Kültür/Sanat

Süskind’in Güvercin’i: Gündelik Yaşam Üzerine 

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Jonathan Noel in düzenini yıkan o güvercin
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

En dağınık olanımızın, en karmaşık yaşayanımızın bile uyduğu belli başlı rutinler vardır. Her gün olmasa bile bu rutinler tekrarlanır, modern hayatın beraberinde getirdiği karmaşa ve acelenin içinde bu rutinler hayatımızı kurtarır. Peki size her gün sokakta, pencere ve pervazlarda denk geldiğimiz tanıdık bir kuşun bu rutinleri ve belki de hayatınızı alt üst edebileceğini söyleseydim? 

“Bir gün içinde hayatını alt üst eden o güvercin geldiğinde…”

Dünyaca ünlü ‘Koku’ romanının yazarı Patrick Süskind’in uzun öykü kitabı olan “Güvercin” Jonathan Noel isimli bir adamın Paris’teki tek bir gününün anlatıyor. Öykü, okuyucuya Jonathan Noel’in kısa bir geçmişini sunarak başlıyor. Önce annesi sonra babası ortadan kaybolan Jonathan, kız kardeşi ile birlikte “şimdiye kadar hiç görmediği bir amca“nın yanına gönderiliyor. Birkaç yıl sebze tarlalarında çalıştıktan sonra savaşa gönderiliyor. Döndüğünde ise ailesinden geriye kalan tek kişi, kız kardeşi de Kanada’ya göçmüş, amcası öyle söylüyor. Amcası aynı zamanda acele edip evlenmesini de istiyor. Jonathan evleniyor, hem de bir oğlan çocuğu oluyor fakat karısı doğumun ertesinde bir sebzeciyle kaçıyor. Bütün bu olan bitenden sonra Jonathan Noel, gayet doğal olarak huzurun insanlardan uzakta olmakta yattığını düşünüyor, buna yürekten inanıyor ve her şeyini toplayıp Paris’e gidiyor. 

Guvercin 1

Bir apartmanın altıncı katında yaşıyor ve bir bankada güvenlikten sorumlu. Jonathan’ın Paris’teki yaşamı düzenli ve sıradan fakat güvenli. Aynı zamanda yaşadığı odaya olan düşkünlüğüne de fazlasıyla dikkat çekiliyor; odası onun için adeta bir sevgili gibi. Yine her şeyin olağan sıradanlık içerisinde ilerleyeceğine şüphe uyandırmayan bir sabah Jonathan işe gitmek için odasından çıkıyor. Fakat her şey buraya kadarmış, işte Jonathan’ı alt üst edecek yaratık tam karşısında duruyor; kapısının önünde oturan güvercin gözünü dikmiş Jonathan’a bakıyor.

“Bu göz, bu küçük, yusyuvarlak, kahverengi, ortası siyah tekerlek gibi korkunç bir görünümdü. Kafa tüylerinin üstünde, dikilmiş bir düğme gibi duruyordu, kirpiksiz, kaşsız, çırılçıplak, hiç utanma bilmeyen bir dışadönüklüğü, dehşet verici bir açıklığı olan bu göz; ama aynı zamanda çekingen bir sinsilik vardı gözde; gene aynı zamanda ne açık ne sinsi, yanlızca bir fotoğraf makinesinin, dışındaki bütün ışığı yutan, ama içiden tek bir ışın yansıtmayan objektifi gibi cansız bir görünüm alıyordu. Parlaklık, pırıltı yoktu bu gözde. Bakışsız bir gözdü. Ve Jonathan’a dikilmiş duruyordu.” (Süskind, 2016, Can Yay., syf. 16)

Guvercin 2

Ne kadar olduğunu kendisinin de kestiremediği bir süre boyunca güvercine bakan Jonathan çareyi odasına kaçmakta buluyor önce. Ve bu karşılaşmadan sonra, özenle bir araya getirdiği hayatı bütün dengesini yitiriyor. 

Yaşantı bir kez dağıldı mı, toparlanması zor oluyor.

Kitap boyunca Jonathan’ın rutinlerinin dağıldığını ve günlük hayat üzerindeki hakimiyetini kaybettiğini görüyoruz. Gün boyunca aklından çıkmayan güvercin, sürekli bir dehşet duygusuyla yaşamasına sebep oluyor. Günün geri kalanı boyunca da talihsizlikler Jonathan’ın peşini bırakmıyor. Talihsizlik dediğimize bakmayın, aslında hepsi her gün başımıza gelebilecek türden ufacık şeyler. Fakat Jonathan’ın kendisine kurduğu gündelik hayat ve rutinler aslında o kadar kırılgan yapıdalar ki ufacık bir tökezleme bile Jonathan’a sanki korkunç bir kaza yapmış gibi hissettiriyor. 

Keyif alarak okuduğumuz yer yer alaycı bir tonu olan, abartılarla dolu bu öykü, beklemediğimiz bir anda atmosfer değiştiriyor. Düzeni yerle bir olan kahramanımızın yorgunluk sebebiyle sınırlara sürüklendiğini görebiliyoruz. Bu kısımlarda Süskind fırtınalı havayı kullanarak Jonathan’ın katharsisini gerçekleştiriyor; fırtınanın toplanması ve yağmurun başlaması, Jonathan’ın içindeki düğüme bir çözüm sunuyor. Sabaha karşı kaldığı otel odasından çıkarak eski apartmanına geri dönüyor. Bu sefer içinde korku olmasına rağmen yine de devam ediyor; kapıcının demlediği kahvenin kokusuyla ise tamamen kendine geliyor. 

Yabancı bir figür sebebiyle alt üst olan hayatı, tanıdık bir his, tanıdık bir koku sayesinde kurtuluyor. Artık korkusu kalmamış bir şekilde odasını bulunduğu koridora adı attığında ise her yerin bomboş ve tertemiz olduğunu görüyor. 

Guvercin 3

Güvercin ne anlama geliyor?

Süskind, oldukça basit bir olay üzerinden hem gündelik yaşamın kırılganlığını hem de kişi ne kadar yalnızlık düşkünü olursa olsun insanların gerekliliğini vurgulayan bir eser ortaya koyuyor. Öykü boyunca Jonathan önce kendisiyle ardından etrafındaki dünyayla her türlü savaşı veriyor; bir anda yerle bir olan hayatını ve düzenini geri kazanma konusundaki umudu her sayfa giderek azalsa da sonunda rutinlerine kavuşuyor. 

“[…] hayatının otuz beşinci yılında kendini, dur demeye kalmadan, yaşamı için inceden inceye çizdiği planı temelinden sarsan ve onu deli eden ve aklının karıştıran ve akıl karışıklığıyla korkudan üzümlü çörek yediren bir krize yuvarlanmış görünüyordu. […] Bir anlık bir şeydi insanın yoksullaşıp düşmesi! Bir anlık bir şeydi kişinin öz varlığının görünüşte sağlam taşlarla örülü temeli!” (Süskind, 2016, Can Yay., syf. 47)

Kaynakça ve İleri Okumalar:

Kayğın, Ş. (2019, August 1). Patrick Süskind Güvercin: Anksiyete Bozukluğuna Bağlı Sıra Dışı Sıradanlıklar. Kesit Akademi Dergisi. https://dergipark.org.tr/tr/pub/kesitakademi/issue/59817/863691

Süskind, P. (2016). Güvercin (T. Turan, Trans.). Can.

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Dilem Gürel

Herkese merhaba, ben Dilem Gürel. Şu anda Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat bölümü öğrencisiyim. Kitap okumaktan çok hoşlanırım ama özellikle fantastik edebiyat ve bilim kurguya bayılırım. Büyüdüğümde yazar olmak istiyordum, artık yeteri kadar büyüdüğümü düşünüyorum. Okuduğum kitapları ve öğrendiğim bilgileri sizlerle Doğa Filozofu aracılığıyla paylaşmak için sabırsızlanıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu