

Tek Başına Çevreye En Çok Zararı Veren Bilim İnsanı: Thomas Midgley Jr.
Benzin almaya gittiğinizde eminim ki sizin de ilginizi çeken bir yazım şekli vardır: Kurşunsuz Benzin. Şu anda satılan benzinlerin tamamı kurşunsuzdur. Fakat, doğrudan benzin demek yerine kurşunsuz ibaresi vurgulanır. Çünkü kurşunlu benzinin korkutucu bir hikayesi vardır.
Öncelikle baştan belirtmekte fayda var: bu yazı yargılayıcı dilde yazılmış bir yazı değildir ve çevreye en çok zararı veren sıfatı çevre tarihçisi J. R. McNeill’e aittir. Bu konu, kurşunsuz benzin hikayesindeki aydınlık ve karanlık tarafları gözler önüne sereceğimiz iki yazıdan oluşan bir seri olacaktır. Bu yazıda ise şeytani kısmı ele alacağız!
Kurşunlu veya Kurşunsuz Benzin
Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan, belki de en büyük gelişme otomobillerdi. Otomobiller olağanüstü bir hızla yaygınlaşıyordu ve inanılmaz bir gelir kaynağı haline geliyordu. Bu ilgi yakıt endüstrisini doğurdu ve benzin istasyonları kurulmaya başlandı. Ardından çeşitli katkı maddeleri de eklenerek yakıtın daha verimli ve ucuz elde edilmesi amaçlandı. Kurşun da işte tam bu yüzden eklendi. Üretilen ilk benzinler ve şu anda kullandığımız benzinler kurşunsuzdur. Yani, birileri onun içine kurşun eklemeden önce benzin, yine kurşunsuz haldeydi. Ta ki 1921 yılındaki bir keşfe kadar.
Yakıt, motor silindirinde darbeli yanışa ya da diğer adıyla, ‘vuruntuya’ sebep oluyordu. Bu da araca zarar veren bir durumdu. O dönemde çözülmesi en önemli problemlerden biri buydu. Midgley, 1921 yılında, mevcut yakıtın içerisine bir madde eklediğinde bu sorunun çözüldüğünü keşfetti. O madde ise tetraetil kurşundu. Kurşunun zehirli bir element olduğu o zamanlar da biliniyordu. Bu yüzden, kurşunlu bu ürünün adını “Ethyl” veya “TEL” olarak piyasaya sürdüler.
Kurşunlu Benzin Tek Çare Miydi?
Hayır. Tetraetil kurşun yerine kullanılabilecek, zararsız birkaç alternatif vardı. Benzin-etanol karışımı da neredeyse aynı seviyede “vuruntuyu” engelleme özelliğine sahipti. Fakat, bu karışım şirketler tarafından tercih edilmiyordu. Çünkü etanolü alıp benzinle karıştırmak çok basit yani herkesin kolayca yapabileceği bir işti. Kar etmek çok zordu çünkü etanolün patentini almak mümkün değildi. Ama, TEL’in patentini alarak kar etmek, şirket için mükemmel bir fikir olarak değerlendirildi. Öyle de yaptılar.
Üç Kuruş İçin Çevreye Kurşun Sıkmak!
Kurşun, ağır bir metaldir ve oldukça zehirlidir. Bu, 1920’li yıllarda da bilinen bir gerçekti ama yine de Midgley, tetraetil kurşunun zararsız olduğunu ileri sürüyordu.
Thomas Midgley Jr, mucit bir aileden geliyordu. Babası, Thomas Midgley Sr, otomobil lastikleri üzerine başarılı bir çalışma yapmıştı. Büyükbabası James Emerson ise “dişli testere”yi icat etmişti. Midgley’den de beklenti büyük olsa gerek, bu yeni ürünü savunmaktan vazgeçmiyordu.
Ekim 1924’te kuşkucu gazeteciler tarafından soru yağmuruna tutulan Midgley, hazırladığı tetraetil kurşun karışımına elini daldırdı. Bir süre elini bu maddenin içinde gezdiren Midgley, herhangi bir riskin olmadığını insanlara kanıtlamaya çalışıyordu. Yine de sözlerini bitirirken, riske girmemek için bu hareketi her gün yapmayacağını da ekledi. Sözlerindeki kuşkunun belli bir sebebi vardı.

Türkçesi: KURŞUN İÇERİR – Sadece Motor Yakıtı Kullanımı İçin –
Yine aynı yıl, New Jersey’deki Standart Petrol Rafinerisi’nde TEL’e maruz kalan beş işçi öldükten sonra kurşunlu benzine karşı ciddi bir tepki oluştu. 1926’da, bir halk sağlığı hizmeti raporu ise, işçiler kurallara uyup korundukları sürece “kurşunlu benzin satışını yasaklamak için hiçbir neden olmadığı” sonucuna varmıştır.
Midgley, kurşunun bu zararlarının farkındaydı aslında. 1923 yılında, yani verdiği röportajdan bir yıl önce, Florida’ya “temiz hava alıp kurşunun etkilerinden kurtulmak için” iyileşmeye gitmişti.
Kurşun Neden Zararlı? Göz Göre Göre Zehirlemek
Yapılan araştırmalar kurşunlu benzin kullanan araç sahiplerinin kanlarında eser miktarda kurşun olduğunu göstermiştir. Hatta garajların tozlu köşelerinde bile kurşun izlerine rastlanmıştır. Bu zararlar o dönemde de bilinmesine rağmen, bazı bilim insanları, düşük miktarda kurşunun zararlı olmayacağını savunmaktalardı. Fakat, kurşun bir ağır metaldir. Ağır metaller vücudumuzda birikir ve zaman içerisinde tehlikeli boyutlara ulaşabilir. O yüzden eser miktarda maruz kalmak bile zararlıdır. O dönemde yayımlanan bir sağlık raporu, bu durumu kabul ediyor ve kandaki kurşun seviyesinin zamanla artabileceğini belirtiyordu. Ama şöyle devam ediyordu:
“Elbette, bu başka bir neslin sorunu olacaktır.”
Kurşunlu benzin en çok da yeni nesil için yani çocuklar için tehlike oluşturuyordu. Henüz olgunlaşmamış oldukları için sistematik ve nörolojik birçok soruna yol açabiliyordu.
Araştırmalara göre, çocuk yaşta maruz kalınan kurşun; düşük IQ seviyesi, hiperaktivite, davranış sorunları ve öğrenme güçlükleri gibi birçok ciddi hasara sebep olabiliyordu. Bunun yanında, kurşuna maruz kalan çocukların, şiddet ve suç işleme eğilimlerinin daha fazla olduğunu gösteren birçok araştırma vardır. Ayrıca, kurşun ağır bir metal olduğu için çevreye verdiği zarar uzun yıllar devam etmektedir. Bu yüzden, kurşun zehirlenmesi, başka bir nesle bırakılmayacak kadar büyük bir sorun!
Midgley’in Çevreye Diğer Zararı: CFC Gazı
1920’lerin sonlarında, klima ve soğutma sistemlerinde, soğutucu olarak amonyak (NH3), klorometan (CH3Cl), propan ve kükürt dioksit (SO2) gibi bileşikler kullanılmaktaydı. Bunlar etkiliydi fakat zehirli, yanıcı veya patlayıcıydı. Bu soğutucu akışkanlara toksik olmayan, yanıcı olmayan bir alternatif arayan General Motors, böyle bir bileşik geliştirmek için Midgley ve Albert Leon Henne’den oluşan bir ekip kurdu.
Ekip kısa süre sonra, son derece uçucu (bir soğutucu için gerekli olan) ve ayrıca kimyasal olarak inert olduğu bilinen alkil halojenleri kullanmaya karar verdi. Karbon-flor bağının stabilitesinin, hidrojen florür veya diğer potansiyel parçalanma ürünlerinin salınımını önlemek için yeterli olacağına inanarak, bu tür bileşiklerin toksik olacağı varsayımını reddettiler. Ekip sonunda, “Freon” adını verdikleri ilk kloroflorokarbon (CFC) olan diklorodiflorometanı sentezledi.
Freon ve diğer CFC’ler kısa sürede diğer soğutucuların yerini aldı. Bu gazlar günümüzde, çevre için oldukça zararlı olduğu, ozon tabakasını deldiği sebebiyle kullanılmamaktadır.

Midgley’nin mirası, kurşunlu benzin ve Freon’un olumsuz çevresel etkisi zamanla anlaşılmaya başlamıştır. Çevre tarihçisi J. R. McNeill, Midgley’nin “atmosfer üzerinde Dünya tarihindeki diğer herhangi bir organizmadan daha fazla etkiye sahip olduğu” görüşündeydi. Kendi icat ettiği kurşunlu benzinin kullanılması, tüm dünyada atmosfere büyük miktarlarda kurşun salmıştır. Yüksek atmosferik kurşun seviyeleri, nörolojik bozukluklar da dahil olmak üzere çocukluktan itibaren ciddi uzun vadeli sağlık sorunlarıyla ve şehirlerde artan şiddet ve suçluluk seviyeleriyle bağlantılıdır.
Time dergisi, “En Kötü 50 Buluş” listesine hem kurşunlu benzini hem de CFC’leri dahil etmiştir.
Bu maddelerin çevreye zarar verdiğini kanıtlamak için verilen savaş 1970’li yılların ortalarına kadar sürmüştür. Kurşunun zararları için var gücüyle, aydınlık tarafta çalışan bir bilim insanı tarih sahnesine çıkar: Dünyayı Kurtaran Bilim İnsanı Clair Cameron Patterson. Başka bir yazımızda da bu savaşın aydınlık tarafını inceleyeceğiz!
Kaynakça ve İleri Okuma
Eschner, K. (2016, December 9). Leaded Gas Was a Known Poison the Day It Was Invented. Smithsonian.com.
https://www.smithsonianmag.com/smart-news/leaded-gas-poison-invented-180961368/.
Kitman, J. L. (2015, June 29). The Secret History of Lead. The Nation. https://www.thenation.com/article/archive/secret-history-lead/.
Wikimedia Foundation. (2021, July 19). Thomas Midgley Jr. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Thomas_Midgley_Jr.#cite_note-Kovarik-9.
Kaynak gösterilmeyen görseller, Canva Pro aracılığıyla telif hakkı ödenerek kullanılmaktadır.
Bize Destek Olmak İster Misiniz?
- Dilerseniz Patreon hesabımız üzerinden bize aylık veya tek seferlik bağış yaparak destekte bulunabilirsiniz.
- Daha detaylı bilgi almak için “Bize Destek Olabilirsiniz!” sayfamızı inceleyebilirsiniz!







