Helyum: Uçan Balonların Yer Çekimini Yenmesini Sağlayan Güç


Üst düzey uzay ve tıp araştırmalarından çocuk partilerine kadar hayatımızın içinde olan bir element düşünün… Yer çekimini pek sevmeyen bu element, Dünya’dan hemen kaçmak istediği için yeryüzünde çok az bulunur. Tezat bir şekilde, evrende en çok bulunan ikinci element sıfatını da elinde tutar. Hadi, hep beraber periyodik tablodaki diğer arkadaşlarıyla pek anlaşamadığı için hep yalnız gezen bu gizemli elementi yakından tanıyalım: Helyum.
Helyumun Keşfi
Güneş tutulmaları her zaman bilim insanlarının ilgisini çekmiştir. İşte 1868 yılındaki tam güneş tutulması da yeni bir elementin keşfini sağlayacaktı. Tam güneş tutulmasının yaşandığı sırada birbirinden bağımsız iki gök bilimci, İngiliz Lockyer ve Fransız Janssen spektroskopik yöntemler kullanarak Güneş’ten gelen ışını analiz ettiler. Tam bu sırada hiç beklemedikleri bir durum gözlemlediler. Analiz ettikleri ışın demetine baktıklarında daha önce hiç görmedikleri bir spektrum gördüler. Bu noktada, iki bilim insanı da yeni bir element keşfettiklerini anladılar. Dünya’da daha önce bulunmamış olan bu elementin adına “Güneş” anlamına gelen “helios” yani helyum adı verildi.
Evrende En Çok Bulunan İkinci Element
Peki, helyum gerçekten de sadece uzayda mı vardı? Hayır. Helyumun keşfinden yaklaşık 27 yıl sonra İngiliz fizikçi ve kimyacı William Crookes yeryüzünde helyum elementini keşfetti. William Crookes hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz “Kendimi Kendimden Çıkarsam Sıfır Kalır Mı? Ruh Bilimi ve Spiritualizm“ yazımızı okuyabilirsiniz!
Helyum yeryüzünde çok az miktarda bulunuyor olsa da evrenin geneline baktığımızda en çok bulunan ikinci element ünvanını elinde tutar. Yıldızların çekirdeklerinde gerçekleşen füzyon tepkimeleri sonucunda hidrojen helyuma dönüşür. Bu yüzden helyum evrende en çok bulunan ikinci elementtir. Aynı zamanda hidrojenden sonraki en hafif elementtir. Havadan çok daha hafif olan helyum bu özelliği nedeniyle uçan parti balonlarında kullanılmaktadır.
Helyum Zararlı Mıdır?
Helyum, kimya dünyasında soygaz olarak geçer yani diğer maddelerle tepkime verme isteği yoktur. Yalnız başına yaşamayı öğrenmiş bir elementtir. Bu isteksizliğinden dolayı zehirsiz bir gaz olarak anılır. Ayrıca, yanıcı bir gaz da değildir. Yani helyum balonu, hidrojen balonunun tersine yanmaz ve alev almaz. Zaman zaman helyum balonunun da yandığına dair haberler okumuş olabilirsiniz ancak o durumun sebebi kötü niyetli helyum balonu üreticilerinin, balonu yalnızca helyumla değil bir miktar da hidrojenle doldurarak balonun fiyatını düşürmek istemeleridir. Bu durum kanunlarla yasaklanmış olsa da dikkatli olmakta fayda vardır. Helyumdan daha hafif tek element olan ve oldukça yanıcı hidrojen gazı hakkında trajik bir kaza vardır. Dilerseniz bu konu hakkında daha çok bilgi almak için “Zeplinlerin Kullanılmama Sebebi: Hindenburg Felaketi” yazımızı okuyabilirsiniz.
Eğlence Sektöründe Helyum: Ses İncelten Gaz
Helyumun popüler olmasını sağlayan diğer bir özelliği ise sesi inceltmesidir. Hepimiz “Beyaz Show” gibi birçok televizyon programında helyum çekilerek sesin inceldiğini görmüşüzdür. Bu durumun ardındaki bilim ise ses dalgalarımızın daha az yoğun bir ortamdan geçmesidir. Konuştuğumuz sırada titreyen ses tellerimizden yola çıkan ses dalgalarımız helyumun içinden geçer. Helyum da havadan daha az yoğun olduğu için ses dalgalarımız çok daha hızlı bir şekilde ilerler ve bu durum sesimizin incelmesine sebep olur.
Helyumun tam tersi etki gösteren gazlar da vardır. Örneğin SF6 gazı havadan çok daha yoğundur. Bu sebeple içimize çektiğimiz zaman sesimiz daha kalın ve robotik bir şekilde çıkar. Bu konu hakkında detaylı bilgi alabilmek için “Sesi Kalınlaştıran Gaz: Kükürt Hekzaflorür“ yazımızı okuyabilirsiniz.
Sadece Eğlence Amaçlı mı?
Helyumun tek kullanım amacı eğlence sektörü değildir. Kimya laboratuvarlarında aktif olmayan (inert) bir ortam yaratmak için kullanılabilir. Bir diğer kullanım alanı ise dalgıç tüpleridir. Dalgıç tüplerinin tamamının oksijenden oluştuğunu düşünüyor olabilirsiniz ancak gerçekler böyle değildir. Dalgıç tüplerinin neredeyse %80’i helyumdan (veya azottan) oluşurken yalnızca %20’si oksijenden oluşur. Yüksek oranda oksijen, derinlere dalındığında toksik özellik gösterir ve dalgıcı zehirleyebilir. Bu yüzden helyum veya benzer bir gazla desteklenir. Ayrıca, sıvı helyum dünyadaki en soğuk sıvılardan olduğu için tıptan uzay araştırmalarına kadar birçok farklı alanda oldukça sık kullanılır.
Kötü Haber: İleride Helyum Balonlarını Göremeyebiliriz!
Helyum havadan daha hafif olduğu için yer çekimini yenerek uzay boşluğuna yolculuk edebilir. Ayrıca, diğer maddelerle de tepkime vermediği için helyumu başka bir şeye dönüştürerek depolama imkânı da pek mümkün değildir. Şu anda kullandığımız helyumun önemli bir kısmı doğal gaz yataklarından çeşitli kimyasal ayırma yöntemleriyle elde edilir. Helyum, doğal radyoaktif bozunma süreciyle uranyum ve toryum gibi elementlerin yer altında derinliklerde parçalanması sonucunda oluşur. Bu oluşum süreci genellikle yüzyıllar ve hatta binlerce yıl sürebilir. Oluşan helyum, yer altındaki doğal gaz ceplerine sızarak orada hapsolur. Bu süreç doğal olarak gerçekleşir ve bahsettiğimiz gibi çok uzun yıllar alır. Bu yüzden oldukça sınırlı ve yenilenemez bir kaynaktır helyum. Özellikle yeni kaynaklar bulamadığımız bir senaryoda, helyumun fiyatının giderek artacağını ve belki de günün birinde biteceğini de düşünmemiz gerekir.
Kaynakça ve İleri Okuma
Allarakha, S., MD. (2021, March 5). Where do we get helium gas from? MedicineNet. https://www.medicinenet.com/where_do_we_get_helium_gas_from/article.htm
McKie, R. (2017, December 2). Helium stocks run low – and party balloons are to blame. The Guardian. https://www.theguardian.com/science/2012/mar/18/helium-party-balloons-squandered
Vlasov, L. N., & Trifonov, D. N. (1977). 107 Stories About Chemistry. Mir Publishers.
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!








