” (Make America great again) söylemiyle sürdürdü. Trump, göçmenlik politikaları, ticaret anlaşmaları, vergi reformu ve ulusal güvenlik gibi konularda sert tutumlar sergiledi. Ayrıca, politik doğruluktan uzak açıklamaları ve sosyal medya kullanımıyla dikkat çekti.
Hillary Clinton ise Demokrat Parti’nin adayıydı. Clinton, eski bir first lady, senatör ve devlet sekreteri olarak geniş bir siyasi deneyime sahipti. Kampanyasını kadın hakları, sağlık hizmetleri reformu, ekonomik eşitsizlikle mücadele ve çevre koruma gibi konular üzerine odakladı. Clinton, politik geçmişi ve Washington’daki deneyimiyle öne çıktı, ancak aynı zamanda bazı seçmenler arasında da güvenilirlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.
Seçim kampanyası boyunca Trump ve Clinton arasında sert tartışmalar yaşandı. Trump, Clinton’ı “Washington elitleri” ve “kurumsal çıkarlar” olarak nitelendirerek onu sistemin bir parçası olmakla suçladı. Clinton ise Trump’ı cinsiyetçilik ve ırkçılıkla suçladı ve onun Amerikan değerlerine zarar vereceğini iddia etti.
En nihayetine 2016 seçimleri gelmişti. Seçim büyük bir sürprizle sonuçlandı ve Trump, Clinton’ı yenerek başkan seçildi. Ancak, Clinton ulusal oy sayısında Trump’tan daha fazla oy aldı. Peki Clinton daha fazla oy aldıysa Trump neden kazandı?
Electoral College Sistemi
Başkanlık seçimlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanı belirlemek için kullanılan sistem, “Electoral College” adı verilen bir sistemdir. Hadi bu sistemi biraz daha açalım!
Electoral college sistemi, her eyaletin seçmen sayısına dayanan oy kullanma sistemidir. Her eyaletin electoral college oyu sayısı, o eyaletin temsilcilerinin ve senatörlerinin toplam sayısına eşittir. Bu nedenle, her eyaletin electoral college oyları farklı olabilir.
Trump, seçimi kazanmak için bazı kilit eyaletlerde Clinton’dan daha fazla electoral college oyu almayı başardı. Örneğin, hangi adayın çoğunluk oylarını alacağı belli olmayan Michigan, Wisconsin ve Pennsylvania gibi kritik “swing” eyaletleri kazanarak seçimde önemli bir avantaj elde etti.
Sonuç olarak, Trump ulusal oy sayısında Clinton’dan daha az oy almasına rağmen, electoral college oylarında daha fazla sayıda eyaleti kazanarak başkan seçildi.
En nihayetinde genellikle kaybeden adaylar, kazanan adaylar karşısında Hillary Clinton gibi oy sayısında üstünlük elde edemediğinden o döneme kadar pek fazla görülmemiş olan bu seçim sonucu da yine ABD halkına adaleti sorgulatmıştı.
“Tamam, Trump kazandı. Peki, Trump neler yaptı?”
Trump Yönetimi
Trump yönetimi, iç politika alanında vergi reformu, federal yargı sistemine atanan konservatif yargıçlar ve göç politikası gibi konularda adımlar attı. Özellikle, vergi reformu yasası kabul edilerek şirketlerin vergi yükleri azaltıldı.
Trump genel olarak ayrımcı bir liderdi. Göçmenlere karşı sert politikalar izliyor, çok belirli kesimlerin şartlarını iyileştirirken bazı etnik grupları dışlıyordu. Özellikle bu dönemde Latin Amerikalılar ve Afro-Amerikalılar tarafından sıklıkla eleştiriliyordu. Trump’ın göç politikası o kadar sertleşti ki, Amerika-Meksika sınırına bir duvar inşa edeceğini bile belirtti.
Dış politika alanında Trump yönetimi, Amerika’nın uluslararası anlaşmalardan çekilme eğilimine girdi. Örneğin, Paris İklim Anlaşması’ndan çekilme ve İran Nükleer Anlaşması’nı iptal etme gibi adımlar atıldı. Ayrıca, Trump yönetimi Çin ile ticaret savaşına girdi ve Kuzey Kore ile nükleer silah programı konusunda gerilim yaşandı.
Öyle ki, pandemi döneminde Trump, pandemi için doğrudan ve açıkça Çin hükümetini suçlamış ve hakaret boyutuna gelebilecek ifadelerde bulunmuştu. O güne kadar Obama’nın 8 yıllık döneminde attığı yapıcı adımları bir bir yıkıyordu.

Büyük Bir İddia
Trump dönemi, bir skandala da imza atıyordu. Trump’a karşı Rusya’nın 2016 seçimlerine müdahalesi iddiaları, Trump’ın kendi politikalarını uygulamak için görevlendirdiği kişilerin istifaları ve kovulmaları, Charlottesville’deki ırkçılığı körükleyici açıklamaları ve Temsilciler Meclisi’nin soruşturması gibi olaylar büyük yankı uyandırdı. Kısacası, Trump döneminde yozlaşma ve ayrımcılık iddiaları büyük yer ediyordu.
Trump dönemi, Amerikan toplumu üzerinde derin siyasi bölünmeleri açığa çıkardı ve birçok kesim arasında güven krizine yol açtı. Ancak, Trump’ın destekçileri, onun Amerika’yı “bürokratik elitlere” karşı savunduğunu ve ekonomik başarılar elde ettiğini savunmaya devam ettiler.

Bu gruplara rağmen 2021 seçimlerinde Joe Biden, Trump’ı seçimlerde geçerek Amerika’nın yeni başkanı olmayı başarmıştı. Bu yenilgiye rağmen hala Trump’ın arkasında bulunan geniş gruplar olduğunu söylemek mümkün. Trump, tartışmalı bir başkanlık dönemi geçirmişti. Hala politika konusunda etkin görünmekte ve yeniden aday olacağı sinyallerini de sık sık vermektedir.
Kaynakça ve İleri Okuma
Britannica money. (2024, July 2). https://www.britannica.com/money/Patient-Protection-and-Affordable-Care-Act
Duignan, B. (2024, July 17). Donald Trump | Biography, education, business career, political career, impeachments, criminal indictments, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Donald-Trump
Mendell, D., & Wallenfeldt, J. (2024a, July 14). Barack Obama | Biography, Parents, Education, Presidency, Books, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Barack-Obama
Mendell, D., & Wallenfeldt, J. (2024b, July 14). Barack Obama | Biography, Parents, Education, Presidency, Books, & Facts. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/biography/Barack-Obama/Politics-and-ascent-to-the-presidency
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!











