Felsefe

Sefalet Felsefesi: Asetizm ve Çilecilik

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Zevkleri Reddetmek Bizi Özgürleştirir mi
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Hepimiz dünyaya mutlu olmaya geliriz, öyle değil mi? Buradaki deneyimimizi en iyi hale getirmek isteriz. Daha zengin, daha güzel veya yakışıklı, daha bilgili ve daha çok sevilen kişiler olmayı hedefleriz. İşte iki ideoloji vardır ki bizleri bu güzel hayattan biraz daha kopmaya ve zevklerden uzak durmaya iter: Asetizm ve Çilecilik.

Her Şeyi Yak: Asetizm

Önce bu ideolojilerden ilki olan Asetizm’e (Asceticism) göz atalım. Bu anlayışa göre, dünyevi zevklere eğildiğimiz sürece ruhsal ve ahlaki derinlik kazanamayız. Hayır! Onlara göre bu yol dünyevi zevklerden kaçınarak mümkün olacaktır. Aslında bunun karşılığı kısmen Budizm veya Hinduizm gibi inanışlarda yatar. Mesela Budizm, en azından ilk çıktığı sıralarda dünyevi zevklerden tamamen uzaklaşmayı temel alırken şimdilerde daha çok ölçülülük değeri üstüne yoğunlaşmıştır.

Asetizm Wat Umong Chiang Mai Thailand scaled
Wat Umong, Chiang Mai, Tayland

Bu dönüşümün sebebi, tam anlamıyla asetizmi yaşamanın yolunun son derece zor ve ağır şartlar gerektirmesidir. Güzel yemekler yemek, iyi giyinmek, aşk, cinsellik, aile bağları vb. keyif verebilecek her şeyi dışarıda tutmak gerekecektir. Haliyle bu durum müthiş bir yalnızlık ve depresif bir hal getirebilecektir. Yine de, asetistlere göre bu yol manevi derinlik için şarttır.

Hristiyanlığın özellikle ilk dönemlerinde Hristiyan keşişler ve “ermişler” bu yolu benimsemişlerdi. Hatta bazı mezheplerde din adamları da kısmen bu yolu uygulamışlardı. Hatta rahip ve rahibelerin bazı mezheplerde cinsellikten uzak durma zorunluluğu olmasının arkasında da bu bakış açısı vardır. Elbette bu düzen çok uzun sürmemişti ama antik çağlardan itibaren pek çok dönemde veya dinde asetizm kendisini belirli süreler göstermişti. Yine İslam dünyasında da sufiler bu ideolojinin, bilgileri dahilinde olmadan, bir parçası olmuşlardı. Onlar da mal mülk edinmek gibi dünyevi zevklere arkalarını dönmüşlerdi.

Hristiyanlik ve Sufi Muslumanlar Asetizm
Solda Hıristiyan manastırcılığının babası ve asetist olan Aziz Büyük Anthony, sağda 1860’larda Bengal’de yaşayan bir asetist sufi bir Müslüman

Felsefi anlamda Schopenhauer bu ideolojiye yakın bir çizgide ilerlemişti. İnsan bu yolla zararlı olan “ego” durumundan arınacak ve manevi huzuru bulacaktı. Tabii, onun seçimi tam olarak asetizm değildi. Birazdan bahsedeceğimiz çilecilik ile asetizm arasında kendisine yer bulan bir anlayışı vardı. Bu bağlamda asetizme en yakın felsefi düşünce yine Antik Yunandaki stoacılardı diyebiliriz. Stoacılar, tutkuları dizginlemeyi ve doğaya uygun bir yaşam sürerek ruhsal dinginlik bulmayı öneriyordu. Onlar da ancak böylece derinlik kazanacağımıza inanmışlardı.

Peki tamam da diyelim ki biz asetizme gönül vereceğiz. Neler yapmalıyız? 

Asetizm Asetist Olmak

En basit örnekleriyle en azından fiziksel olarak az yemek ve oruç tutmak gibi bir yaşam şekliyle kendimizi yemekten uzaklaştırmak. Maddi olarak lüks mal ve mülklerden uzak durma gibi bir yaklaşım benimsemek. Tabii, bu noktada asetistlere sosyalist demek doğru olmayacaktır çünkü asetistlerin toplumsal eşitlik gibi bir derdi yoktu. Tüm bu süreç bireysel bir çabanın ürünüydü. Bunun bile bir ötesi kendini toplumdan soyutlayarak yalnız bir yaşam sürme aşamasıydı. Neredeyse berduşluk sayılabilecek bir düzen sayılabilirdi. Asetistliği tamamlayan son aşama ise cinselliği bir kenara atmaktı. Bağımlı olunabilecek bir zevki tutmak olabilecek en kötü şey olurdu. İşte böylece yorucu sayılabilecek bir düşünceyi tamamladık ancak bitmedi! Şimdi sırada daha bile zoru var!

Çilecilik

İş çileciliğe geldiğinde bu sefer asetizmden farklı olarak zorluk kovalama hali vardır. Asetizm, bireyin kendisini zevklerden mahrum bırakmasıydı. Çilecilik ise bunun üstüne bir de acıları ve  zorlukları kovalamaktan geçer. Asetizm ve Çilecilik aynı hedefi taşır. İki ideoloji de ruhsal arınmayı ve manevi derinlik kazanmayı hedefler. Sadece bunun için gerekli gördükleri yöntemler farklıdır. 

Cilecilik 1

Çilecilik, asetizmin aşırıya kaçmış halidir diyebiliriz. Zaten iki yolu denemiş gruplar da hemen hemen aynıdır. Mesela, az önce bahsettiğimiz Hristiyan din insanları, çileciliği de denemişlerdir.Örneğin, bazı azizler kendilerini kırbaçlıyorlar, günlerce aç susuz bir odaya kapatıyorlar ve sütunların üzerinde dengede bile zor durdukları dar alanlara kendilerini alıyorlardı. Onlara göre, bu şekilde Tanrı ile daha yakın bir ilişki kurabiliyorlardı. 

Şimdi düşündüğümüz zaman Çilecilik her ne kadar çok uzak görünse de bazı sporlardaki dayanıklılık antrenmanları veya hala devam eden bazı budist etkinlikler bu hali devam ettirmektedir. Günler süren oruçlar, uykudan mahrum kalma, kırbaçlanma, aileden tamamen ayrılmak, aşırı zor koşullar içeren coğrafyalarda ekipmansız yaşama gibi pek çok eylemi içinde barındıran çilecilik elbette Nietzsche gibi filozofların ağır eleştirdiği bir ideoloji olmuştu.

Mahrum Kalmanın Dayanılmaz Hafifliği

Aslında, bu kadar aşırı görünen asetizm ve çileciliğin bazı aktiviteleri bizim de bildiğimiz alanlarda kullanılıyor. Örneğin, cinsellik bağımlıları yoksun kalarak kendilerini tedavi eder. Yine sosyal medya bağımlılığı, yeme bozuklukları vb. pek çok bağımlılık veya bozukluk aslında bu yoksun kalma yöntemiyle tedavi edilebilir görünüyor. Elbette, asetizm ve çileciğin tam olarak benimsenmesi aslında hayatın içinde zevk aldığımız veya yaptığımız hemen her şeyden uzaklaşmamız demek olacaktır. Para kazanmak için veya prestij için yaptığınız, çoğu zaman zorlana zorlana gittiğiniz işiniz bile olmayacaktır. Arkasında bir tatmin veya zevk taşıyan her şeyden uzaklaşılacak, böylece birey kendi zevklerinin kölesi olmayacaktır.

Asetizm ve Cilecilik Gundelik Hayatta Nasil Kullanilir

Pek çok kişiye göre bu aşırıya kaçan iki ideolojiden başka bir şey değildir, ancak bu yolun takipçileri için bireyin özgürleşmesinin yegâne yolu da bu anlayışları benimsemek olacaktır. Peki siz ne dersiniz? Cevap her ne olursa olsun Doğa Filozofu’nu bırakmayın! Sizi özgürleştirecek asıl şey bilgi olacaktır ve doğru bilgiye ulaşın diye uğraşmaya devam edeceğiz!

Kaynakça ve İleri Okuma

Asceticism and Ritual Self-Practices – Stockholm University. (n.d.). https://www.su.se/english/research/research-subjects/history-of-religions/asceticism-and-ritual-self-practices

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (n.d.). Asceticism and religion | Britannica. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/summary/asceticism

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2024, November 11). Asceticism | Self-Discipline, renunciation & Spiritual growth. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/asceticism

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu