Tarih

Osmanlı’da Duraklama Dönemi (1579-1699)

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Zaferlerle gizlenen büyük Osmanlı çöküşü
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

Serimizin bundan önceki üç yazısında, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunu, erken yükseliş dönemini ve altın çağını ve ele almıştık. Kuruluştan itibaren gelen başarının arkasında Osmanlı İmparatorluğu’nun sistematik yapısı ve askeri başarısı vardı. Bugün hepimizin bildiği gibi bu başarı sonsuza kadar sürmedi ve özellikle 18. yüzyılın başından itibaren Osmanlı bir gerileme dönemine girdi. Ondan öncesinde yükseliş ile gerileme arasında kalan bir duraklama dönemi bulunuyordu. İşte bu yazıda yaklaşık 100 sene sürecek olan bu periyota sizlerle göz atacağız.

Arka Plan

Daha önceki yazıdan hatırlayacağınız üzere Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünden sonra gelen II. Selim, ataları gibi bir hükümdar değildi. Seferlere katılmıyor, devlet yönetiminde etkili politikalar geliştirmiyordu. Onun döneminde bunları yürüten Sokullu Mehmet Paşa’ydı.

Sokullu, II. Selim döneminin tamamı ve III. Murad döneminin ilk yıllarında devleti çekip çeviren, önemli işlere imza atan bir devlet adamıydı. Hatta eğer II. Selim ve III. Murad dönemlerini yükseliş dönemine dahil edebiliyorsak bunun sebebi Sokullu olacaktır ancak o da sonsuza kadar yaşamayacaktı. 1579’da Sokullu öldükten sonra o ana kadar etkili rol oynamayan III. Murad artık o kadar vasıflı kişilerce yönlendirilmiyordu. Birçok kaynak bu nedenle Sokullu’nun ölümüyle beraber yani 1579’da Osmanlı’nın Duraklama Dönemi’nin başladığını söyler.

Osmanli Duraklama Donemi

Duraklama Dönemi, aslında hala başarıların elde edildiği bir dönemdir. Hatta Osmanlı İmparatorluğu, en büyük sınırlarına da bu dönemde ulaşacaktır ancak hem ekonomik hem de askeri açıdan yozlaşmalar ve gerilemeler bu dönemde ufak ufak başlayacaktır.

Aynı dönemlerde Osmanlı yavaşlarken, Avrupa devletleri de güç kazanıyordu. Avrupa’da, özellikle 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Rönesans ve Reform hareketleriyle bilim, teknoloji ve askeri alanlarda büyük ilerlemeler kaydediliyordu. Osmanlı, bu gelişmelere ayak uydurmakta zorlanmış, ekonomisi ve askeri sistemi giderek daha geride kalmaya başlamıştı. Daha öncesinde Osmanlı’ya has olan top teknolojileri ve gemicilik bilgisi, Rönesans ile beraber artık Avrupa devletlerinin de eline geçmişti. Bu nedenle Osmanlı kademeli olarak askeri üstünlüğünü kaybedecekti. Elbette sorunlar bu kadarla kalmayacaktı ancak isterseniz önce Osmanlı’nın bu dönemdeki başarılarına odaklanalım. Ne yazık ki sonraki yazılarda Osmanlı’nın bu yazıdaki başarılarını arar hale geldiğini birlikte göreceğiz.

Duraklama Döneminin Savaşları

Her ne kadar az önce başarılardan bahsetsek de savaşlar başlığı altında yer yer başarısızlıklar da göreceğiz. Yine de önce pozitif olaylarla başlayabiliriz.

Osmanlı, 1596 yılında Avusturya ile karşı karşıya gelecekti. O dönemde Osmanlı ile en yakın rekabete giren ülke olan Avusturya, müttefiklerini toplayarak Osmanlı’nın batıdaki ilerleyişine son verip balkanlarda asıl güç haline gelmek istiyordu. İki ülke Haçova Meydan Muharabesi’nde karşı karşıya geldi. Osmanlı, bu savaşta kazanmasını bildi. Bu zafer, Osmanlı’nın Avrupa’daki askeri varlığını bir süre daha korumasına yardımcı oldu ve Avusturya’ya karşı üstünlük sağladı. Haçova Muharebesi, Osmanlı’nın Batı karşısındaki son büyük meydan savaşlarından biri olarak kabul edilir. Daha sonra Osmanlı’nın meydanda savaşacak bir gücü ne yazık ki kalmayacaktır. 

Osmanlı bu dönemde Avusturya karşısında aldığı galibiyetten sonra Doğu’da da nesillerdir süren Safevi rekabetine devam etti. 1603-1618 yılları arasında karşı karşıya gelen Osmanlı ve Safevi Devleti’nin(bugünkü İran) güçleri arasında büyük bir çatışma çıkmıştı. O dönemde bu savaşı Safeviler alarak Bağdat’ı ele geçirmişti. Bundan 20 sene sonra IV. Murad’ın Bağdat Seferi ile Bağdat’ın geri alması ve 1639’da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile beraber, Osmanlı’nın doğu sınırlarını güvence altına aldı. Safevi Devleti’ni de uzak tutabilmek adına önemli bir zaferdir bu. Daha sonrasında antlaşma ile Osmanlı ile Safevi Devleti arasında bugünkü Türkiye-İran sınırları büyük ölçüde çizilmiş oldu.

Donemin Savaslari

Hem Avrupa hem de Asya’da başarılar elde ettikten sonra Osmanlı, bu sefer de gözünü Kuzey’e dikti ve Rusya’ya karşı gücünü göstermek, Karadeniz’de hakimiyet kurmak istemişti. Bunun için lokasyon Azak Kalesi olacaktı. Azak Kalesi, stratejik olarak büyük önem taşıyan bir liman şehriydi ve Osmanlı ile Rusya arasında çatışmalara neden oluyordu. 1642’de Osmanlı Azak Kalesi’ni fethetti ve Karadeniz’deki hâkimiyetini genişletti. Bu zafer, Osmanlı’nın kuzey sınırlarını güvence altına alma çabasının önemli bir parçasıdır.

Karadeniz, Batı ve Doğu’da başarılar elde edildikten sonra Osmanlı; bu sefer de gözünü denizlere çevirdi ve Akdeniz için önemli bir lokasyonda bulunan Girit’in fethini kafaya koydu. Ada Venedik tarafından kontrol ediliyordu. Normalde eski Osmanlı için kısa sürmesi beklenecek bu fetih, 24 senelik bir zamana yayıldı. 1645’te başlayan bu hareket 1669’da son buldu. Bu süreçte Osmanlı kazanmayı başarsa da Avrupa’nın gözünde eski Osmanlı’nın olmadığı görünür hale gelmişti. İmaj zedelenmesinin yanında Osmanlı için bu savaşın ekonomik yükü de sorun niteliğindeydi elbette.

Osmanli donanmasi ve Girit

En azından önemli galibiyetler anlamında dönem bu kadardır. Yine de bu zaferlerle beraber gelecek olan sorunlar ve mağlubiyetler vardı. Bakalım neler yaşandı…

Celali İsyanları

Duraklama dönemi başlamadan önce 1500’lü yılların ortalarında Osmanlı Devleti’nde ekonomik krizler baş göstermişti. Coğrafi keşiflerle beraber Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu ticaret yollarına alternatifler çıkmıştı. Bu nedenle Osmanlı’nın lokasyonu ticaret için eskisi kadar kritik bir önem taşımamaya başlamıştı. Yine bu dönemlerde fetihler yavaşlamıştı. Yani devletin cebine giren para ve hazine de azalmış oldu. O zaman Osmanlı nasıl kazanacaktı? Tarım olabilir, öyle değil mi? 

İşte bunun için yaklaşık 200 senedir yürüyen bir Tımar Sistemi vardı. Bu sistemde tımarlı sipahiler adı verilen ordu, aynı zamanda toprağı işletiyordu. Yani bu sistemde sipahiler, sorumluluğunu aldığı araziyi işlemesi için köylülere vergi karşılığında verirdi. Oradan elde edilecek gelirin büyük bir çoğunluğunu alır, köylüye de hakkını verirdi. Ancak köylü, araziyi 3 yıllığına kiraladıysa, 3 yıldan önce araziyi bırakamaz, bıraktığı takdirde sipahiye tazminat ödemek zorunda kalırdı.

Timar Sistemi

Bu sistem sayesinde Osmanlı Devleti, süvariye dayalı sipahi gücünü ve merkezi otoritenin taşradaki hükmünü; askeri, iktisadi ve idari açıdan sentezlemeyi başarmıştır. Tarımsal üretime dayalı bu sistemde, işlenen toprak hem köylüye hem sipahiye hem de yöneticilere fayda sağlamaktaydı. Aynı zamanda merkezi yönetime bağlılığı artırmaktaydı. Burada yöneticilik yapan sipahiler, savaş zamanında kısa sürede atlı askere ve alt rütbeli bir subaya dönüşebilmekteydi. Bu sistem sayesinde, devlet tarım arazilerinden vergi toplamak için uğraşmamış, bunu yerel yönetici ve sipahilere devredip toplanan vergilerin doğrudan asker yetiştirmek üzere kullanılmasını sağlamıştır. Öte yandan tarım üretimini de garanti altına almıştır. Bu gayet güzel işlemiş bir sistemdir ancak 16. yüzyılın ikinci yarısında artık bozulmaya yüz tutmuştur. Tımarlı sipahilerin ve köylülerin gelir açısından zorlanması nedeniyle özellikle köylüler geçinememeye başlamış ve şehirlere göç etmişti. Bu durum, tarımı ve ekonomiyi daha da kötü etkilemişti. Bunun sonucunda göç eden köylüler şehirde de iş bulamayarak artık eşkıyalığa başlamış oldu.

Bu hareket ilk başta 1519 yılında başlamış ve belli aralıklarda hafiflese de devam etmiştir. Özellikle Duraklama döneminde isyanlar otoritenin zayıflamasıyla arşa çıkarak devlete bir sorun yaratmaya başlamıştı. En nihayetinde 1. Ahmet döneminde isyanlar oldukça kanlı bir şekilde durdurulmuştu. İsyanlar durmasına rağmen artık devletin otoritesinde zayıflama meydana gelmiş ve var olan sistemler bozulmuştu. 

Celali Isyanlari

II. Viyana Kuşatması

Osmanlı İmparatorluğu, duraklama içinde olduğunu elbette kabullenmek istemiyordu. Gençliğindeki gibi hareket edebileceğine inanmıştı. Tam da bu nedenle olacaktır ki Kanuni döneminde denenmiş ancak başarılamamış bir fikri yeniden benimsemişti: Viyana Kuşatması…

Osmanlı Devleti, 1683 yılında, kendi tarihinde ikinci kez Viyana’yı kuşattı. İlk kuşatma beklenenden uzun sürse ve başarısız olunsa bile büyük sorunlar olmayan bir süreçti. Ne yazık ki ikinci kuşatma için durum bu değildi. Osmanlı’nın Viyana’yı ikinci kez kuşatması büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmış ve Batı Avrupa’daki ilerleyişi durmuştur. Bu yenilgi, Osmanlı’nın gerileme dönemine girişinin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilir çünkü bu kuşatma için ayrılan erzak, asker ve harcanan paralar tamamen boşa gitmişti. Avusturya, kuşatma boyunca zorlanmadan Osmanlı Devleti’ni mağlup etti ve o andan itibaren saldırma sırası Avusturya’ya geçmişti. 

II. Viyana Kusatmasi

Gerilemenin Başlangıcı: Karlofça Antlaşması

Osmanlı ordusu, Avusturya’nın kalbine kadar gidip büyük kayıplar verince, haliyle savunma güçleri azalmıştı. Avusturya, bunu fırsat bilerek Papalık ile beraber bir “Kutsal İttifak” kurmuştu. Bu şekilde Avusturya, Lehistan ve Venedik’ten oluşan bir ittifak gücü, Osmanlı’ya karşı saldırıya geçti. 1686’da bu ittifaka Rusya da katıldı.

Osmanlı bu süreçte tam anlamıyla mağlup olmuştu. Tüm bu devletler Osmanlı’yı darma duman etmiş, Osmanlı bu dönem ve öncesinde kazandığı pek çok yeri kaybetmişti. Belki Avusturya baskısı devam edebilir ve Osmanlı çok daha büyük zarar görebilirdi ancak Avusturya da kendi toprakları çevresinde oluşabilecek bir savaş potansiyeli gördüğü için hareketi daha fazla uzatmadan Osmanlı ile masaya oturmak istedi.

Osmanlı’nın canına minnet tabii ancak sonuçlar için de bu kadar sevinmeyeceği barizdir. 1699’da imzalanan Karlofça Antlaşmasıyla beraber  Osmanlı İmparatorluğu, Avusturya’ya önemli topraklar kaybetti. Eflak, Boğdan, Macaristan’ın büyük bir bölümü, Sırbistan’ın kuzeyi ve Erdel (Transilvanya), Osmanlı’dan Avusturya’ya geçti. Osmanlı İmparatorluğu, topraklarının batı ve kuzeydoğu sınırlarında önemli kayıplar yaşadı.

Aynı zamanda Venedik, Girit adasını Osmanlı’dan alarak kazanç elde etti.

Gerilemenin Baslangici Karlofca Antlasmasi

Elbette bu iki kayıp bu anlaşmanın sadece bir kısmıydı. Toprak kayıpları ise kaybın sadece görünen yüzüydü. Bu ağır mağlubiyet sonrası Osmanlı Devleti kesin bir şekilde gerileme dönemine girdi ve parsel parsel toprak kaybetme dönemi artık başlamış oldu. Gerileme Dönemi ve Dağılma Dönemi yazılarımızda da göreceğiniz tablo artık kayıplarla dolu olacaktı.

Tufan Özdemir tarafından yazılan bu yazımızın içerik doğrulamasını Melisa Şalk, yazım ve dil denetimini Sima Türküner, tasarımını ise Dilara Özcan titizlikle tamamlamış olup son kontrolleri Mete Esencan tarafından yapılmıştır.

Kaynakça ve İleri Okuma

Cebecioğlu, A., & Cebecioğlu, A. (2023, July 12). The Period of Stagnation of Ottoman Empire | islam and ihsan. Islam and Ihsan. https://www.islamandihsan.com/the-period-of-stagnation-of-ottoman-empire.html#:~:text=The%20period%20beginning%20with%20the,important%20internal%20and%20external%20problems.

Tarih ve Türkler. (2022, March 13). 56 – OSMANLI TARİHİ – 2. VİYANA KUŞATMASI |4.MEHMED| [Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=LHaFEKOHfCg

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (1998a, July 20). Holy Alliance | Austria, Prussia, Russia. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/topic/Holy-Alliance

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (1998b, July 20). Jelālī revolts | Ottoman Empire, Anatolia, Peasants. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Jelali-Revolts

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (1998c, July 20). Treaty of Carlowitz | Ottoman Empire, Habsburgs, Peace Treaty. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Treaty-of-Carlowitz

The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2024, August 17). Siege of Vienna | History, importance, combatants, & Significance. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/event/Siege-of-Vienna-1683

Wikipedia contributors. (2024, October 6). Battle of Vienna – Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Battle_of_Vienna

Yapp, M. E., & Shaw, S. J. (2024, October 5). Ottoman Empire | Facts, History, & Map. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/place/Ottoman-Empire

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Tufan Özdemir

Herkese merhaba! Ben Tufan Özdemir. ODTÜ Felsefe bölümü mezunuyum. Çocukluğumdan bu yana felsefe, tarih ve psikoloji alanlarına ilgi duyarım. Doğa Filozofu bünyesinde bu ilgimi sizlerle paylaşmaktan çok keyif alıyorum! Doğa Filozofu bünyesinde Danışman Yazar ve İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak zevkle görev alıyorum!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu