Dilbilim

Dilin Evrimi: İşaretlerden Gramere

🎧 Bu konuyu sohbet eşliğinde öğren · Konuşmak uğruna ödediğimiz hayati bedeller
0:00 / 0:00
Yapay zeka ile seslendirildi.

“Biyolojideki hiçbir şey evrimin ışığı altında olmadan anlam kazanmaz.” 

Theodosius Dobzhansky

İletişim, tüm türlerin hayatta kalması ve gelişmesi için çok önemli bir unsurdur. Dil sadece bir iletişim aracı değil, insanların dünyayı algılamasını ve anlamasını etkileyen bilişsel bir sistemdir. Tüm hayvanlar bilgi paylaşmak ve toplamak için çeşitli araçlar kullanırken, insanlar kelimeleri anlamlı sonuçlar yaratacak şekilde düzenleme yeteneği olan söz dizimini kullanan açık ara en karmaşık sisteme sahiptir. Bu karmaşık yetenek, insanların geçirdiği bir dizi fizyolojik ve bilişsel evrim sürecinin sonucudur. Dil ve biliş arasındaki karşılıklı ilişki, insan evrimi sürecinde kilit bir rol oynamıştır. Dil, insanların iletişim yeteneklerini geliştirmelerinde ve topluluk içinde hayatta kalmalarında büyük rol oynamıştır. Toplumlar arası bilgi alışverişini mümkün kılmış, bu sayede insan türünün gelişmesine olanak sağlamıştır. Tabii ki dil gelişimi, evrimin diğer alanlarından bağımsız değildir. Hatta bilişsel, sosyal, kültürel ve morfolojik evrim ve dil evrimi süreci arasında yumurta-tavuk ilişkisi vardır denebilir. 

Dilin Evrimi Insan Beyninin Islevi

İnsan Dilinin Eşsizliği

Dilbilim ya da evrimsel dilbilim alanında belki de en sık sorulan soru “Neden sadece biz?” sorusudur. İnsanların hayvanlar âlemindeki en karmaşık beyne sahip olduğu ve bu karmaşıklığın dille doğrudan ilişkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. İnsanların bilişsel yetenekleri arttıkça dil becerileri de gelişmiştir. 

Dilin Evrimi Beynin Iliskisi

Bilişsel evrim ve bunun dil üzerindeki etkileri arasındaki ilişkiye dair “nasıl” ve “neden” sorularını yanıtlamaya çalışan ilk araştırmacılardan biri “Modern Dilbilimin Babası” olarak da bilinen Noam Chomsky’dir. Chomsky, tüm insanların doğuştan sahip olduğu bir Evrensel Gramer fikrini ortaya atmıştır. Evrensel gramer fikri tüm insanların, tüm insan dillerinin dil bilimsel özelliklerini anlamak için doğuştan gelen bir kapasiteyi paylaştığını öne sürmektedir. Bu doğuştan gelen yetenek, insanları dil öğrenmeye yatkın hâle getirmektedir. Chomsky’e göre, beyinde insanların maruz kaldıkları dili sezgisel olarak anlamalarını sağlayan bir Dil Edinim Aygıtı” dahi bulunmaktadır. Chomsky’nin teorilerinin bir kısmı çürütülmüş olsa da fikirleri dil ediniminin kökenini anlamak ve daha derinlere inmek için harika bir temel sağlamıştır. 

İnsanların Dile Hazırlanma Süreci 

Kendini dile hazırlamak için insanın hem beyni hem bedeni çeşitli değişikliklerden geçmiştir. İnsan beyni, karmaşık işlevlerle ilgilenen yapıların gelişmesine olanak tanıyacak şekilde genişlemiştir. Bu gelişmeler, insanların daha karmaşık düşünceleri ifade etmesine ve soyut fikirleri kavramsallaştırmasına olanak sağlamıştır. 

Anatomik Hazırlık

Evrimsel süreçte vücudumuzda şu anda konuştuğumuz dili konuşabilmemizi sağlayan birçok değişim olmuştur. Bu değişimler bizi atalarımızdan ayıran en büyük farklardandır. 

Bunlara örnek olarak boynun alt kısımlarında yer alan gırtlağın aşağı inmesi verilebilir. Gırtlağın alçalması sayesinde insanlar, çok çeşitli sesler üretebilir hâle gelmiştir. 

Dilin Evrimi Iletisim Organlari

İkinci örnek ise kafatası tabanının bükülmesindeki değişikliklerdir. Kafatası tabanının bükülmesi, seslerin düzgün bir şekilde telaffuzunu sağlayan yutağın öne doğru konumlanmasına katkıda bulunmuştur. Bu durum dilin konumunu da etkilemiştir. Dilin yutağa inişi, şekli ve konumu karmaşık konuşma seslerinin üretilmesini sağlamıştır. 

Üçüncü olarak beyin-kemik arayüzünde meydana gelen değişiklikler vardır. İnsan beyni genişledikçe kafatasının yapısı ve şekli de etkilenmiştir. Kabaca, dil üretiminden sorumlu olan Broca alanının (beynin sol ön bölgesinde yer alan kısım) bulunduğu frontal lobların genişlemesi, nöral dokunun düzgün çalışması ve yayılması için yeterli yer sağlamak üzere frontal kemiğin şeklini etkilemiştir. (Lieberman, 2007)

Dilin Evrimi Broca Alani

Tüm bu değişiklikler insanlar için faydalı olsa da yan etkilerini de beraberinde getirmiştir. Gırtlağın alçalması gibi bazı anatomik değişiklikler hava yolunun daralmasına neden olarak boğulma riski yaratırken, karmaşık konuşma üretimini de mümkün kılmıştır. Boğulma riskinin artmasına ek olarak, gırtlağın konumunun değişmesi aynı anda nefes almayı ve yutkunmayı daha zor hâle getirmiştir. (Pinker, 1994) Bu durum, insanlar için konuşarak iletişim kurmanın önemini kanıtlayan bir delil olarak öne sürülebilir.

Kültürel Evrim

Evrim sürecinde sadece bilişsel ya da anatomik gelişmeler değil, aynı zamanda kültürel gelişmeler de meydana gelmiş ve dilin bugünkü hâlini almasında etkili olmuştur. Gelişen iş birliği yetenekleri, insanların topluluklara uyum sağlamasına ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmuştur. Dilin iş birliğine dayalı bir araç olarak ortaya çıkması; insanların bilgilerini paylaşmalarına ve gruplarındaki diğer üyelere taşımalarına, dolayısıyla kuşaklar arası bir bilgi aktarımı yaratmalarına yardımcı olmuştur. (Deacon 2003) 

Dilin Evrimi Dilin Kullanimi

Dilin Kökenleri 

Dil evriminin incelenmesi, takip edilecek ampirik veri olmadığı için oldukça zordur. Dilbilim; biyoloji, arkeoloji gibi çeşitli disiplinlere yayılmıştır. Evrimsel dilbilimi çalışmak ne kadar zor olsa da iki önemli noktanın doğru olduğu kabul edilir. Birincisi dilin evrimin bir ürünü olduğu, ikincisi ise insana özgü olduğudur. “Dil ne zaman ortaya çıktı?” sorusu gizemini korurken son bulgular, Neandertaller ve Denisovalılar gibi diğer hominid (insansı) türlerinin de dile sahip olduğunu göstermektedir. (Cuskley, t.y.) Tarih öncesi dilin varlığını kanıtlamak zor olsa da anatomik olarak modern insanların 60 bin yıl önce dile sahip olması muhtemeldir. (Dediu & Levinson, 2018) 

Dil evrimine ilişkin teoriler genellikle insanlar ve insan olmayan hayvanlar arasındaki karşılaştırmalı kanıtlara odaklanır ve insan dilinin kökenini anlamak söz konusu olduğunda, araştırmacılar genellikle bebeklerin ilk dillerini edinme süreçlerini gözlemlerler.

Bebeklerde Dilin Gelisimi

İlk dil edinimi sürecinde çocuklar, konuşmaya başlamadan önce işaret ve jestlere başvururlar. Jestler erken iletişimde temel bir rol oynar ve konuşma dilinin gelişiminde öncü görevi görür. Bebekler ve şempanzelerde jest kullanımını karşılaştıran bir çalışmada, bebeklerin jestleri ilgi alanlarını paylaşmanın bir yolu olarak kullandıkları, şempanzelerin ise jestleri yalnızca başkalarını manipüle etmek amacıyla kullandıkları bulunmuştur. (Tomasello & Carpenter, 2007) 

Dünyadaki tüm hayvanlar birbirleriyle iletişim kurmak için kendilerine has farklı sistemlere sahiptir, bu nedenle iletişimin hayatta kalmadaki kritik rolünü kabul etmek önemlidir. Ancak insanlar, iletişim için böylesine benzersiz ve karmaşık bir sisteme sahip olan tek türdür. Karmaşık fikirler oluşturma, söz dizimi kullanma ve soyut fikirleri kavramsallaştırma yeteneğimiz başka hiçbir türle eşleşmemektedir. Şu anda bize oldukça doğal ve zahmetsiz gelse de insan türü her zaman konuşma üretme kapasitesine sahip değildi. Böylesine eşsiz bir şekilde konuşma becerisi kazanma yolculuğu boyunca insanlar, bazı yeteneklerinden feragat etmek zorunda kaldılar. Bununla birlikte, yol boyunca çok sayıda bilişsel ve davranışsal beceri de kazandılar.

Kaynakça ve İleri Okuma

Ahmet Bican Ercilasun – Dilin Doğuşu ve Evrimi: Basamak Teorisi https://doi.org/10.54316/dilarastirmalari.995814

Hauser, M. D., Chomsky, N., & Fitch, W. T. (2010). The faculty of language: what is it, who has it, and how did it evolve? In Cambridge University Press eBooks (pp. 14–42). https://doi.org/10.1017/cbo9780511817755.002 

Kerimoğlu, C. (2021). Chomsky’nin problemi: dilin evrimi. Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi, 6(2), 598-614. https://doi.org/10.32321/cutad.954455

Tomasello, M., & Carpenter, M. (2006). Shared intentionality. Developmental Science, 10(1), 121–125. https://doi.org/10.1111/j.1467-7687.2007.00573.x

Bize Destek Olmak İster Misiniz?

  • Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.

Bağış Yapmak İstiyorum!

Doğa Ünelli

Herkese merhaba, ben Zeynep Doğa Ünelli. Boğaziçi Üniversitesinde İngilizce Öğretmenliği bölümünde 3.sınıf öğrencisiyim. Özellikle psikoloji, mitoloji ve dilbilim alanlarına ilgiliyim. Her zaman yeni şeyler öğrenmeyi ve öğrendiklerimi çevremdeki insanlara anlatmayı seven birisi olmuşumdur. Bana ilgi alanlarım hakkında konuşabilme fırsatını verdiği için de Doğa Filozofu ekibinde bulunmaktan çok mutluyum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu